Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

Serap.Bahar Tarafından Yapılan Yorumlar

01.03.2021

Kitapta çok fazla eski Türkçe kelime var. Bazı sayfalarda yarıya bölük şekilde aşağıya dipnot verilmiş. Kafayı kaldır sayfayı oku, aşağıya kelime anlamına bak, git gel yaparken konsantrasyonum epey dağıldı. Kendi psikolojimin bu dönem çok dağınık olmasından mıdır nedir kitabın kurgusu çok dağınık geldi bana. Bir de metafizik dünyaya da göz kırptığı bölümler vardı ki aklımın almadığı şeylerden çok hoşlanmıyorum, bunlar eleştirilerim kendimce. Gelelim kitabın neden başyapıt gibi anıldığına. Psikolojik romanlar derdi olan işler. Hedefi, seni, beni, okuyan kişiyi rahatsız edip psikolojisini bi dürtmek. Kitaba dönüp bakınca gördüm ki, evet, beni epey dürttü ve rahatsız etti. Kardeşlik ilişkileri, kadın-erkek arasındaki ilişkiler, inanç dünyasının kadir olduğu güç salladı beni okurken. Zor bir kitap, edinmeyi düşünürseniz, önce bunu bilin.
23.02.2021

Kitap benim için bir parça hayal kırıklığı oldu, son söyleyeceğimi yine baştan söyleyeyim. Fakat bu benim beklentilerimle ilgili de olabilir. Zira ben "kelimelerin serüveni" alt başlıklı bir kitaptan şöyle bölümler beklerdim; "müteşebbis kelimesi, teşebbüsten türemiştir ve teşebbüs eden anlamındadır." Kitabı alırken bu tarz serüvenler okumayı hayal ediyordum (ruh hastası olduğumu düşünüyorsunuz değil mi?). Herkesin merak ettiği bir şeyler vardır ben de kelimelerin oluşumunu merak etmişimdir kendimi bildim bileli. Ne nereden türemiş, nasıl oluşmuş, hangi kelime kiminle akrabaymış vs... Kitabı görünce de Allah kalbimi biliyor ya, "yarabbim dedim benim gibi bir ruh hastası daha varmış" yanılmışım, hala yok. Alp Paksoy, okumak istediğim şeye yakın bir şey çıkarmış, evet. Fakat kelimelerin yabancı dillerden yahut en eski Türkçeden gelişiyle biraz daha teferruatlandırınca, bende film koptu. Kitap biraz dağılmış gibiydi bu yüzden.
20.02.2021

Kitap erkeklere yönelik, kabul. Fakat ben kadın olarak da çok mutlu oldum okurken. Güldüm, eğlendim. Arada böyle kitaplarla kendime mola vermem keyifli oluyor. E bunu Stinson ile yaparken de ekstra keyif alıyorum. Tüm kitabı okumam birkaç saatimi almıştır en fazla ki işin mola kısmı da buradan geliyor. Hap gibi, okuyoruz, gülüyoruz, bir sonraki kitap için kafamız temizleniyor. Kitapta guru kanka Barney, diğer kankalarına "hayat dersleri" veriyor. Kanka Spor Salonunda, Kanka Sinemada gibi bölüm başlıklarının akabinde her sayfaya bir hayat dersi yerleştirilmiş ki, gülmekten okuyamadığım yerler oldu. İlk iki kitap olan BroCode ve PlayBook'tan biraz geride kalmış olsa da zevkliydi, amacına hizmet etti.
18.02.2021

Bu adam benim meraklanan tarafımı değil de böyle daha vahşi duygularımı tetikliyor tuhaf şekilde. Ben Grange okurken polisiyeden ziyade gerilim türüne yakın duruyorum. Merak duyuyor muyum, pek değil. Geriliyor muyum, dibine kadar! Kitap birkaç kıtada geçen bir suç hikayesini anlatıyor en spoilersız ve özet haliyle. Bak kitabın adında geçiyor diye yazıyorum, mevzunun leyleklere bağlanış şekli müthiş bir ince zeka örneği, okurken vaaaaayy dedim. Saygı duydum. Son 50 sayfayı falan bitmesin diye sağa sola bakarak okudum. Ki son sayfalarda artık mevzu çözülüyor, her şey ortaya çıkıyor, yani sebep merak değil. Hikayedeki çarpıcılık, verdiği o gerilimden kopamıyorsunuz kolayca. Benim içimde vahşeti seven bir canlı varmış, bunu Grange okurken fark ediyorum.
10.02.2021

Kitap hikayelerden oluşmuyor bu kez. Uzun bir hikaye yahut kısa bir roman diyebiliriz türü için. Bir diğer fark ise genelde Ege sahil kasabalarında geçen olay örgüsü bu kez Ankara ve İstanbul ekseninde geçiyor. Bu iki açıdan, en azından benim okuduğum Sait Faik kitaplarından farklı bir yerde Kayıp Aranıyor. Dönemin köy/mahalle kültürünü, yetiştirme farklılıkları sebebiyle yaşanan çatışmaları, mahalle baskısı kavramını tatlı tatlı dürterek eleştiriyor yazar. Kitaba başladığım gün bitirdim. Çok uzun değil, e hikaye de tanıdık olunca akıp gidiyor zaten.