Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

hanzade_derin Tarafından Yapılan Yorumlar

22.08.2011

Bir kere adından bile ne kadar basit bir üslupla kaleme alındığını belli eden bir kitap.Ne olursa olsun bir ülkenin ve üstelik de o ülkenin yarısının oyunu almış bir başbakanından 'Tayyip' diye söz etmek nasıl bir saygının göstergesidir?Poyraz,eleştirinin dozunu epeyce kaçırmış.Ayrıca bir insanı Musevi soyundan gelmiş olmasıyla aşağılamak nasıl bir faşizan zihniyetin ürünüdür?Velev ki Musevi olsun,o halde ne diye başımıza şeriatı getirecek diye yaygara koparılıyor?Yoksa Musevi şeratı mı bunca yıldır kastedilen?Tamamen çelişki ve haset ürünü bir kitap bence.
22.08.2011

Kitabın baskısı, çevirisi çok güzel.Konusuna gelince ben biraz yoksulluk ve sefalatle örülü bir aile hikayesini okuyacağımı sanıyordum ama bambaşka bir hikaye çıktı karşıma.Doğrusunu isterseniz kitap son derece çarpıcı adına rağmen içerik olarak biraz iddiasız kalmış.En azından şöyle söyleyeyim.Bizden çok uzaklarda,neredeyse gerçek dışı bir hikaye.Buna rağmen fedakarlık yapmanın bir sınırı olmadığını da öğreten bir kitap.
15.08.2011

Son derece akademik bir dille kaleme alınmış,hiçbir anlatım derinliği ve zevki olmayan bir kitap.Üstelik içerik olarak olarak da verebileceği bir mesaj yok.Hz.Mevlana ve Şems'i sevdirmekten çok uzak.Hatta şunu temin ederim okudukça uzaklaşma ihtimaliniz var o ruh inceliği olan aşk insanlarından.Bazı yerler gerçekten fiyasko.Mesela dervişlerin yemeyi,içmeyi,uyumayı unutan insanlar olması şöyle dursun,kitaba göre dervişler bir ara öyle bir yemişler ki yemekten bayılmışlar ve birtakım kerametlere nail olmuşlar(!)Tercih sizin.
15.08.2011

Kitabı az önce okuyup bitirdim ve bitirinceye kadar da elimden bırakamadım.Ortalardan itibaren kitap sizi sarmaya başlıyor.Gereksiz ayrıntılara boğulmamış,tam tadında,özünde bir kitap.Elif Şafak'ın Aşk'ı edebi zerafet açısından,Aşkın Gözyaşları ise içerdiği ibretli kıssalar, sürükleyicilik ve gerçekçilik açısından kesinlikle övgüye değer.
15.08.2011

Dostoyevski her romanında olduğu gibi rutubetli,tozlu,soğuk, melankolik ve yoksul bir dünya sunuyor okura.Kitap,sonlara doğru güzelleşip,akıcı hale geliyor.Yazarın mahkum psikolojisini, kürek mahkumlarına olan yaklaşımı insan hakları ve vicdani açıdan değerlendirmesi kesinlikle dikkate değer.Ama doğrusunu isterseniz kitabın ilk bölümleri o kadar sıkıcı ve yoğun bir biçimde kaleme alınmış ki,kitaba gösterilen hürmetin, yazarından kaynaklandığını düşünüyor insan.Yani günümüz yazarlarından biri böyle bir kitap kaleme alsa,eminim baskıya bile değer bulunmazdı.Kitabın sayfa kalitesi yayınevinin diğer kitaplarına göre daha düşük seviyede kalmış.