Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Peemee Tarafından Yapılan Yorumlar
bu kitap hakkında söylenecek o kadar şey var ki... Öncekle kitabı okuyalı üzerinden oldukça zaman geçti ve bu süre içerisinde kitap hakkındaki düşüncelerim baya değişti.bu kitabın çok rağbet görmesi tüketim kültürünün üzerimizdeki etkisinin en tipik yansımasıdır. 80 öncesinin Marksistlerinden olan özakman'ın birden nasıl oldu da Atatürkçü bir kimliğe büründüğünü anlayamadım. aslında anladım ama anlamamazlıktan geliyorum. toplum mühendisliğinin şekillendirici etkisi bu kitapta ortaya çıkıyor.kitapta yazanlar oldukça güzel, milli duyguların okşanması adına güzel ve olumlu da sayılabilir. kitabın içeriğine diyeceğim bir şey olamaz. dikkat çekmek istediğim husus işin arka planının görülmesidir. bugün 10. yıl marşıyla coşan kişiler geçmişte bekaa vadisinde katil başlarıyla buluşmuştur. kitap tüketimi yaygınlaştırmanın bir aracıdır. bu açıdan bakarsak ben haklı olduğumu düşünüyorum. kitap edebi açıdan oldukça güzeldi. ama elde ne var ? kim bu kitabı okuduktan sonra ülke adına bir şeyler yapabilirse ne ala!
küreselleşme kavramı ve azınlıklar kavramlarının ayrıntısıyla ele alındığı bir kitap. daha doğrusu ders notlarından oluşturulmuş bu kitapta küreselleşme adına tatmin oldum. Ancak azılıklar konusunda Oran, kendi düşünce sisteminin gerektirdiği biçimde ele almış. ortaya koyduğu çözüm önerileri gerçekçi görünüyor ancak ben samimi bulmuyorum.
ferrarisini satan bilge, ancak gazeteler verdiğinde alabileceğim bir kitaptır. kişisel gelişim kitabı olduğu gayet açık. bahsedilen kişisel gelişim ve beyni kontrol altına alma, budha inancını benimsemekle olacak bir şey değildir bana göre. inancın kişisel gelişimdeki payı oldukça fazla bu kitapta. ilginç ama dolu bir kitap değil. hiç yoktan insanlar okuyacakları kitaplarda seçici olmak zorundadırlar. açıkçası ben zaman kaybettiğimi düşünüyorum. yine de insanların kitaplardan iyi ya da kötü öğrenebileceği bir şey vardır, o yüzden pişman olmadım. julian mantle'nin bir anda kendini yoğun yaşamının dışına çıkarıp, ferrarisini satması akla yatkın ve mantıklı değil.zaten ferrari burada simgesel anlamda ele alınmış.
kongar'ın değindiği konular içerisinde özgün bir konu yoktu. sadece farklı bir yaklaşım tarzı geliştirmiş olmakla beraber kongar'ın değinmek istediği, anlatmak istediği tarihe karşı yaklaşım tarzının taraflı olmaması gerektiğidir. bunun dışında dikkat çektiği konular, okuyan araştıran ortalama bir birey için hiç de göz önünde bulundurulmayacak şeyler değildir. zaten kongar'ın kendisi de tarihçi olmadığını ısrarla belirtmiş ve bir sosyal bilimler öğrencisi olduğunu vurgulamış. okunmaya değer bir kitap, ancak okuyacakların sağlam bir tarih altyapısının olması gerektiğini düşünüyorum. bu koşul, olayları daha rahat analiz edebilme adınadır.
bu kitap tarihi gerçekler ışığında belgelerle mustafa kemal atatürk kitabının bir devamı nitelğinde. ingiliz gizli belgelerinde mustafa kemal'den Türk milliyetçi hareketinin lideri olrak bahsedilmesi, inönü'nün, fevzi çakmak'ın ve birçok kişinin Atatürk'e başbuğ olrak hitap etmesi... Bunların hepsi gün yüzünde olan gerçekler ama kimse bunları bilmiyor. Yazarlar aslında ortaya çok özgün bir şey koymadılar. Sadece göz önünde olmayan şeyleri göz önüne serdiler. Kitap yazmanın kolay olduğu bir ülkede, okunabilecek güzel bir kitap yazabilmek yazarlar açısından takdir edilecek bir durum. Atatürk'ü sevmeyenler bu kitabı okuduklarında aslında kendilerinden farklı olmadıklarını görecekler.Atatürk her ne kadar Batıcı olsa da bu onun değerini azaltmaz. Ziya Gökalp'ın yapmış olduğu hars-medeniyet ayrımını Atatürk yapmamıştır. Harsı aldığınızda otomatik olrak medeniyeti de alırsınız. O yüzden ilk başlarda ben de Atatürk'ün batıcı olmadığı konusunda kafa yormuş, fikir yürütmüştüm. Atatürk doğrudan doğruya kendi deyimiyle bir Türk milliyetçisidir ve benim gözümde de dünyadaki en büyük Türk milliyetçileri arasında yer almaktadır.