Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Jinoo Tarafından Yapılan Yorumlar
Olay örgüsü karakterlerin birbirine mektuplaşmasıyla ilerleyen kadın-erkek ilişkisini baz alan kült bir roman. Halide Edip'in kullandığı dili görmek için okunur sırf bu roman. Ana karakterimiz Handan'ın ağzından değil de etrafındakilerin konuşmalarıyla ilerlemesi ilginç geldi. Aşk-ı Memnu tadı bıraktı bende. Sadeleştirilmemiş baskısını okumanızı tavsiye ederim. Günümüzde kullanmadığımız kelimelerin izinden gitmek güzel oluyor.
Otobiyografik öğeler barındıran Felaketzedeler Evi Kübalı William Figuares'in Amerika'da bir bakımevinde geçirdiği günleri anlatıyor. Erotizm içerikler epey barındırıyor. Kitabın bazı bölümlerinde Sosyalizme göndermeler var. Kapitalizme övüyor değil yazar. İki arada bir derede kalmış Kübalıların çaresizliğini gösteriyor. Kitaptan çok yazarın yaşamı ilgimi çekti. Rosales 47 yaşında intihar ediyor. Yazdığı eserleri beğenmediğinde üstünde geçmek yerine yakıyor. Bu eseri de sayfalarının eksik olduğu düşünülüyor. Kitabı okumadan önce Rosales'in hayatını okursanız kitap daha anlamlı gelir size. Bu arada çevirmen Gökhan Aksay'ı güzel çevirisinden dolayı tebrik etmeden geçmeyeyim.
Yoksun adından anlaşılacağı gibi bir yoksunluk üzerine ortaya çıkan, durum hikayeleri. Bazılarını ucu açık. Söylenmek isteyip de söylenemeyenleri söylüyor yazarımız. Öyküseverlere tavsiyem.
Atebetü'l Hakayık yüzyıllar öncesi Hakaniye lehçesiyle yazılmış edebiyat kokan bir öğüt kitabı. Gerçeklerin Eşiği adından anlaşılacağı gibi Ahiret yaşantısı için yapılması ve yapılmaması gereken davranışları şiirsel şekilde anlatıyor. O dönem kitapları gibi dönemin hükümdarına, peygambere meth, Allah'a yakarışta bulunuyor. İş Bankası tercümesi çok güzel olmuş. ( AYŞEGÜL ÇAKAN) Nüshalar arası farklar belirtilmiş. Fazla dipnot girilmemiş. ( Bazı yayınevleri her Farsça ve Arapça kelimenin manalarını diplere tutturuyor.) Günümüzde hayıflandığımız birçok şey o dönemde de olduğunu duyunca yaşam tekrarın tekrarı demeden duramıyor insan.
Postmodern teknikle dayalı döşeli öykülerden 3 tane bulunuyor kitapta. Zaten 3 öykü var. Şimdiden diyeyim post kafayı yaşamıyorsanız öyküler size hitap etmeyebilir. 3 Kadın kahramanımız şimdi, gelecek, geçmiş arasında gidip geliyorlar. Sedat Demir genel kültürünü ( Sinema, Müzik) öykülerinde konuşturuyor. Bahsettiği filmlere, müziklere tutununca daha tatlı oluyor. Anlatıcının anlatıcı olarak kıvraklığı hoşuma gitti. Öyküde bazen bir karakter gibi bazen 3. bir anlatıcı gibi durması hoşuma gitti. Samatya'yı bilmiyorum ama orada yaşayanlara ve bilenlere tanıdık mekanlar gelecektir. 2 öyküde bolca sokaklardan ve mekanlardan bahsediliyor. 3. öykü ( Suzan Dilber)haricinde diğer öyküler güzeldi. Öykü severlere tavsiye ederim.