Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Füsun Dönertaş Tarafından Yapılan Yorumlar
Boris Pasternak'ın aynı adı taşıyan muhteşem eserinden sinemaya uyarlanan film Bolşevik ihtilalinden Stalin dönemine kadar uzanan bir dönemi kapsıyor. Bir aşk hikayesiyle başlayan film Stalin'in baskıları, Bolşeviklerin sert tutumları, dönem içerisinde ki Sovyet halklarının yaşam ve tutumlarını da kapsayarak yaklaşık 40 yıllık bir dönemi sizlere büyük bir görsellikle sunuyor. Emin olun harcadığınız 3,5 saate yanmayacaksınız.
Tarafımdan 9 kez izlenmiş her izlememde bir repliği günlerce ağzıma dolanmış enfes bir film (ve kitap). Vizyona girdiği 1994 senesinde tüm Oscar ödülleri için favori gösterilmiş, ancak Esaretin Bedeli'yle aynı döneme denk gelme bahtsızlığından dolayı Akademi'den istediğini alamamış bir başyapıt. 'Akerlik nedir Forrest' 'Askerlik denileni yapmaktır komutanım.' 'Aferin Forrest, sen çok zeki olmalısın.' Muhteşem bir filmdir. Muhakkak izleyin.
Vietnam Savaşıyla ilgili aklımda kalmış enfes filmlerden biridir. Oyuncuların neredeyse hepsi bu filmle kendilerini göstermiş (örneğin Johnny Deep) bu filmle kariyer basamaklarını çıkmışlardır. Biri barış yanlısı diğeri şiddet yanlısı iki çavuşun birbiriyle çekişmesi üzerinde dönen filmde, 30 kişiden oluşan bir müfrezenin hayatta kalma mücadelesi anlatılmaktadır ve günler geçtikçe müfrezenin sayısıda düşmekte, askerler bir bir ölmektedir. İmdb puanı 8.2 olan film, 59. Oscar ödül töreninde 4 dalda ödül almıştır. Şiddetle tavsiye ederim.
Bu film tam anlamıyla mükemmel. Türkçeyede "Garsoniyer" olarak çevrilmişti. Başrol oyuncuları ise harika. Zaten işin içinde Jack Lemmon varsa komedi zirvededir. Bir sigorta şirketinde alt düzey bir görevli olarak çalışan Jack Lemmon, kariyerinde yükselebilmek için evini şirket müdürlerine garsoniyer olarak vermektedir. Ancak aynı şirkette çalışan Shirley Macline'le tanışınca işler değişir. Çünkü Shirley'le sadece tanışmamış ona aşıkta olmuştur. Ve bu noktadan sonra işler karışmıştır. Şiddetle tavsiye ederim.
Ailenizle tatil yapmak için göl kenarındaki yazlığınıza gidiyorsunuz. Keyfiniz yerinde, hava güzel. Eve girip yerleşmeye başlıyorsunuz. Derken içeri daha önce tanımadığınız iki kişi giriyor. Kim olduğunu ve o gece olacakları bilmiyorsunuz. Adamlar çıkıyor ve biraz sonra yine geliyorlar. Ve evde hapsoluyorsunuz. İki psikopat hayatınızı size zehir ediyor. Bu filmi izlerken gerilimin doruğuna çıkıyorsunuz. Çünkü filmde yaşanılanların hepsi aslında hepimizin gün içinde rutin olarak gördüğümüz ve pekte önemsemediğimiz bir olayla, "selamla" başlıyor. Tavsiye ederim.