Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220
E-Dergi
betul.ayd Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitap insana evrenin efendisi olmadığını tekrar hatırlatarak farklı gezegenler ve varlıkların tasvirini hayal gücünüzü sonuna kadar kullandırarak kendini sevdiriyor. Bazı uzay-bilim terimlerinin geçtiği yerler ilerlemeye engel olsa da kitaptaki her karakterin duygusunun içine girebiliyorsunuz. Farklı gezegen ve varlıklarla karşılaşmaya hazır mıyız, bunu yaparken bilincimizin bizim bile farkında olmadığımız en derin gizemleri ile nasıl yüzleşeceğiz gibi soruları sordurdu.. Bildiğimiz anlamıyla ölüm gerçekten bir yok oluş mu ? Kris gibi düşünüyorum sanırım “içimde acımasız mucizeler döneminin geçmediğine ilişkin sarsılmaz bir inanç var hâlâ.
Bu kitap gerçeklik algısının ne olduğunu, normal ve anormal kavramları üzerinden sorgulamanızı sağlıyor. Gerçek bir yaşantının kurgulanmış hali olduğu için daha da çarpıcı. Bir insan duygularından ve çarpık düşüncelerinden kurtulmak için kendine nasıl bambaşka bir dünya yaratarak kendini gerçek dünyanın zorluklarından ve tehlikelerinden koruyabilir bunu gösteriyor. Deborah ve diğer tüm “hastalarla” empati kurduğumuzda aslında yalnızca toplumun benimsediği “gerçek” dünyaya uyum sağlamaya çalışan “normal” bir insan olduğunuzu görüyorsunuz.
Bir zombinin gözünden yaşam ve ölümün anlamını, hüznü ve fosilleşen acıyı okuyorsunuz. Kitap geçmiş ve gelecek muhasebesi yapan zombiyi anlamamızı sağlarken, parçalanan beden bölümleri üzerinden karmaşık yasa değiyor bir yandan da, ayrıca ana karakter zombi olsa da aslında siz de içinizde bir yerlerde “yaşayan ölü” olma ihtimalinize kafa yoruyorsunuz. Kitabın en sevdiğim bölümü “Sana nasıl ölmek isterdin, diye soruyorum. Cevabın hazır. “İyi bir günün ardından, uykumda,” diyorsun. “ kısmı oldu. Yaşama ‘elveda’ demekten kaçıyoruz çoğumuz, gerçekten de sonsuza dek sürüyor derken, bitiyor.
Politik psikoloji deyince akla Vamık Volkan gelir ancak artık Deniz Ülke hoca ve Hadiye hoca da gelecek. Cumhuriyetimizin kuruluşunu politik psikoloji kavramlarıyla açıklayarak, o döneme ve yaşananlara bambaşka bir perspektiften bakmanızı sağlıyor kitap. Eğer psikoloji mezunuysanız okurken yer yer tekrarlara düşüldüğünü hissediyorsunuz ancak her kesimden okurun tarihi olayları psikopolitik kavramlarla ilişkilendirebilmek açısından bu tekrarlara ihtiyaç var gibi de. Kitabın en güçlü yanı mükemmel bir kaynakçaya sahip olması, yazarlara oldukça imrendim. Tarihimizle ilgili önemli olayların politik psikoloji perspektifinden incelendiği daha fazla eserin yayınlanması dileğimle.. politik psikoloji kavramlarını bir kez öğrendiğinizde dünya gündemine ve ülke gündemine başka bi yerden bakıyorsunuz.
Kitap ihmalin, istismarın ve kötü muamelenin bir çocuğun hayatını nasıl etkileyebileceğini gösteriyor. Bazı çocuklar tepkisiz bir anne baba yerine kötü muamele eden anne babayı yeğler.. Sahi aile bu kadar kutsal mı? Sorusunu sorduran bir kitap..