Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Abdurrahman Sefa Tarafından Yapılan Yorumlar

09.01.2006

Eser baştan sona büyük bir merakla okunacak tipte.Bir solukta okuyacağınıza inandığım bir kitap.Kitabın içinde ki konular birbirinden ilginç benim en çok dikkatimi çeken hitler ve ufolarla ilgili olan kısımlar oldu. Bakalım sizin ilginizi hangi konular daha çok çekecek. Okumanızı şiddetle tavsiye ederim.En azından merak ettiğiniz bazı konular hakkında ön bilginiz olur.
06.01.2006

Ruhun mu ateş,yoksa o gözler mi alevden?

Bilmem,bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?

Pervane olan kendini gizler mi alevden?

Sen istedin,ondan bu gönül zorla tutuştu…



Gün senden ışık alsa da bir renge bürünse;

Ay secde edip çehrene yerlerde sürünse;

Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan,

Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse…



Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,

Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla!

Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince

Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince

Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;

Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.

Gözler ki birer parçasıdır senden İlahın,

Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,

Vur şanlı silahınla,gönül mülkü düzelsin

Sen öldürüyorken de,vururken de güzelsin!



Bir başka füsun fışkırıyor sanki yüzünden,

Bir yüz ki yapılmış dişi kaplanla hüzünden…

Hasret sana,ey yirmi yılın taze baharı,

Valsınla da dinmez yine bağrımdaki ağrı.

Dinmez! Gönlün,tapmanın,aşkın sesidir bu!

Hasret çekerek uğruna ölmek de kolaydı,

Görmek seni ukbadan eğer mümkün olaydı.



Dünyayı boğup mahşere döndürse denizler,

Tek bendeki volkanları söndürse denizler!

Hala yaşıyor gizlenerek ruhuma “Kaabil”,

İmkanı bulunsaydı,bütün ömre mukabil

Sırretmeye elden seni bir perde olurdum.

Toprak gibi her çiğnediğin yerde olurdum.



Mehtaplı yüzün Tanrı’yı kıskandırıyordur.

En hisli şiirden de örülmez bu güzellik.

Yaklaşması güç,senden uzaklaşması zordur;

Kalbin işidir,gözle görülmez bu güzellik…


Kendini askerliğe adamış onurlu bir Yüzbaşı nın başından geçen olaylar.Kelimelerle güzelliğini anlatamayacağım bir eser. Atsız Atamız'ın ellerine sağlık. Atsız Atamız'ın Ruhu Şad Mekanı Tanrı Dağı olsun.

TANRI TÜRK'ÜNÜ KORUYACAKTIR!
31.12.2005

Ömer Seyfettin'in en çok etkilendiğim hikayelerinden biri. Osmanlı Padişahı, şımarık Şah İsmail'e elçi göndermek ister.Bir süre araştırma yapıldıktan sonra uygun kişinin bir çiftlik sahibi olan Muhsin Çelebi olduğuna karar verilir.Muhsin Çelebi'ye bu görev teklif edilir , o da hiç düşünmeden görevi kabul eder.Çiftliğini rehin vererek giymek için pembe incili bir kaftan yaptırır.Nihayet Şah İsmail'in karşısına varılır.Uyanık Şah İsmail;yerdeki bütün halıları Türk elçisi ayakta dursun diye toplatmıştır.Ama Muhsin Çelebi sırtındaki paha biçilmez kaftanı yere serer ve oturur.Söyleyeceklerini söyledikten sonra gitmek için kalkar ve yürür.Kaftanını unuttuğunu söylerler, O da 'bir Türk yere serdiği şeyi tekrar üstüne almaz' der ve çıkar gider.Memlekete döndükten sonra çiftliğini rehinden kurtaramaz,padişahtan da para kabul etmez.Hayatını sebze satarak fakir bir şekilde devam ettirir ve bir gün bile sızlanmaz.Harika bir eser. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim.Ben bu eseri ilkokulda iken okumuştum.
31.12.2005

Gururundan asla ödün vermeyen Koca Ali isimli bir demircinin bir iftira sonucu mahkeme kararıyla kolu kesilmek üzereyken bir kasabın diyetini ödemesiyle serbest kalması ve kasabın yanında çalışmaya başlamasının anlatıldığı.Kasabın hergün Koca Ali'ye 'kolunun diyetini ben ödedim' diyerek yaptığı işi başına kakması,Koca Ali'nin bunu gururuna yediremeyerek kolunu kesip kasabın suratına atması... Etkileyici bir hikaye.
28.12.2005

SELAM

İçim yine sevinçle dolup yanıyor;
Sanki deniz olmuş, dalgalanıyor.

Uzak uzak ülkelerden döndüm seferden;
Yaralarım ağır, fakat mestim zaferden;

Zafer, ümit kaynağının bir çeşmesidir.
Zafer bir çok gönüllerin birleşmesidir.

Gönülleri birleşenler ölse de bir gün
Gök kubbede kalacaktır seslerinden ün.

Gönülleri birleşenler! Selam sizlere!
Uzaklarda dertleşenler! Selam sizlere!

Selam sana hücrelerde benzi solan genç!
Selam sana ey yılları heba olan genç!

İstikbalim gitti diye yaslanma sakın!
İstikbalin değil, ruhun Tanrı'ya yakın!

O yalancı istikbale bir perde indir!
"Gerçek yarın" unutma ki bir gün senindir!

Selam sana yavrusundan ayrılan kadın!
Kimbilir sen gizli gizli nasıl ağladın!

Ne bir damla gözyaşı dök, ne yasla dövün;
Sen yaşarken öksüz kalan yavrunla övün!

Gür sütünle asladığın erlik cevheri
Yapacaktır onu yaman bir çeri...

Tek bir kadın değilsin sen... Sen bir ocaksın!
Madem ki bir adın Atsız, katlanacaksın!

Kafkasya'da can veren bir şehidin kızı
Bir çeliktir... Yüreğinde erir her sızı...

Varsın, bağrın fırkatıyle yavrunun yansın...
Yansın, dayan! Çünkü sen de bir kahramansın!

Ey ekmeği alınanlar! Selam sizlere!
Ey rütbesi çalınanlar! Selam sizlere!

Kardeş yahut arkadaştır diye evleri,
Ocakları dağıtılan ülkü devleri!

Selam size! Üstünüzde bütün bakışlar,
Bir gün olur, tarih sizi elbet alkışlar!

Ey ciğeri parçalanan kahpe veremden
Ne beklersin dünyadaki sahte keremden?

Ciğerlerin sönüyorken Tanrı'yı andın;
Tasa etme, gerçekleşir mukaddes andın.

Hepinize sevgilerle coşkun selamlar!
Şehitlerimiz bile sizi belki selamlar

İçtiğiniz ıztıraplar size kımızdır
Bu acılar mazimize selamımızdır.

En tatlı bir hayalimdir bu selam benim
Kırk derece sıcaklıkta erirken tenim...

Çekiyoruz bunalarak fakat ne çıkar?
Ulu Tanrı bir gün elbet bizi yargılar.

Bütün dünya sağırlaşsa o bizi dinler
O'nun rahmet denizinde ruhlar serinler.

Ey hırçın genç, ey güzel kız! Bırakın yası...
Yeter temiz gönüllerin bizi anması...

Toprak ana uyuturken koynunda bizi
Yarinkiler biçicektir ektiğimizi,

Yeşermesi ektiğimiz tohumun haktır,
İşte o gün ruhlarımız şad olacaktır!

Selam şanlı mazimize! Selam yarına!
Selam zafer ordusunun silahlarına!

Ey geçmişin yiğitleri! Selam sizlere
Ey yarının şehitleri! Selam sizlere!

Siz tarihe yazıyorken şanlı bir satır
Aranızda bulunacak güleç bir batır

Atsız oğlu Yağmur denen bu yağız çeri
Atılarak hepinizden daha ileri

Güldürecek babasının yanık ruhunu
Ruh ve yürek sağırları anlamaz bunu

Karışınca gövdem yurdun topraklarına
Ruhum uçar ırkımızın bayraklarına,

Varlığın sevgisi onlara taşır
Kendisi de ay-yıldıza belki karışır

Bir gün gelip ırkımızın gürbüz erleri
Adım adım dolaşırken kutlu yerleri

Vaktiyle bir Atsız varmış derlerse ne hoş
Anılmakla hangi bir ruh olmaz ki sarhoş?

Haydi artık dinsin bütün ıztırapların
Ufuklardan sanlı bir gün doğacak yarın

Güzellikle sıcaklıkla ve ihtişamla...
Kumandasız hazır olup onu selamla!

Gönlündeki yaraların kanını dindir...
Yüzde yüz Türk olduğun gün cihan senindir...

Başka yoruma ne hacet. YÜZDE YÜZ TÜRK OLDUĞUN GÜN CİHAN SENİNDİR. ATSIZ ATAMIZ'IN RUHU ŞAD MEKANI TANRI DAĞI OLSUN.