Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Füsun Dönertaş Tarafından Yapılan Yorumlar

19.09.2014

Filmide kitabı da harikadır. Bir solukta okunur, bir solukta izlenir. İnsanı sarsar, etkiler, hafızanızda silinmeyecek izler bırakır. Arkadaşlık, vefa, zorluklar hepsi iç içedir. Filmde sadece Afganistan'ın bir dönemini değil, insanlığın, insan olmanın uzunca bir dönemini yaşarsınız. İster istemez sinefili veya kitap kurdu tüm arkadaşlarınıza tavsiye edersiniz. Bu kitabın yanına birde Kessel'in Atlılar'ını koyarsınız Afganistan'ı avcunuzun içi gibi bilirsiniz. Okunmamış, izlenmemiş olması ciddi bir kayıptır. Kitabını da filmini de şiddetle tavsiye ederim.
19.09.2014

Böyle muhteşem bir kitap üç saat içine ancak bu kadar güzel sığdırılabilirdi. Oyuncu performansları, dekorlar harikaydı. Konuya değinmeye zaten gerek yok. Grev, aşk, dram. İzlemediyseniz çok şey kaybetmişsinizdir. İmdb puanı 7,1 olan film, kitapta olduğu gibi 1884 yılında Fransa’nın Voreux madenlerinde yaşanan dramı, tüm çarpıcılığı ve safi gerçekliğiyle beyaz perdeye yansıtıyor. Şiddetle tavsiye ederim.
19.09.2014

Amerika'dan bakıldığında Fransa can sıkıcı, Fransa'dan bakıldığında ise Amerika bayağıdır. Bu film iki uyuşmaz toplumu birleştirmeye çalışıyor. Fast food düşkünü Amerika, bir Amerikalı'nın (Julie) açtığı blog sayesinde yapımı zor, meşakkatli ama tadı enfes Fransız mutfağını bir üstadın (Julia) kitabından öğreniyor. Keyifle izlenebilecek bir film, tavsiye ederim.
19.09.2014

Hayatı boyunca uzaydan dünyayı göremeyecek, bunun nasıl bir duygu olduğunu hiçbir zaman yaşayamayacak biri olarak böyle bir görsel şöleni, deneyimi ve aksiyonu bana yaşattığın için teşekkürler Alfonso Cuaron. Başından sonuna gerilimin düşmediği, oyunculuğun ve teknoloji kullanımının zirvede olduğu bu filmi izlerken adeta ayaklarınız "yerden kesiliyor." Şiddetle tavsiye ederim.
19.09.2014

Sinemanın ilk dönem örneği gibi değerlendirilemeyecek olan Metropolis, hem bütçesi, hem konusu hem de kadrosuyla göz dolduran sanki bugünün bir başyapıtıdır. 1927 yılında 7.000.000 reichmark gibi devasa bir bütçeyle çekilen Metropolis hem dönem içerisinde işçi-işveren arasındaki çatışmalara kendince bir çözüm sunuyor hemde gelecekle ilgili distopik bir kurgu yaratıyor. Devasa gökdelenler, uçan arabalar derken asansörlere askeri nizamda inen ve binen işçiler sahnesiyle 90 yıl öncesinde nasıl bir öngörüdür bu diye insanı hayrete düşürüyor. Filmin en sonunda işçi ile işverenin arasındaki çözüme "Kol ile beyin arasında aracıya ihtiyaç vardır, buda kalbinizdir" önermesiyle sınıf çatışmasına çözüm bulan Lang, bu önermesiyle Hitler'in sempatisini kazanmıştır. Bilimkurgu, ilk dönem sinema, distopya filmi izlemek istiyorsanız ilk bu filmi izleyerek başlayın derim. Film 2003 yılında yayınlanan Ölmeden Önce İzlenmesi Greken 1001 film listesinde de 30. sırada yer almaktadır.