Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

Serap.Bahar Tarafından Yapılan Yorumlar

27.10.2020

Zeze, artık kendi ailesinin yanından zengin bir ailenin yanına evlatlık verilmiş, ortaokula giden ve ilk gençliğini yaşayan bir çocuktur. Artık ailesinin ve şeker portakalı fidanının yanında olmamasına rağmen o kendinden ödün vermemiş, tam aksine serseriliklere ve küçük yaramazlıklara devam etmiştir. Şimdi şeker portakalı fidanı yerine göğsüne giren bir kurbağa ile bir filmde izleyip hayran olduğu, babası olmasını istediği oyuncuyu düş arkadaşı yapmıştır. Kitapların ortak yanında kalbe dokunan özellik sanıyorum Zeze'nin aslında yalnız bir çocuk olması. Kendi ailesi ve birkaç kardeşi varken de yalnız bir çocuk, okula gidip sınıf arkadaşlarının arasında da yalnız... İlk kitaptaki kadar duygusal olmasa da bu kitap da kalbime dokundu benim.
24.10.2020

Cuma sabahı işe giderken serviste başladığım Şeker Portakalı, cuma akşamı 22.00 sularında bitti. Gözlerim dolu dolu, içim ezilerek okudum. Herkesin dünyaya ilişkin bir hayali vardır ya; kimisi barış ister, kimisi açlığın bitmesini, kimisi daha bireysel düşünür... Benim dünyaya dair en ütopik hayalim çocukların yoksulluk görmeden büyümeleri oldu hep. Diğerleri sonra geldi. Kitapta Zeze'nin ve kardeşlerinin parasızlık yüzünden yaşadıkları veya yaşayamadıklarına içim ezildi. Evde yaşadığı mutsuzluk Manuel'in yanına gidince yaşadığı huzur ve kitabın o karanlık bitişi... Bu kadar kalbime dokunmuş olmasına hala inanamıyorum. Şu an yazarken bile aynı duygusallık basıyor ve gözlerim çok net görmüyor dolduğu için :) Çocukların hiçbir yokluğu bilmediği bir dünya dileyerek yazıyı bağlıyorum. Şeker Portakalı bir çocuk kitabı değil, çocuklar dahil her yaşta okunabilecek ve okunması gereken bir kitap. Lütfen okuyun ve evlatlarınızla bu okumayı paylaşın.
22.10.2020

Kitabın arka kapağında sıralanmış kelimeler var. Ne diyor bu adam diyorsunuz kitabı elinize alınca. Fakat sonradan kitaptaki hikayeleri okudukça kelimelerin hikayelerdeki başlıca konulardan yada kadınların isimlerinden oluştuğunu görüyorsunuz. Bu detay bana çok tatlı geldi ve bununla başlamak istedim. Kitapta 15+1 hikaye var. +1'den kastım sondaki Esenler Otogarı hikayesi. Bu hikaye adeta kitaptaki birbirinden bağımsız 15 hikaye için bir son, bir bağlantı noktası olmuş. Kitaptaki tüm kadınlar Esenler Otogarı'nda birbirlerinin yanından geçiyorlar, tanışıyorlar, bilet alıyorlar özetle bir şekilde etkileşime girerek kitaba güzel bir son oluşturuyorlar. Mungan gerçekten kadın ruhunu okuyup kalbini görebilen bir yazar. Tespitleri son derece doğru. Benim gönlüme en çok dokunan hikaye "Burası Ankara İl Radyosu, Şimdi..." başlıklı hikayeydi. En özel kadın ise bu hikayede vefat ettiği anlatılan kadındı. Kendime en yakın hissettiğim, beni en çok duygulandıran oydu.
04.10.2020

içinde 17 adet hikaye ile birlikte bir de Behçet Necatigil'in Sait Faik için yazdığı şiir var. Hikayelerin içinde en çok "İlk Okuyucu Mektubu" isimli hikaye beni etkiledi. "Hikaye Peşinde" isimli hikayesi ise bence Sait Faik'in gündelik hayatını en net yansıtan öyküsüydü benim okuduklarım arasında. Genelde çevresinde gördüklerini öyküleyen yazarımız, "Hikaye Peşinde"de kendi öyküsünü yazmış demek yanlış olmaz diye düşünüyorum. Hikaye sever misiniz bilmiyorum, fakat Türk bir okuyucu iseniz, Sait Faik'i ıskalamamanızı, tam aksine hayatınıza entegre etmenizi öneririm. Bir noktadan sonra fonda martı sesleri, dalga sesleri falan geliyor çünkü hikayeleri okurken. Hiç ayrılmıyor denizin kenardından, üzerinden, içinden...
30.09.2020

Seride sırasıyla Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana, Karıncanın Su İçtiği, Tanyeri Horozları ve son olarak da Çıplak Ada Çıplak Deniz kitapları mevcut. Kitaplar, cumhuriyetin ilk yıllarındaki mübadele döneminde Ege'de bir adaya taşınan insanların hikayelerini anlatıyor. Ütopik bir dünya, herkes iyi insan, herkes bilge adeta, düşmanlık yok herkes dost. Keşke tüm dünya böyle olsa diye düşünmeden edemiyorsunuz okurken. Kitaptaki tasvirlerse ütopik dünyadan birden masal dünyasına götürüyor. Pişen yemekler, edilen sohbetler, çiçek kokuları, denizin dalgaları... Yalnızca okumuyor yaşatıyor adeta. İlk 3 kitaptaki karakterlerin birçoğunun hikayesi tatlıya bağlandı, büyük aşklar evlilikle sonuçlandı ve masal dünyası masallığını bir kez daha gösterdi. Biliyorsunuz, böyle mutlu sonlar sadece masallarda olur zira.