Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Serap.Bahar Tarafından Yapılan Yorumlar
Hayatta tahammül edemediğim insan tipidir, her şeyden şikayet eden, çabalamadan sürekli karamsarlık içine giren, "zaten her şey de benim başıma gelir" diye durmadan surat asan tipler... Hayat enerjimin bu tür insanlar tarafından sömürüldüğüne inanıyorum. Açlık'ta kahramanımız böyle bir arkadaş. Okurken ne kadar sinirlendiğimi anlatmamın bir yolu yok. Elbette bu kadar kızıyor olmam, aslında kitabın ne kadar iyi bir eser olduğunun göstergesi. Neticede bu arkadaşın hikayesine inanmış olmam lazım böyle sinirlenmem için. İnsan kendini sorguluyor bu noktada, gerçekten bu kadar yokluğu çekmemiş biri olarak acaba aynı durumda olsaydım ben de isyan bayrağını çeker miydim yoksa pes etmeyip denemeye devam mı ederdim diye...
Kısa kısa bölümlerle asla sıkmadan ilerleyen bir kitap. Eline alınca 2-3 gün içinde okunup bitiyor. Sorgulaya sorgulaya gidince olayın nasıl aktığının farkına bile varmıyorsun tuhaf şekilde. Bende bu etkiyi oluşturdu en azından. Kalbi ikna etmek, sonra da dinlemek, kaderinin peşinden gitmek, işaretleri kovalayıp hayatın sana verdiklerini anlamaya çalışmak kitabın muhtelif anafikirleri. Gel gelelim benim şu aralar hayattan aldığım tek mesaj; "her güzel şey bitermiş" olduğundan kitabı hep kendime göre okudum veya yorumladım. Kitap, kitaptır işte oku geç yapamıyorum. Konudan sapmaya başladım. Kitap, sorgulatıyor. Nesin, neredesin, ne yapıyorsun/yapmak istiyorsun... Bunun için bile okumaya değer bence.
Hayatımda bu kadar ikilemde kaldığım ikinci bir kitap olmamıştır herhalde. Kitap akıyor mu akmıyor mu, kurgu çok mu iyi çok mu dağınık, Bu karakter hangi Buendia'ydı diye okumaktan kafam yandı. Kitap elimde çok süründü, bu net. Belki de henüz bu kitabı okuyacak olgunlukta değildim. Ama bir şekilde de bitti. Son sayfalarda bitti bitecek gazıyla aktı gitti, ondan eminim. Emin olduğum diğer yanı ise kitabın çok net abartıldığı. Öyle bir başyapıt falan değil bence. Ailenin tüm erkek üyelerinin adı neden aynı mesela? Olaylar hiç durulmadı, kim kimin nesi kestirebilmek için sık sık geri döndüm. Olaylar durulmadı ama kitap akmıyordu. Aha çelişki.
Tiyatro oyunu formatında bir kitabı ilk kez okudum. Okurken gözümde sahnelemeye de çalıştım. Çok tatlı bir kitapmış. Bir gece başladım, ertesi gün akşam üzeri bitti kitap. Sonuna kadar tatlı tatlı tebessüm ettim. Sonunda da ters köşe oldum itiraf etmeliyim. Sahnede izleseydim de gülümseyerek çıkardım salondan muhtemelen. Hatta artırıyorum, sahnede bu oyunu izlemeyi çok isterdim. Fantastik yönleri olsa da, beni içine çekti ya, hem de kitap haliyle, yeter. 99'da da film olarak çekilmiş, bendeki kitabın kapağı yukarıdaki şekilde ve filmin afişinden alıntılanmış. Bu da küçük bir anekdot olsun. Belki oyun kısmet olmaz ama filmini merak ediyorum.
Will'in ölümünden sonra Loisa'nın yaşadıklarını okuyoruz. Sırf meraktan başladım, nasıl bağladı acaba diye içine çekiveriyor. Hastaydım, evdeydim ve 1,5 günde bitirdim. Yazar burada kitabın akıcılığına vurgu yapıyor. Kalbi ısıtıyor böyle kitaplar. En azından bendeki etkisi bu. Kitap Pegasus yayın evinden çıkma. Burayı biri görüyor olsaydı, şu yayın evinin kitaplarını okuma demedim mi sana derdi kesin. Ama kitap cidden çok iyi, çevirisiyle, imlasıyla, çok iyi.