Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930

E-Dergi

Muhittin çiftçi Tarafından Yapılan Yorumlar

17.10.2025

Sözün Bittiği Yerde Başlayan Hikâye

Muhittin Çiftçi’nin “Sessiz Sofra” adlı romanı, sessizlikle konuşan insanların, görünmeyen duyguların ve zamanın içinde yankılanan içsel yolculukların derin bir anlatısı. Yazar, modern insanın içe kapanışını, kaybolan değerlerini ve yeniden doğuş arayışını şiirsel bir dille kaleme alıyor.

Roman, sembolik bir düzlemde “sofra”yı bir buluşma, yüzleşme ve paylaşma mekânı olarak kullanıyor. Her karakter kendi sessizliğinde bir hikâye taşırken, bu hikâyeler insanlığın ortak vicdanında birleşiyor. Çiftçi’nin dili yalın ama katmanlı; her cümlede sükûnetin içinde bir çağrı, bir arayış gizli.

“Bazen en yüksek ses, bir suskunluğun içinden duyulur.”

Sessiz Sofra, edebiyatın derinlik arayan okurlarına hitap eden, ruhsal bir olgunlaşma romanı. Hem bireysel hem toplumsal anlamda “sessizliğin dili”ni çözmeye çalışan bu eser, çağdaş Türk edebiyatında mistik gerçekçiliğin özgün örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
17.10.2025

İnsanlığın Ortak Vicdanına Bir Yolculuk

Bülent Şahin Erdeğer’in “Bilinmeyen Peygamberler: Asya’dan Amerika’ya, Kutuplardan Afrika’ya” adlı eseri, dinler tarihi ile kültürel coğrafyanın kesişiminde yer alan benzersiz bir araştırma. Yazar, kutsal metinlerde adı geçmeyen ama izleri farklı toplumların mitlerinde, efsanelerinde ve ahlak anlayışlarında görülen peygamberlik kavramını küresel bir bakışla ele alıyor.

Erdeğer, Asya’nın dağlarından Afrika’nın çöllerine, Amerika’nın yerli kabilelerinden kutup halklarına kadar geniş bir yelpazede, insanlığın ortak ruhsal kodlarını inceliyor. Kitap, hem tarihsel hem teolojik yönüyle dikkat çekici; bilimsel bir derinliği halk diliyle buluşturuyor.

“Tanrısal çağrı, yalnızca bir coğrafyaya değil, insanlığın tamamına fısıldanmıştır.”

17.10.2025

Yaşamanın Anlamını Arayanlara

“Hayata İz Bırakmak”, sıradan bir kişisel gelişim kitabı değil; yaşamın anlamını sorgulayan, insanın kendi potansiyeliyle yüzleşmesini sağlayan içsel bir rehber. Eser, okuyucusunu başarı, değer ve kalıcılık kavramlarını yeniden düşünmeye davet ediyor.

Yazar, sade ama etkileyici bir üslup kullanarak, “iz bırakmanın” aslında büyük işler yapmak değil, dokunduğumuz hayatlarda bir fark yaratmak olduğunu hatırlatıyor. Her bölüm, bir özdeyiş tadında kısa ama çarpıcı düşüncelerle ilerliyor.

“İz bırakmak, ardında heykel değil; hatırlanacak bir tebessüm bırakmaktır.”

Kitap, hem kendi yolunu arayan gençlere hem de geriye dönüp “ben neyi değiştirdim?” diye soran yetişkinlere hitap ediyor.
Okur, satır aralarında kendi hikâyesini buluyor — çünkü “hayata iz bırakmak”, aslında yaşarken anlam bulmanın en sade hali.