Toplam yorum: 3.285.128
Bu ayki yorum: 6.654

E-Dergi

Jinoo Tarafından Yapılan Yorumlar

18.02.2021

Sineklerin Tanrısı çok katmanlı üzerine bolca konuşulacak bir kitap. Alegorik bir eser de diyebiliriz. Çevirmen Mina Urgan'ı tebrik etmek lazım en başta. Savaştan kaçırılan çocukların uçakları vurularak bir adaya düşer. Çocukların burada en başta yaşlarına uygun davranışlar sergilerken kim lider olacak kavgasıyla ürpertici bir değişime şahit oluyoruz. Uzun uzun yazmak isterdim ama okuma zevkinize balta vurmak istemem. Hayvan Çiftliği ile eş değer bir yapıt. Kısaca okuyun
18.02.2021

İbrahim Tenekeci rüştünü ispatlamış bir şair. Şiirlerini severim ama bu kitabındaki şiirler diğerlerine nazaran hoş gelmedi. Tenekeci şiirleri okurken üstünden birkaç geçmek gerek.
18.02.2021

Mahir Ünsal Eriş öyküleriyle adından söz ettiren yazarımızdan. Öbürküler romanı 2 bölümden oluşuyor. İlk bölüm Refik Halid Karay'a , 2. Bölüm Hüseyin Rahmi Gürpınar'a ithaf edilmiş. Bölümlerde kullanılan konular iki büyük yazarın kitaplarındaki konularla benzerlik gösteriyor. İki bölümde kullandığı farklı anlatım mükemmel olmuş. Benden eksi notu konunun klişe (bana göre) olmasından alıyor. Keyifle okuduğum bir kitap oldu.
18.02.2021

Sait Faik parçalı cümlelerle bizleri anlattığı sımsıcak bir öykü kitabı Mahalle Kahvesi. Öykülerin geneli bir anlatıcı tarafından dinliyoruz. Bu da okurla samimiyeti artmasına sebep oluyor. Öykülerin konuları çeşitli. Deniz, adalar, azınlıklar, baba ve oğul
vb. En çok sevdiğim yönü Sait Faik'in içimizdeki o çarpışmayı çok güzel betimlemesi. Uyuz Hastalığı Arkasından Hayal öyküsünde sinema kuyruğundaki uyuz hastası birine yardım etmekle etmemek arasında gelgit yaşayan birini çok güzel ifade ediyor. Bilet almayarak uyuz hastasına ilaç alınabilir. Parayı verdin bu sefer kendi eğlencesine parayı harcarsa ?
Öyküleri peşi sıra okumayın. Biraz içinize yayılsın. Okuyunca dediğimi anlarsınız.
18.02.2021

Daha önce Venedik'te Ölüm kitabını okuduğum Thomas Mann bu novellasıyla yine kendine hayran bıraktırıyor. Konu kısaca Elli yaşlarında Rosalie kocasını kaybetmiştir. Dostu niteliğinde olan kızı Anna ve oğlu Eduard ile birlikte yaşar. Rosalie, Eduard'a İngilizce dersi veren, yaşça kendisinden çok küçük olan Amerikalı Ken'e aşık olur ve olayın seyri değişmeye başlar.

Kitap kısa olmasına rağmen içinde tartışılacak birçok öğe barındırıyor. Ruh mu bedeni yönlendirir yoksa beden mi ruhu? Doğa gibi bedenimiz bir süre sonra tekrar filizlenip o yaşadığı güzelliği hücrelerinde yaşar mı? Toplumsal ahlak anlayışı bireyin önünde engel midir? Dini mitler gündelik yaşamımızda da yaşayabilir miyiz? Kitabı okurken birçok soru arasında kalıyoruz. Daha anlatmadığım birçok minik detaylar var. Diyaloglar ustaca yazılmış. Mutlaka bu kitabı okuyunuz.