Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Jinoo Tarafından Yapılan Yorumlar
Öyküleri beğenmedim. Aşırı derece betimlemeler içinde boğuldum. Betimlemeler arasından sıyrılıp öyküleri anlamlandıramadım. Olay örgüleri de bir o kadar yavan. Yazmasını destekliyorum ama keşke belli bir seviyeye geldikten sonra kitap çıkarsaydı.
Talha Uğurluel son dönemde yıldızı parlayan araştırmacı yazarlardan. Yazdığı kitapların en iyi özelliği bol görsel materyal ile okuyucuları cezbetmesi. Kudüs birçok yönden değerli bir şehir. Peygamber Efendimizin bu şehirde miraca yükselmesinden dolayı Müslümanlar tarafından ayrı bir kıymeti var. Ama maalesef bu güzelim şehir kaderine terk edilmiş gibi. Araplar ihanet ettiğinden dolayı böyle oldu diyor gibisiniz. Haklılık payınız var ama ne olursa olsun bu şehrin kıymetini bilmek lazım. Talha Uğurluel şehrin bir tarafından diğer bir tarafına bütün esleri kitabında anlatıyor. Bu eserlerin tarihteki yerini ve başlarından geçen hadiselerden de bahsediyor. Okurken büyük keyif aldım. Kudüs hakkında bilgi almak isteyenleri açlıklarını doyuracak bir kitap. Sistematik olarak uzaklaştırıldığımız değerlerin önemini kavramak için okunması gerekir bence.
Aşırı imge olduğundan şiirleri anlamdırmak cidden zor. Şair için belki çok şey ifade edebilir ama maalesef okur anlamakta güçlük çekiyor.
Biraz hayal kırıklığı yaşadım.Kitaba gelecek olursak. Distopik bir eser. Anti kahramanımız Alex tarafından dinliyoruz hikayeyi. Alex şiddete meyilli suç makinesi bir genç. Bir grup arkadaşıyla geceleri sokaklarda terör estiriyorlar. Çekirge misali sıçrarken Alex bir gün polise yakalanır. Hapisten erken çıkmak için gönüllü olarak bir deneye katılır. Deney suçluların şiddete olan eğilimini törpüleyerek topluma kazandırmak amaçlıyor. Bu deney Pavlov'un köpeğini şartlandırması gibi suçlu şiddete başvursa hastalanıp öğürmeye başlıyor. Devlet tarafından iyi olan bu kişi etik olarak iyi midir? Seçim şansı olmayan birinde kişiliğini yansıtabilir mi? Daha bir çok soruyu peşinde getiriyor. Kitabın dil olarak çevirisi zor olduğunu düşünüyorum. Bir kelime birçok anlamda kullanıldığından okurken bana gına geldi. Anti kahramanımıza karşı nefret duygusunu oluşması için belki de bilinçli kullanılıyor. Sonuç olarak öyle aman aman bir kitap değil benim için.
Kitap içinde tehlikeli oyunlar barındırıyor. Kelimelerle adeta dans ediyor. Benzetmek istemem ama Oğuz Atay tadı alıyorum. O tadı almakta her yazara nasip olmaz. Bol bol gülüyorsunuz. Eğleniyorsunuz da. Ama ara vermeden okuduğunuzda sıradanlaşabilir öyküler( Zihniniz bir süre sonra ince ayrıntıları algılamayabilir.) Arada nefes alın ki tadını çıkarasınız. Rüya ve Kadar olarak iki bölüme ayrılan kitabın Kadar kısmındaki öyküleri daha cüretkâr ve sert buldum. Büyülü sezgiler dünyasındaki bu oyunu kaçırmayın.