Toplam yorum: 3.284.917
Bu ayki yorum: 6.423
E-Dergi
Yiğit İrge Tarafından Yapılan Yorumlar
Yazar Kevser Şencan'ın yazdığı, İlknur Artuğ'un editörlüğü yaptığı kitap "Kod", ruhlara şifa olacağına inandığım metinlerle donatılmış.
Sadece "kendiniz" olabilmeyi öğütlemekle kalmıyor, sizi buna çağırıyor. Deneyimler ve tecrübeler ışığında hazırlanmış kitap, sizi anlıyor ve anlatıyor.
Emeği geçen herkesin emeklerine sağlık
Kitap; adını alan Darfen Krallığı hakkında kısa bir bölümü bizlere okuttuktan sonra Mortisel ailesini ve kitabımızın başkarakteri İzbel'i tanıtıyor bize. Okumayı seven, sessiz, kendi içinde biri olan bu genç kız; sahaftan aldığı bir kitabın sırrını çözmek adına büyük bir heyecanın ortasına düşerken tarlalarında bulduğu tabletle geçmişin sırlı dünyasına dalar. Daha fazlasını anlatmam spoiler olacaktır.
Yazar Eda Hanım'ın üslubu çok yumuşak, hiç zorlanmadan güzel bir maceranın içerisinde buluyorsunuz kendinizi. Yazarından editörüne, yayınevinden emeği geçen herkesin emeklerine sağlık.
"Bir gün bakmışsın, karanlıklarının içine bir ışık doğmuş ve senin umudunun adı olmuş." diyerek bizi karşılıyor Tuğçe Güzel'in "Kalbin Şifası Sabırdır" isimli kitabı. Yazar, "hayatın Kahramanı mı Olmak İstersin Kurbanı mı?", "Ruhun Melodisi" ve kitabın ismini aldığı "Kalbin Şifası Sabırdır" isimli bölümleri kaleme almış. Her bölüm sonuna bir şiir eklenmiş; bir düşünürden, şairden, edebiyatın ya da Türkiye'ye önemli değerler katmış kişiliklerin sözlerine de zaman zaman yer verilmiş.
Yazar; hayat deneyiminden yola çıkarak edindiği dersleri, bilgileri bizimle kısa ve öz bir şekilde paylaşmak istemiş. Yer yer katılıyorsunuz, yer yer hayatınıza alacağınız güzel bakış açılarını fark ediyorsunuz.
Yazarından editörüne, editöründen yayınene ve emeği geçen herkesin emeklerine sağlık.
Kitap, Ahmet isimli başkarakterimizin bir koyun sürüsünü ahıra kapatmasıyla başlıyor. Yazar daha ilk sayfadan Ahmet'in yaşadığı evi de betimliyor ve biz bir köy evinin kokusuyla, dokusuyla tanışıyoruz. Köy hayatının küçük incelikleriyle sayfalara devam eden yazarımız, bir grncin köydeki serüvenine de yer veriyor.
Ahmet, evin işbölümünde kendisine düşen payı yerine getirirken aynı zamanda ders çalışıp tiyatro yapabilmenin aşkını anlatıyor bize. Yaşam mücadeleaine tanıklık ediyoruz, her şeye rağmen pes etmemenin ne olduğunu öğreniyor ve nispeten kendimize bir şeyler katıyoruz.
Köye gelen tiyatro ekibiyle birlikte başkarakterimizin içindeki istek bir hayli artıyor ve hedeflerine daha sıkı tutunan bir Ahmet ile karşılaşacağımızı tahmin ediyoruz.
Kitap, her türlü imkansızlığa rağmen mücadelesinden vazgeçmeyen insanlardan sadece birini anlatıyor bize. Yazarından editörüne, yayınevinden okuruna kadar herkesin emeklerine sağlık.
"Anadolu insanı samimiyettir, karşılık beklemeden aşını ekmeğini bölüşüp paylaşmaktır." diyerek bizi karşılıyor yazarımız.
Kitap, Derman Ana'nın hayat hikayesini ele alıyor. Çocukluğundan başlayarak yaşam yolculuğuna veda ettiği âna kadar bir anadolu kadınının yolculuğuna şahit oluyoruz. Anadolu kadınının yaşadığı zorlukları, günlük yaşamda neler yaptıklarını izliyor ve perde arkasında bilmediklerimizi öğreniyoruz. Duvarın bir köşesine asılı gaz lambasının ısısını da hissediyorsunuz, yayıkta yapılan yağın sesini de duyuyorsunuz.
Yazarın betimlemeleri gerçekten güçlü. Kitabı okurken her sayfasında olayların geçtiği köyün ferdiydim sanki. Bende ahaliyle birlikte yaşıyor gibiydim. Keşke 150 değil de 300 sayfa olsa, biraz daha bu hikayede misafir olsam istedim. Aynı zamanda yazar, kitabın sonuna -sanırsam- kendi çektiği anadolu kadınlarını gösteren fotoğraflarına da yer vermiş. Kitap bittiğinde gerçekten üzüldüm. Derman Ana ile biraz daha yaşamak istedim.