Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
KY-1078450 Tarafından Yapılan Yorumlar
Müellifin mevlevihanenin son şeyhinin ailesinden fertlerle görüşüp hazırladığı bu çok tatlı eser insanı geçmişe götürüyor, Niyazi-i Mısri Hz'lerinin kabrinin Limni'de olduğunu, eskiden 12 Ada bizimken oralarda bir çok tekke olduğunu hatırlatıyor. Kısaca mevlevi bir şeyh ailesinin ve Girit'teki tekkenin hikayesini anlatan eser fotoğraf açısından da zengindir. Tekkenin zamanın koşulları gereği terk edilip Türkiye'ye göç edilmesinin buruk hikayesi de insanı etkiler. Çok boyutlu çağrışımlar yapan bu değerli eserden ötürü müellife teşekkür ederim.
Hüseyin Vassaf yanlış hatırlamıyorsam bir Gülşeni şeyhidir, tabakat kitapları arasında seçkin bir yeri olan bu eser tarikatlar ve şubeleri bazında 2000 kadar evliyayı konu eder, biyografiler çoğunlukla kısadır ve pek menkıbe içermez. Mevlana Halid-i Bağdadi'yi anlattığı kısımdan kendisinin de hakikaten gönül ehli bir kimse olduğu anlaşılmaktadır.
Ehl-i tasavvufun önem verdiği ve bazılarının okumayı vird edindiği bu eser Hz Peygamber'e getirilen çeşitli salavatlardan oluşmaktadır. Eğer bu eseri vird edinecek kadar vaktiniz yoksa size aşağıdaki eserden bazı salavatları seçip hiç değilse her gün bunları okumanızı tavsie ederim.
http://kelamullah.com/salavat.html
Meşayihten Mehmed Zahid Kotku Hz bazı amellerin kabul edilip bazı amellerin edilmediği halde salavatların hiç bir zaman reddolunmadığını bir sohbetinde söylemiştir. Duaların kabulü için en güzel yöntem de başında ve sonunda salavat getirmektir. Cenab-ı Hak bizleri bağışlayıp mahşer günü liva-yı hamd altında Cenab-ı Peygamberle birlikte kılsın ve cennat- aliyatta Hz Peygamber'e yakın olan bahtiyarlar zümresine dahil eylesin.
Muzaffer Efendi'nin bu değerli eserinin girişinde bazı tasavvufi bilgiler verilmiştir ve devamında kitabın asıl hacmini oluşturan evrad-ı şerifeler arapça orjinalleri, türkçe okunuşları ve tercümeleriyle yeralır; Kadiri, Rufai, Cerrahi, Fethiye evradları, Halvetilerin Vird-i Settar'ı ve Nakşibendilerin Evrad-ı Bahaiyesi... Bu bakımdan eser benzersizdir. Manevi fetihler için ehl-i tasavvufun okuyageldiği bu çok değerli evradları eğer ki düzenli okumayacaksanız bile tek tek manalarıyla beraber inceleyip çalışmak faydalı olacaktır. Mevla o fetihlerden bize de nasip buyura.
Son derece değerli bu kitabı Sahaflar Çarşısında hazretin kitabevinden almış ve umrede okuyup bitirmişimdir, çok beğendiğim eser yanlış hatırlamıyorsam 33 bölümden oluşur, her bölüm dua ile başlar ve dua ile biter. Muzaffer Ozak eski Türklerin son temsilcilerinden biriydi, o kimliği ve eserin değeri bir yana müellifin her sayfada hissedeceğiniz samimiyeti eseri okumayı benzersiz bir deneyim kılar ve okuduklarınız gönlünüze akar. Müellif bunun ardından bir de üç ciltlik Envaru'l Kulub adlı bir eser yazmıştır, o da güzeldir ancak İrşad'ın benim gönlümde yeri ayrı... Youtube'da hazretin ABD'deyken yapılmış sohbet kayıtlarını ve yönettiği bir toplu zikrin kaydını bulabilirsiniz, onlar da güzeldir.
Kendisinden önceki şeyh Fahreddin Efendi de Muzaffer Efendi de vefatlarında gözlerinin üzerine Kerbela toprağından birer tablet konmasını vasiyet etmişlerdir. İlkinin defninde bulunan şeyh Safer Efendi ve ikincisinin defninde bulunan Muzaffer Efendi'nin oğlu Cüneyd her ikisinin de gözlerinden kan geldiğine şahitlik etmistir. Fahrettin Efendi hem anne hem de baba tarafından Hz Peygamber soyundandır, Muzaffer Efendi'nin ise annesi seyyidedir.
Cenab-ı Allah derecatını artırsın diyor ve kendisinin bir şiirinden bir dörtlükle bitiriyorum:
Zikreden sultan olur
Nail-i gufran olur
Ne güzel devran olur
La ilahe illallah