Toplam yorum: 3.284.917
Bu ayki yorum: 6.423
E-Dergi
Rümeysa IŞIK Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitabımız, Gizem adında başarılı bir metin yazarının son zamanlarda başına gelen kaçırılma olaylarını ve bu gizemi barda ilk görüşte aşık olduğu Ali’yle birlikte çözmesini anlatıyor. Dili basit ve oldukça akıcıydı. Bir iki oturuşta elimden bırakmadan okuyarak bitirdim. Güzel bir çerezlik kitaptı. Lakin kitabın sonunda aklımda soru işaretleri kaldı. Nasıl devam edecek, devam kitabı var mı diye çok merak ettim.
Ia Genberg’in “Detaylar” romanı, anlatıcının hastalığı sırasında geçmişinden gelen dört kişiyi hatırlamasıyla başlıyor. Her birini büyük olaylarla değil küçük ayrıntılar ve duygularla tanıyoruz. Tıpkı zihnimizin karmaşık düşünce akışı gibi roman da lineer bir hikâye yerine çağrışımlarla ilerliyor. Genberg, benliğimizin aslında hayatımızdan geçip giden insanların bizde bıraktığı küçük detayların toplamı olduğunu çok zarif bir düzlemde ifade ediyor. Kitabı bitirdiğimde aklımda olaylar değil hisler ve anlamlar kaldı. Hayatımızdan geçip giden insanların değil yüklediğimiz anlamların ve detayların belleğimizde edindiği yerin güzel bir anlatımı olan bu roman geçmişle ve insanla ilgili derin bir his deneyimiydi. Çok sevdim
Göçmenliğin, yalnızlığın ve kimlik arayışının bir hikayesi. Başkahraman Sandor, sürgün edildiği şehirde kendini geçmişin gölgesinden kurtaramaz. Dilini kaybeder, aidiyetini yitirir ve tek dayanağı takıntılı şekilde bağlı olduğu Line olur. Kısa olduğu çin çabuk okunuyor ama benim sevdiğim bir hikaye değildi.
Bence bu kitabı vaadettiği amaca göre değerlendirmeliyiz. Örneğin yazarımız kitabın sonunda da belirttiği gibi kendi yolunu, yönünü bulmaya çalışan, umutsuzluğa kapılsa da anlam arayışına devam, olasılıklara şans verip denemeyi seçen insanların emeklerini kucaklayan bir dünya oluşturmak istemiş. Bu anlamda incelediğimde ben kitabı sevdim ve sıcak buldum. Eğer daha olay örgüsü içeren kitaplardan hoşlanıyorsanız size durağan gelebilir.Aslında sıradan bir günde olan olaylarla ilerlediği için merak duygusu az. Geçmişe dair bazı belirsizlikler dışında şimdi ne olacak demiyorsunuz. Çalışma hayatının sömürülerinin hepimizin benliğinde etki bırakabildiğini görmek hem yalnız olmadığımı hissettirdi hem de başka pencerelerden bakabilmemi sağladı.
Kahramanımızın günün birinde eşinin ona burnunun sağa yatık olmasıyla ilgili bir şeyler söylemesi üzerine aslında herkesin gözünde kendinin farklı bir açıdan varoluşunun farkındalığını kazanmasını okuyoruz. Olduğu kişinin bazıları için hiçkimse bazıları için daha çok kişi ama hepsinde onların dünyalarına ait bir kurguda gözüktüğünü karşılaştığı her durumda irdelemeye başlıyor. Kendisinin tek ve değişmez olduğunu düşünürken başkalarının bakışındaki kimlik arayışı kitap boyu sürüyor. Kitabın değindiği konu hoşuma gitti ama bu kadar karamsar bir farkındalık ve kaybolmuşluğu okumak pek de keyifli değildi benim adıma. Yazar bu irdelemedeki boğulmuşluğu, yabancılaşmayı güzel hissettirmiş.