Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930
E-Dergi
konar_göçer Tarafından Yapılan Yorumlar
Bir zamanlar Osmanlı çatısı altında birlikte yaşadığımız Bulgarlarla günümüzde bile ne kadar kültür birlikteliği içinde olduğumuzu kitaptaki duygulardan anlıyorum. Büyüklerin yanında çocukları sevemeyen babalar, eşlerine sarılamayan tazecik gelinler bizim hikayelerimizle birebir örtüşüyor. Bir çok sayfayı; ben de böyleyim, böyle hissediyorum, böyle yapıyorum diyerek okudum. Bunlar kitaptaki ikincil konular. Ana konu olan ölümü bir çiçek gibi, bir öğlen güneşinin etrafa yayılması gibi nahif cümlelerle anlatan yazar isyandan uzak bir kabulü sayfalarda hissettiriyor. Bu kabullenme sürecini çocukluktan başlattığı için yazarın gelgitleri, korkuları, çaresizlik anları tüm şeffaflığıyla önümüze seriliyor. Bu da samimiyet olarak okura geçtiği için ben kitabı herkese tavsiye ediyorum.
Gurup kitabı olarak okuduk. Herkes kitaptaki karakterlerden birini kendine yakın hissetti. insanın tekamulünde başına gelenlerle kavga etmek yerine onu kabullenme surecini bizleri de tanık ettiği nahif bir roman olmuş.
Bir şey yap güzel olsun... Kitaptaki beni etkileyen en guzel cumle. Kutlu tarzını sevenler aynı samimiyeti bulacaklardir. sadece karakter sayısının fazla olması kafa karıştırıcı olabilir.
Böyle incecik bir kitapta; acındırma olmadan hastalığı, en derinden aşkı ve onun ellerinden kayışını adım adım okudum. Bıraktığı izlekten geriye bakınca böyle cümleler nasıl kuruluyor dedim. Duru, keskin, içten, kelimelerin kavga etmeden yan yana durduğu cümleler olayları uzakta değil insanın içinde başlatıp bitiriyor. Ara ara okunursa farklı güzellikler bulunacak edebi bir eser. Peyami Safa'nın tarzı neden sevilmeli sorusunun bu kitaptaki karşılığı diğer kitaplarındakiler gibi olmayabilir. Onun için herkesi bu kitabı okumaya davet ediyorum.
Aşıkların nice hallerine 4 farklı aşık üzerinden tanıklık ettiğim kitap beni kurgusu ve samimi diliyle Osmanlı'nın 1. Ahmet dönemine götürdü. Aşkı için canından geçmek mi aşk için her yolu mübah görmek mi? İlahi bir uzantının ipine tutunmak mı, nefsin ipiyle kendini boğmak mı? Sevdiğinde eriyip bir olmak mı, Sevdiğini gün gün eritip yok etmek mi? Sen aşkın hangisisin? Aşk sana hangisini reva görür? Aşkla ölür müsün, öldürür müsün yoksa aşkı? Tüm soruların önüme dizildiği kitap beni evrenine alıp hüzünle, merakla, öfkeyle, sabırla, sükûnetle yoğurdu. Okuyanlar beni anlıyordur. Okumayanlara da gönülden tavsiyemdir...