Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

Serap.Bahar Tarafından Yapılan Yorumlar

23.09.2020

İlkgençlik'te genç Nikolay'ın annesinin ölümüyle başlayıp üniversiteye eğitiminin başına kadar olan dönemi anlatıyor. Üç eserin de yazarın 21. yaşında yazıldığını düşününce dilin yalınlığı ve kitapta geçenlerin masumiyeti tam 10-20 yaş arasındaki o on senenin naifliğinin vücut bulmuş hali gibi adeta. Elbette bunda çevirmen Ayşe Hacıhasanoğlu'nun da büyük payı olduğunu söylemem gerekiyor. Yabancı dilde kitap okuyacak kadar o dile hakim değilseniz naçizane tavsiyem iyi bir yayın evinden dolayısıyla iyi bir çevirmenden okumanız. Böylece o ağır denilen klasiklerin aslında ne kadar hayata dair basit konulardan bahsettiğini göreceksiniz. Bu kitabın bir diğer özelliği de Tolstoy'un "dürüst insan" tabirinin hayatında ilk filizlenmeye başladığı döneme ışık tutmasıydı bence. Annenin ölümünün ardından büyükannesinin de ölmesiyle hayatındaki "anne" figürünün olmayışının etkilerini görüyoruz yer yer.
19.09.2020

Baş karakterimiz Ka'nın ikilemlerinde, İpek'in gönlünün hercailiğinde, Kadife'nin tutkusunda, Necip'in inancında anlatılan hikayenin gerçekliğini sorguladım hep. Bana sanki 28 Şubat dönemini anlatılıyor gibi geldi bölümler arasında ilerlerken. Genç kızların intiharları, türbanların çıkarılmaması yüzünden okuldan uzaklaşmaları, eski askerlerin kar yüzünden ulaşılmadığı Kars'ta darbe yapma çabaları falan hep çocuk kafamla hatırladığım o döneme göz kırpıyordu sanki. Kitabın sonunda Orhan Pamuk tarafından yazılmış son söz bölümü var. Bu bölümde yazar kitabın "siyasi bir roman" değil tam aksine bir "aşk romanı" olduğunu söylüyor. Kitabın herkese düşündürdüğü şey farklı olabilir elbette, bana da 28 Şubat dönemini düşündürdü. Tam da bu gerçeklik hissiyatı yüzünden Orhan Pamuk bu ülkenin yetiştirdiği ve benim okuma fırsatı bulduğum en iyi romancılardan birisi bence.
05.09.2020

Zweig'in beş tane dini hikayesi varmış kitabın önsözüne göre. Bunlardan Rahel Tanrıyla Hesaplaşıyor, Üçüncü Güvercinin Hikayesi ve Ölümsüz Kardeşin Gözleri bu kitabın üç bölümünü oluşturuyor. İlk hikayede Rahel, Hz.Yakup'un eşi ve Tanrının gazabından yeryüzünü korumak için Tanrıyla olan konuşmalarını okuyoruz. İkinci hikayede Hz.Nuh'un dünyanın sular altında kalmasının ardından suların çekilip çekilmediğini anlamak için gönderdiği üç güvercinin hikayesi anlatıyor, sonu revize edilmiş bir hikaye ve sanırım bence daha başarılı olmuş. Okuyunca anlayacaksınız, spoiler yok.
02.09.2020

Yaz benim için cıvıl cıvıl zamanlar anlamına geldi hep. Fakat Başar'ın bu kitabı, içimi burdu. Elbette olumlu şekilde. Ben bir yaz aşkı beklerken, ömürsüz bir aşk hikayesi okudum ön kapaktan arka kapağa kadar. Yer yer gülümsedim, yer yer hüzünlendim gözlerim doldu. Bazı sayfalarda sevdiceğimin hikayesini okur gibi tanıdıktı. Sanki Murat ve Emel'i değil de bizi anlatıyordu. Birlikte olduğumuz anları, ayrılış sebeplerimizi, uzakta geçirdiğimiz günleri, o günlerde nasıl hissettiğimizi... Bir kitabı okurken kendimi bulursam o kitaba karşı duyduğum bağlılık daha yoğun oluyor. Aslında dağınık bir hikaye örgüsü var kitabın. Bir an çocukluğunu dinliyoruz yazarın, bir sayfa sonra bugüne dönüyor. Nerede kaldığını şaşırtıyor insana. Fakat nasıl sonunu bildiğiniz bir olayın akışına engel olamadığınız gibi, bu kitabı okumaktan da kendinizi alamıyorsunuz. Kürşat Başar, üslubu ve kurgusuyla bunu bana sıklıkla yapıyor, onu okuduğum her kitabında.
14.08.2020

Kitapta çeşitli çapkınlık seviyelerine göre erkeklere özel taktikler var. Bir tane de cinsiyet ayrımcılığına dur demek için kadınlara taktik vermiş. Zaten taktiklerin bazılarını diziden biliyoruz. Bilmediklerimizi de bu şekilde öğrenmiş olacağız.