Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899
E-Dergi
Serap.Bahar Tarafından Yapılan Yorumlar
Diziyi izleyenler bilir, 10 sezon boyunca Barney'nin her konuda illa ki bir fikri vardır ve Ted'i oradan oraya sürükler durur. Ted'e sıklıkla kankalıkları üzerine yeminler ettirir, anlaşmazlıklarını bu kurallara göre çözer, ilişkilerini buna göre belirler falan... İşte BroCode istisnalar, cezalar, ihlal durumlarıyla birlikte 150 kuralı da ihtiva eden bir kitap. Yarım günde okuyup bitiriyorsunuz kitabı. Okurken de gözünüzün önünde hep Neil Patrick Harris var, yüzünüzde ise o muzır gülümseme... BroCode'dan sonra Barney'nin Robin'i tavlayıp evlenme teklifi ettiği (uuups diziden spoiler!) Playbook'u kısa zamanda edinip okumak planlarım arasında. Zira bazı şeyler hiç eskimiyor aksine, daha da kıymetleniyor!
Okuduğum ilk Alper Canıgüz kitabı Tatlı Rüyalar. Kendi tabiriyle "psiko-absürd romantik komedi". Bana okurken gerçeklik algımı kaybettirdi. Sıklıkla paralel evren olayını, yaptığım tercihler neticesinde belki de bambaşka bir Serap olduğumu/olabileceğimi düşündürdü okuduğum süre boyunca. İki evren arasında gidip geliyor hikaye. Servet Beyin olduğu evren ve Şevket Beyin rüyasındaki Hector'un olduğu evren. Şevket Bey uykusunun içinde Hector ile yer değiştirirken psikoloji profesörü Olcayto Fişek de kendisine rüyalarını yorumlama ve anlamlandırma konusunda yardımcı oluyor. Profesör de şahsına münhasır bir arkadaş. Onun üzerinden üniversite ve hatta yüksek lisans eğitimi ile sistemin içini boşaldığına dair sağlam eleştirileri var Canıgüz'ün.
Derdi olan kitapları seviyorum. Bu kitap da derdi olan bir kitap. Adından anlayacağımız üzere epey dertli hem de. Depresif hatta. Çaresizliği iliklerinize kadar hissettiriyor. Dönemin Fransa'sında idama mahkum edilen bir suçlunun son günlerinde yaşadıklarını kendi kaleminden okuyoruz. Kitabın depresif havasına çok kolay şekilde bürünüveriyorsunuz okurken. Yalnız suçlunun psikolojisini de değil, etrafındakilerin de karakterlerini anlatıyor. Nöbet tutan jandarmalar, gardiyanlar, diğer suçlular... Hepsinden birer parça alıyorsun okurken. Özellikle kızıyla vedalaşmak için getirdikleri sahnede hissettiğim duygu yoğunluğu çok başkaydı. İdam cezasını öyle çarpıcı şekilde protesto ediyor ve eleştiriyor ki Victor Hugo, idamın gerekliliği ile ilgili beni tereddüde düşürdü mesela. Bir insan nasıl büyük yazar oluyor, nasıl klasik yazılabiliyor, yetenek nedir işte bu kitapta görebiliyoruz.
Bu kitap da Nil'in Hürriyet'te yazdığı yazıların bir derlemesiymiş sanıyorum. Keşke daha sık Hürriyet alsaydım, daha çok okusaydım Nil'i. Şarkılarını dinlemeyi zaten çok seviyorum ki insana bahar çiçekleri açtırıyor dinlerken. Yazıları da böyle hissettirdi okurken. Bilimden, bilgiden, hayata gülen gözlerle bakmaktan, şükretmekten, huzurdan, aileden, kısaca olumlu olan her şeyden bahsediyor Nil bu yazılarında. Bazen kadınlara uygulanan şiddeti, cinayetleri de anlatıyor ki farkındalık yaratabilsin. Aslında tam denize gidince Murat Boz'a beyaz oje sürdürüp bronzlaşmak şarkısını dinlerken okumalık kitap olmuş. O anın huzurunun üzerine Nil'in güzel sözleri de eklenince yaşayacağım mutluluk epey sağlam olurdu muhtemelen. Belki yaza tekrar okumak kısmet olur denize gidince. Çünkü belli aralıklarla okuyup kendinizi telkin edebileceğiniz bir kitap bu.
Hikaye bir Ege adasında geçiyor. Kurtuluş Savaşı sonrasındaki mübadele döneminde yaşayan insanların hikayesi. Rumların Yunanistan'a gönderilmesi, Yunanistan'da yaşayan Türklerin bu tarafa getirilmesi üzerinden Ada'ya yerleşen iki adamın hikayesi var kitapta. Poyraz Musa ile Vasili'nin hikayesi. Önce birbirlerinden saklanan bu ikilinin zaman ve yalnızlıkları sayesinde kardeş kadar yakınlaşıyorlar. Peki Ege'de geçen hikaye neden Fırat Nehriyle anılıyor? İşte onun cevabı da, eğer okursanız, kitabın içindeki bir detayda gizli. Sarıkamış'tan Ege'ye uzanan bir hikaye var, Balkanlar var, Kurtuluş Savaşı var, ucundan kıyısından Mustafa Kemal'e göz kırpıyor, bunlar kitabın bende yarattığı olumlu hissiyatlar. Öte yandan hikayeler arasında git gel çok yapılmış kitapta. Bu da hikayenin biraz savrulmasına ve benim odaklanma problemi yaşamama sebep oldu açıkçası.