Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220

E-Dergi

crnnl.unlu Tarafından Yapılan Yorumlar

11.09.2011

Kitap Hugh'un günlüğü şeklinde yazılmış.Elbetteki sevgili günlük diye başlayıp, saat saat rapor verilir gibi yazılmış bir günlük değil bu.Daha ustaca yazılmış.
Ve okuyucu ile konuşur gibi.Hoşuma gitti.

Herşey 14. yüzyıl Britanya'sın da Hugh'un meslek yaşamında cerrahlığı seçmesi ile başlıyor.Ortaçağ da şimdiki teknoloji ve cerrahi aletlerin var olduğunu düşünmeyin.
O zamanlar insanı iyileştirmek bile hoyratçaymış.Baş ağrısıiçin kafatasını deldirtmek bunlardan biri.Hayata heyecan katmak isteyen her sinüzitli kafatası kemiğini bir parça kırdırabilir bence. :)

Kanalizasyonda insan kemikleri bulunduğunda, bunun köyden kaybolan kişilere ait olduğu sanılıyo.Hugh o kemiklerin sahibinin köy dışından birine ait olması dışında cinayete kurban gittiğini de anlıyor.
Köyün en zengini olduğundan köyün sahibi de olan Lord Gilbert onu katili bulması için görevlendiriyor.Bu sırada başka kemiklerde bulunduğundan cerrahlığın yanı sıra dedektifliği iş ediniyor.Lord hazretleri sağ olsun :)
Eh tabi birde Hugh'ın Lord Gilbert'in kız kardeşine duyduğu beğeni var ki bu olcak şey değil.Biri soylu bir diğeri halktan....

Okunması kolay bir kitap ve her sayfada bir merak içindesin.
Hayatına azıcık ortaçağ heyecanı katmak isteyenler bu kitabı okumalısınız..!

Okuduğum ortaçağ roman türünün en iyilerinden biri.Aynısından bir tane daha lütfen- en kısa zamanda !
11.09.2011

Hani elinize alıp sayfalarını teker teker çevirirsiniz ya kitapların, hiç bitmesini istemezsiniz...
Anne kitabı da onlardan biri.
Elime aldım...Okudum...Bırakacağım zaman geldiğin de zaten kitap bitmişti.Hatim eder gibi sayfalarını okudum.
Kitabı elimden bıraktığım da ağlamaktan gözlerim şişmişti :) :)
Etkileyici bir kitap !
Çarpıcı bir konu !
O gerçekten de bir 'Anne'.

O yaşta hamile kalmak...Tüm o anlatılanları yaşamak nasıl birşeydir düşünemiyorum bile.Kitap beni derinden etkiledi.
Kitapta anlatılanları gerçekte yaşayan kimbilir kaç kişi vardır.Biz rahat yatağımız da yatar kitabın konusu dediğimiz o şeyleri okurken...
Her an sorun bulduğumuz sorunsuz hayatlarımızı yaşarken...Kitap aynı zaman da o kadar öğreticiki ! Sorumlu olmayı, güçlü olmayı ,anne olmayı,
sevmeyi, aile bağlarını... öğretiyor bu kitap...Ve çocukluğun yaşanacak en kıymetli zamanlar olduğunu..

Kitapta 16 yaşında ki Sara hamile kalıyor.Ve hayallerde yaşadığından kürtaj zamanı da geçiyor.Hamile olduğunu öğrenen sevgilisi de onu terk ediyor.(Bu kısım da erkek milleti
demeden geçememiştim :) fakat yıllar sonra Danny ile tekrar karşılaştıkların da okuduklarımdan Danny'de üzülmüdüm. )
Doğumdan sonra çocuğu olmayan bir aileye bebeği evlatlık vermeye karar veriliyor.Fakat kaçınılmaz olan; bir anne ile çocuğu
arasında ki o sıkı bağ.Bebeğine kalpten bağlanıyor ve onu bırakmak istemiyor.Evlat edinecek kadın; Eva'da benim bebeğim de benim bebeğim diyip
duruyor.Kızı kaçırıyor ! Sen kimin kızını kimden kaçırıyosun ?
Beni sinir ediyor; sayfaya girip kadını parçalıyacaktım neredeyse :). Bir yandan da yazık dedim o da 'anne' olmak istiyor sonuçta...

Kitapta ki olaylar duygusal bombardımanlarla anlatımış...

ŞİDDETLE TAVSİYE EDERİM ..!