Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899
E-Dergi
mselim0654 Tarafından Yapılan Yorumlar
Golyan Devrimi, dünya haritasında yerini bir türlü bulamadığımız bir ülkede, Hayristan Cumhuriyeti’nde geçen on dört öyküden oluşmakta. Öykülerin kahramanları Hayristan’ın yöneticileri, politikacıları, askerleri, yazarları, iş adamları, yosmaları. Değişik öykülerde yer yer kesişen olaylar ve yeniden beliren kişiler yapıta aynı zamanda dağınık bir roman görüntüsü vermekte. Ne olursa olsun, bu kitapta da Tahsin Yücel’in kendine özgü “ironi”sini buluyor, Golyan Devrimi’nin öyküseverler için bir okuma şöleni olacağı
Yazarın okuduğum ikinci kitabı, birincisi 1473'tü. Her iki kitap konu olarak birbirinden son derece farklıydı. Bu kitap bir polisiye, ama bildiğiniz polisiyelerden değil. 'Bir insandan nasıl bir katil yaratılır'ın öyküsüydü. Doğduğu ilk günden beri ilgisiz ve sevgisiz büyüyen Zeynel'in, nam-ı diğer, Soyka'nın öyküsü. Soyka benim ailemde de küfür olarak kullanılan bir kelime. Anlamını ise bu kitapta öğrendim
Tel Aviv’in dışındaki bir barakaya sığışmış bir aile: Ailenin hayatının tek hâkimi, fevri ve duygusal Lucette ya da herkesin kullandığı adıyla “Anne”. Kabına sığmayan iyi kalpli oğlu Sammy. Hiçbir işte dikiş tutturamayan güzel kızı Corinne. Küçük kızı, ailenin hikâyesinin sessiz tanığı ve anlatıcısı, herkesin çağırdığı adıyla “çocuk”.
Hayatlarının daimi bir parçası olan Lucette’in annesi, onlarınkine komşu “çeyrek baraka”sında yaşayan Nona. Ve Maurice: Kendini siyasi davasına adamış, zaman zaman belirip kaybolan esrarengiz baba.
Şuanda biri benden kitap tavsiyesi istese ilk önereceğim kitaplardan biri kesinlikle Huzursuzluk olurdu. Hatta ölmeden önce okunacaklar listesi yapacak olursanız, ilk okuyacağınız kitaplardan biri kesinlikle bu kitap olmalı. Tabii ki tür bakımından herkesin okuma zevki farklı olabilir lakin dünya görüşü biraz da olsa şekillenmiş herkesin “iyi ki okumuşum” diyeceğine inandığım mükemmel bir eser…
Mektuplar...
Yeni neslin çok da aşina olmadığı, eski devirlerde yaşayan insanların telgraftan sonra, gelen tek haberleşme kaynağı. Özellikle sevgiliye yazılan mektuplar...
Söze dökülmekte zorlanılan hislerin, yazıya dökülmesiyle daha bir anlam kazanır. Özellikle de kullanılan yazım dili, etkin bir yazım dili ise. Boşuna dememiş atalarımız, " Söz uçar, yazı kalır. " diye!...