Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899
E-Dergi
Serap.Bahar Tarafından Yapılan Yorumlar
Karenina'dan sonra hap gibi bir lokmada yutacağım bir kitaba ihtiyacım vardı. Mösyö İbrahim ve Moiz'in hikayesi işte tam bu noktada bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine okuma serüvenime konuk oldu. İşyerinden çıktım, servise bindim okumaya başladım. Eve geldiğimde kitap bitmiş, gözlerim dolmuştu bile... Kitapta aynı sokakta yaşayan birisi Sufi birisi Yahudi, biri hayatının sonunda biri henüz başında olan iki erkeğin yol arkadaşlığının hikayesi vardı. Şeker Portakalı tadında ama daha kısa bir kitaptı. Bir Fransız'ın gözünden Sufizmi okumak keyifliydi hepsinden öte. Hikaye bir kısmında yol hikayesi olarak aktı, nefisti mesela. Uzun uzun anlatılmayı değil tek nefeste okunmayı hak eden bir kitaptı özetle. Sakın ıskalamayın.
Kitabı benim gibi gözü korktuğundan okumayanlar varsa kısa bir özet geçiyorum; iki tane aşkı merkez konu olarak almış kitap. İlki Anna ile Vronsky, diğeri Kiti ile Lenin. Anna evli bir kadınken Vronsky'e aşık oluyor ve evliliğini dağıtıyor, Kiti ve Lenin ise başta ayrılıp sonradan yolları yeniden kesişiyor. Ama kitap kesinlikle bir romantik komedi değil. Tam aksine geçtiği 19. yüzyıl sonu 20. yüzyıl başı dönemi fona alarak hem toplumu anlatıyor hem de Tolstoy'un fikir dünyasının pencerelerini açıyor. Hatta Lenin'in bir nevi toprak ağası olması üzerinden kapitalizme ve feodalizme de yer yer göz kırpıyor. Kitaba belki de haddim olmayarak getireceğim eleştiri ise Anna'ya biçilen rol. Bu tarz olaylarda genellikle kadın suçlu bulunur ve toplumdan dışlanır ya, Tolstoy da o yolu seçiyor yazık ki. Aslında seçeceği yolu "öç benimdir, karşılığını ben vereceğim" cümlesiyle kitaba başlayarak işaret etmiş ama kitabı bitirmeden ben anlayamamıştım elbette.
Dünyada yaşayan ilk insanlardan itibaren çatışma kavramı var olmuş ve çatışmayı çözmek için çeşitli yollar geliştirilmeye çalışılmıştır. İşte Nezir Hoca'nın kitabı dünyayı ilgilendiren çeşitli konulardaki çatışmaları işliyor. Dört bölüm ve bir sonuçtan oluşan kitapta akademisyenler tarafından yazılan 22 makale var. Bu 22 makaleden en dikkat çekici olanıysa, bence, Kosova ile ilgili Metin Aksoy, Armand Polisi ve Mehmet Büyükçiçek'in ortaklaşa çalışması olan Kosova: Kimin Barışı? isimli makaleydi. Balkanlarla ilgili okuduğum her çalışma beni etkiliyor, bu da onlardan biri oldu. Kitabın dördüncü bölümünde Türkiye'deki 3 temel çatışma işlenmiş. Buradaki makaleler de alanda çalışma yapanlar için kaynak olabilecek seviyede.
Benim yorumum bu şekilde ve beni bağlar. Teşekkür ediyorum ilginizden ötürü.
Uluslararası ilişkiler maceramın sonuna yaklaşırken öğretmenlerimden biri olan Şaban Hoca'nın son kitabını okuma fırsatı buldum. Geçen hafta Ankara'ya giderken trende bana yol arkadaşlığı eden kitap, dün itibariyle bitti. Kitapta 20 tane makale var uluslararası örgütlerle ilgili. Önce uluslararası örgüt kavramının bir açıklaması yapılıyor; tanımlar, tarihsel ilerleme, uluslararası örgütlerin önemi gibi kavramsal bir çerçeve çiziliyor. Sonra da uluslararası örgütlerden hocanın belirlediği 19 tanesini çeşitli akademisyenler tarafından yazılmış hallerini görüyoruz. Uluslararası ilişkiler alanında eğitim almayı düşünüyorsanız illa ki uluslararası örgütleri ders olarak alacaksınız. Bu sebeple kitabı öneriyorum. Çünkü tam bir başucu kitabı olmuş uluslararası ilişkiler alanında. Ödev yazarken sıklıkla hem bilgilere hem kaynaklara hem de o kaynakların nasıl kullanıldığına ilişkin akademik yazım kurallarına bakarak epey kullandığımı itiraf etmeliyim.