Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Füsun Dönertaş Tarafından Yapılan Yorumlar
Hayat vücudundan bir şeyler götürdükçe (otobüs kazası, çocuk felci) yaşama daha bir dört elle sarılan, Meksika devrimine gönül vermiş, yılmaz bir savaşçı, Meksika'nın gururudur Frida. Film baştan sona renklidir, içine alır sizi. Troçkiyle devrim üzerine sohbetleri ile kocası Diego Rivera'nın Rockefeller şirketler grubunun duvarlarını resmederken Lenin'i işçilerle birlikte gösteren devasa bir resmi çizmesi filmden benim için unutulmaz iki karesidir. Hele Rockefeller'in perdeler indiğinde alttan Lenin'in çıkmasıyla gözlerini patlatarak "bu ne" der gibi bakması ve Diego'nun" işçiler Lenin'i istedilerse ben neyapabilirdim" demesi unutulmazlarımdandır. Frida bugün bile modadan resme heryer de kendi izlerini bırakmış muhteşem bir kişiliktir. İmdb'si 7,4 olan bu filmi muhakkak izleyin.
Deep focus efektinin (derin netleme) kullanılması ile sinema tarihinde çığır açmış, ezilenlerin üstten, ezenlerin alttan çekildiği, gösterime girdikten sonra adeta Welles’e filmde bahsettiği hayatı yaşatan, Ölmeden önce izlenmesi gereken 1001 film listesinde 141. sırada, İmdb puanı 8,4 olan, izlerken yanınızda sinema teknikleri ve tarihi hakkında bilgisi olan biride varsa tadından yenmeyecek çağ ötesi film. Şiddetle tavsiye ederim.
Yeryüzünün en çılgın, en vahşi, en barbar deyimi olan Lebensraum’un hayata geçirilmesi için Hitler için dünyada iki ırk yok edilmelidir (holocoust, zenofobi, soykırım, adına ne derseniz deyin). Yahudiler ve Çingeneler. İnsanın aklına gelmeyecek kadar mide bulandırıcı, tarihin 6 yıllık yüz karası dönemini bu film, Spielberg’in kamerası, Neeson ve Kingsley’in muhteşem oyunculukları ile gözler önüne sürüyor. Bir farkla: Bu kez Yahudilerin katledilişini değil Oscar’dan Grammy’e, Altın Küre’den BAFTA’ya kadar neredeyse bütün ödülleri toplayan bu film, ölmeden önce izlenmesi gereken 1001 film listesinde 864. Sırada olup, 8,9 İmdb puanıyla da göz doldurmaktadır.
Bu film iki şeydir: Sabun ve şizofreni. Tüketim toplumunu derinden hicveden, erkeklik hormonlarının zirve yaptığı, şiddetle eleştiriyi içiçe geçirmiş, iki beyni tek vücutta birleştirmeyi filmin sonuna kadar akıl edemediğiniz, Fincher’in, Norton ve Pitt’i böyle bir filmde beraber oynatmak gibi dahiyane bir tercih yaptığı, İmdb’si 8,9, ölmeden önce izlenmesi gereken 1001 film listesinde 935. Sırada olan, keyifli, uçuk kaçık, çılgın bir film. Bir başyapıt.
Steinbeck sen ne sağlam bir yazarsın. Kitapların su gibi, ırmak gibi. İnci’de bunlardan biri. Okudukça heyecanlanıyor, okudukça kendinizden bir şey buluyorsunuz. Kimi kimi öfkeden çılgına dönüyorsunuz. Bilmem nerenin bilmem neresinde ki inci avcısı bir de bakıyorsunuz ki komşunuz kadar, arkadaşınız kadar, kendiniz kadar size yakın olmuş. Eğer edebiyatta “Dejavu etkisi” diye bir şey varsa bunun yaratıcısı kesinlikle Steinbeck. Siz onun anlattıklarının bir benzerini muhakkak yaşamışsınızdır. Para, aç gözlülük ve aile üzerine kurgulanmış İnci'yi bizlere böyle güzel bir çeviriyle sunduğu için de Remzi Kitabevi’ne teşekkür ediyorum. Şiddetle tavsiye ederim.