Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

KY-1078450 Tarafından Yapılan Yorumlar

12.06.2011

Türk tarihçelerinin en önemlisi sonunda TTK tarafından orjinal metniyle basıldı. Bundan önce Zuhuri Danışman'ın kısmi sadeleştirmeyle hazırladığı basımı okuyorduk, çok şükür ki orjinal metne kavuşmuş olduk, emeği geçenleri tebrik ederim, darısı Peçevi tarihinin başına. Eserin sözkonusu eski basımından not aldığım 1601 Kanije muhasarası sırasında Tiryaki Hasan Paşa'nın askerlerine yaptığı konuşmayı aşağıda bulacaksınız.

"Kalenin alinmayacagina insaallahu teala birkac delilim vardir. Biri budur ki, merhum Ibrahim Pasa bu kaleyi muhasara ettigi vakit bu kadar gun dogup alamayicak 'eger Hak Teala muyesser ederse Medine-i Munevvere'ye vakfolsun' dedi. Bundan sonra fethi muyesser oldu. Mercudur ki ol Sultan-i Enbiyaya vakfolunan kafire dusmeye". Ve biri dahi budur ki, kuffar-i haksar Rebiulevvelin onikinci gecesi Peygamberimizin (a.s.v.) veladeti gecesi gelip muhasara etti. Server-i Enbiya hazretleri aleme rahmet icin geldigi gece hurmetine bu kalede mahsur olan ummeti dahi umittir ki rahmetinden behreyab ola. Biri dahi budur ki, her aksam gulbank-i Muhammedi geturup "Allah Allah" dediginizde tasradan kuffar kirk yedi pare topu bir ugurdan atar ki kalede ne cok adam kapanmistir demiyeler. Hak Teala'nin ism-i serifi hurmetine gayret-i ilahiyye zuhur ve Hak Teala'dan rica ederim ki kale alinmadigindan gayri kuffar-i haksar askeri toplariylen cekip selametle gidemeyeler."
12.06.2011

Niyazi-i Mısri'nin divanıyla birlikte hayatımda beni en çok etkilemiş iki başucu kitabımdan biridir. Çoğunlukla islamın ilk asırlarında yaşamış bazı veli ve zahidlerin dini hassasiyetlerini ortaya koyar. Eserden not aldığım iki vakayı aşağıda bulacaksınız.

Muhammed bin Inan her cuma gunu el-Karafe kabristanina gider, tanidik tanimadik oluleri ziyaret ederdi. Kabirleri gordugunde agliyor ve "Burada yatanlar iki rekat namaz kilmayi veya bir kere la ilaheillallah demeyi ne kadar arzuluyorlar. Onun icin omurlerinizi ganimet olarak degerlendiriniz" diyordu.

Utbetu'l-Gulam tevbe edip kendisini ibadete verip yiyip icmeden kesilince annesi "yavrum biraz nefsine acisan" der. O da "Annecigim, izin ver uzun bir gun icin geri kalan kisa omrumu yorayim" diye karsilik verir.

Müellifin bir diğer böyle önemli eseri de El Uhudü'l Kübra'dır, yine Bedir Yayınevi'nce yayınlanmıştır. Merhum müellifin her iki eseri de eğer gönülden okur ve ibret alırsanız dinde ilerlemenize yardımcı olacak eşsiz eserlerdir.
12.06.2011

Ibn Kemal, Durru'l Muhtar'ın müellifi Haskefi'nin kendisi için "Süyuti'den daha kavrayışlı" dediği büyük bir alim olduğu gibi aynı zamanda değerli bir tarihçiydi. Eskinin o olağanüstü nesri seci ile yazılmış bu çok değerli eserin sözkonusu 7. cildi 7. padişah Fatih Sultan Mehmed dönemini anlatır. Orjinal metnin sadeleştirilmeyip sadece harflerin latinize edildiği bu cildi beğenerek okumuşumdur. Eserden kısaltarak not aldığım bir vakayı burada paylaşmak isterim:

Esnay-i gir-u-darda Isa Beg zahm-i rumh ile atdan yikildi. Ravi eyidur: "Isa beg kaba avazlu kisiydi, ol halde 'Hay! Bali, Hay Bali' deyu soyle cagirdi ki saday-i niday-i sur-avayi kemingahda tururken Malkoc-ogli Bali Beg'un kulagina irdi; bildi ki Isa Beg tengnay-i cenge dusmustur, teff u tab-i nar-i kar-zarla cani dutusmusdur, heman-dem busudan hiz eyledi, dusmen uzerine inan-riz eyledi. Rih-i asif, berk-i hatif gibi meydan yerine irdi yetdi. Isa Beg'i dusmen elinde makhur olmusken halas etdiler."
09.06.2011

Ilber Ortayli'nin bu eseri bundan onceki iki cilt gibi her seviyeden tarih okuru icin okumasi son derece zevkli ve faydali bir kitap olmus. Kitapta tespit ettigim 60 civarinda hatayi benzeri hatalari ayni maddelerde birlestirerek 28 maddede topladim ve onceki iki kitaptaki hatalar icin yaptigim gibi yayinci Timas’a gondermistim, kitabin editoru Adem bey diger kitaplarda oldugu gibi gayet nazik bir cevapla bunlarin hocayla gorusulup sonraki baskilarda duzeltilecegini soylemisti. Umarim yeni baskida bunlar duzeltilmistir ve diyecegim o ki TV sohbetlerinin cozumunden olusan bu kitap yayina hazirlanirken keske biraz daha ozenli davranilsaydi. Kitaptaki hatalardan ikisine ornek olarak burada yer vermek isterim.

1) 166. sayfada Code Civil'in kabul edilmeyip Mecelle'nin hazirlanmasinin sebebini Cevdet Pasa ve arkadaslarinin boyle bir standartin cok erken olduguna baglamalari iddiasi da dogru degildir; bu gorusteki Cevdet Pasa da Sirvanizade de bu noktada Code Civil'in yabanci baskisiyla kabul edilmesi yerine Hanefi fikhina dayanilarak yapilabilecegini soylediler ve bunu yaptilar da...

2) 113. sayfada gecen basligin islam hukukunun hukumleriyle alakasi olmadigi ifadesi yanlistir, burada dogru ifade Hanefi fikhi olmaliydi. Baslik parasi Hanefi fikhinda haramdir ama bunu islam hukuguna tesmil edemeyiz, ornegin benim bildigim Hanbeliler Kur'an'da Hz Musa'nin evliliginin anlatilmasini delil gostererek baslik parasini caiz goruyorlar (caiz ama zorunlu degil)...
08.06.2011

Sufi Kitap'tan cikan sozkonusu kitabi oldukca basarisiz ve hatalarla ve edebe mugayir ifadelerle dolu buldum, bu hatalardan bir kacini asagida bulacaksiniz.

1) 23. ve 24. sayfada binlerle cekilen zikrullah dersleri icin Inancer "yalan, Hint felsefesi yansimasi" gibi cok cok yanlis, kaba ve nezaketsiz sozler soylemis. Imam-i Sarani Hz.leri tarikata ilk basladiginda gunluk zikrinin 24 bin oldugunu yazmistir, Abdulhakim Arvasi Hz.leri Rabita-i Serife'den gunde 15 bin adet zikir tavsiye etmistir, Mevlana Halid-i Bagdadi her gun en az 1000 kelime-i tevhid okunmasi (esma zikirleri haric) tavsiyesinde bulunmustur, bir cok Naksibendi tarikat seyhi tarikata ilk girenleri gunde 5 bin zikir dersle baslatir. Hal boyleyken guya bir de tasavvuftan, tasavvuf inceliginden, gonulden bahsetmek iddiasinda olan bir kitapta nasil bu tur yanlis, kaba ve yakisiksiz ifadeler kullanabilirsiniz, bu ne esef verici ifadelerdir?

2) 55. sayfada "insanin da kainatin da kumandasi Allah'in elindedir. Bazen otomatige baglar", 85. sayfadaki "islam sutunu Muhammed memesinden emenlerdir" ifadeleri ne cirkin ve edebe mugayir sozlerdir. Birakin ehl-i tasavvufu, siradan bir musluman bile boyle sozler kullanamaz, kullanmamalidir.

3) 57. sayfada her gece teheccude kalkmanin yasak oldugu yazilmis, 102. sayfada hic bir mursid elini opturmez denmis, 106. sayfada "sizin cekeceginiz besmele icabinda sarabi serbet yapar" yaziyor; ne acaip, ne yanlis ve ne sacma ifadeler…

4) Inancer 81. sayfada ""nefsini bilen.." sozunun hadis olmadigini soyleyenler var, bunlar bos lakirdilar". demis.. Bu ne demektir, bir sozun hadis olup olmadigini inceleyip soylemenin nesi bos lakirdidir, hadis ilmini kucuk mu goruyor, hadis ilmini ve muhaddisleri tahfif etmektir bu yaptigi... O bir yana bu sozun hadis olmadigini soyleyen kisilerin sanki bu sozun icerigini reddettigi gibi bir mana cikiyor yazidan halbuki bu dogru da degildir.

5) Peygamber efendimizin ailesi, cevresini arkadaslarini bilmek gerektigini soylemis ama bunun icin verdigi ornekte garabettir ki hata yapmis; 86. sayfada zikrettigi sahabi Mus'ab bin Umeyr r.a.'dir, Muaz degildir. Hic bir sahabi de sadece Muaz diye anilmaz, tam adiyla gecer hep; Muaz bin Cebel veya Sa'd bin Muaz gibi.

6) 87. sayfada Maun suresindeki ayet icin ""yuh olsun o namazi kilanlara" diyor Allah" demis. "Vay" ile "yuh" arasinda cok mana farki vardir, bu kullandigi ifade hem manayi dogru vermiyor, hem de argo ve edebe sigmiyor.

7) 138. sayfada I. Dunya harbinden sonra tum buyuk imparatorluklar ve hanedanliklar yikilmistir demis; yikilmamis olan Ingiltere ve Japonya'yi unutuyor. Afganistan'i bunlar arasinda zikretmesi de dogru degildir. 140. sayfada Resulullah'in (a.s.v.) bugunku hesapla 62 yil yasadigini yazmis; dogrusu 61'tir, miladi (571-632). Efendimizin dogum ve vefat gunu Rebiulevvel 12'dir ve hicri sene ile miladi sene arasinda 33 yilda 1 yil fark sozkonusudur. 140. sayfada Ibrahim Dessuki Hz.nin 33 yasinda vefat ettiginiz yazmis; dogrusu 43'tur (hicri 633-676)

8) 141. sayfada Hz. Ibrahim'in vefatina dair Resulullah ve ashabin konusmasi uzerine yazdiklari dogru sayilmaz, lafzlari cok fazla degistirmis, nerdeyse carpitilmis duruyor, oyle de bir mana cikiyor

Kitapta bir anlatim butunlugu yok, sorulara verilen cevaplarin icerisinde bile bu boyle. Kitap bu haliyle tuzsuz ve mideye dokunacak bir bulamaca benzemis. Elestirilecek daha bir cok ifade var ancak bunlarin da yeterli oldugunu ve tarifleyici bir resim cizdigini dusunuyorum. Kitabi okumak bir acidan benim icin onemli bir deneyim oldu; gercekten ehl-i tasavvuf olmak ile tasavvuf hakkinda senelerce bir seyler okumus, dinlemis olmak arasinda cok buyuk bir fark oldugunu bir kez daha gordum ve kitabin arka kapaginda yazilanin aksine ben Tugrul Inancer'in bir gonul mimari oldugunu falan da hic sanmiyorum, bana bu kitaptan ve TV konusmalarindan tasavvuftan pek nasib alamamis biri izlenimini verdi ve icine donup ta temelden bir ozdegerlendirme ve ozelestiri yapmasi gerektigini dusunuyorum. Bu kitap "Allah demek anlam demektir" diyen Mustafa Islamoglu'nun kitabi ve Allah'in Rahim sifatini hasa kadinin disilik organi olan rahimle cagristiran ve namazi kadin sever gibi sevmeyi oneren Senai Demirci'nin kitaplari gibi din ve tasavvuf konusundaki telakkilerin zamanimizda ne kadar bozulmus olduguna dair bir ornektir, Allah muslumanlari muhafaza buyursun.