Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Serap.Bahar Tarafından Yapılan Yorumlar
Hele bir de okuduğum bir Çanakkale Savaşı hikayesi kalbimi paramparça edip beni ağlatmasın... Çanakkale Savaşında çarpışan Avustralyalı bir gencin hem ANZAK hem de Türk tarafında kahraman görülmesi fikri kağıt üstünde düşünüldüğü zaman "epik" olarak yorumlayabileceğiniz bir hikaye olsa da, kalbi çok doğru yerden (Çanakkale) yakaladığı için "ya daha neler be" demiyor, diyemiyorsunuz. Yine de anlatımdaki tekrarlar çok boğuyor insanı. Bir de diyaloglardaki yavanlık çok dikkat çekiyor.
En son yazacaklarımdan birini baştan yazayım; Ahmet Ümit kitaplarını ikiye ayıralım. Baş komiser Nevzat'ımın oldukları ve diğerleri şeklinde. Elveda Güzel Vatanım diğerleri kategorisinde. Kitap İttihat ve Terakki Cemiyetinin kuruluşu ile Cumhuriyetin ilanı dönemini anlatıyor. Eski ittihatçılardan Şehsuvar Sami'nin yıllar önce ayrıldığı sevgilisi Ester'e yaşadıklarını ve dönemin Osmanlı/Türkiye'sini anlattığı mektuplardan oluşuyor. Bu mektuplarda İttihat ve Terakki Cemiyetinin nasıl hayata geçtiğini ve her ideal gibi gücü ele geçirdiğinde nasıl özünden uzaklaştığını okumak mümkün. Tarihi/politik roman olarak ilerleyen kitap sonlara doğru özlenen Ahmet Ümit polisiyelerine kayıyor. Ama cinayetle değil. Dedektifçilik oynatıyor size okurken. Her Ahmet Ümit kitabında aynı his gelip çöküyor göğsüme. "Ah filmini de çekseler de onu da izlesem..."
Daha kitap başlarken ilerleyeceği yeri, yaşanacakları ve sonunu da istemeden olsa tahmin edip kalbim kırılmıştı. Yine de okumaya engel olamadım. Bilerek isteyerek okudum. İçim sıkıştı. Üzüldüm. Sonlarına doğru ağladım bile. Lüzumsuz bi duygusallık var yine üzerimde, tabii bunun kitapla ilgisi yok, kitaba dönelim. Kitapta bir küçükhanımın (kitaba atıfta bulunuyorum) yaşadığı aşkı anlatıyor. Sevdiceği kendinden yaşça büyük ve evli. Yasak aşk fikri yer yer rahatsız etse de hikayenin içine girdikçe ve ayrılık, uzak kalmak, özlemek hislerini de okudukça sanırım biraz da dokundu.
Hep okuduğum kitaplardan farklı olduğuna emin olduktan sonra yeni bir kapı açılsın önümde diye kitabı aldım. Sıkılır mıyım endişesini taşıdığımı itiraf etmek durumundayım. Ama hiç sıkılmadım. Kitapta Sokrates ve etrafındaki diğer düşünürlerin "ideal devlet nasıl olmalıdır" sorusuna diyaloglarla cevap aradığını okuyoruz. Aslında diyalogdan ziyade Sokrates'in fikirlerini diğerlerinin onaylaması demek gerekiyor sanırım. Bu kitabı birkaç sene önce okusaydım muhtemelen yarısına gelmeden bırakırdım. Kitaptan keyif aldığıma şaşırarak okudum.
Nejat İşler'i çok severim. Oyunculuğunun yanı sıra iddialı ve cool bir adam olması beni hep etkilemiştir. Geçtiğimiz yıllarda geçirdiği rahatsızlığa uzaktan uzağa çok üzülmüştüm, iyi olmasını dilemiştim hep. Bu yaz bi kitap yazdığını görmüştüm. Geçen hafta yaptığım kitap alışverişine ekledim. Büyük heyecanla Platon'un Devlet'ini bitirdim, çünkü Nejat'ın kitabını okumak için sabırsızlanıyordum. Bazen bir şeyi çok beklersiniz, kendi içinizde büyütürsünüz, abartınca da istediğiniz sonucu alamamak tam bir hayal kırıklığıdır ya, bir yandan da endişeleniyorum hayal kırıklığı olursa diye... Gel gelelim hayal kırıklığını bırak beklediğimden de nefis bir kitap olmuş. Sebepsiz yere çok sevdim kitabı.