Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899
E-Dergi
mselim0654 Tarafından Yapılan Yorumlar
Charles Dickens'ın çok yakın arkadaşı olan yazarımızın Türkiye'de bilinen tek eseri Beyazlı Kadın İngiliz Edebiyatı'nda "Gotik" eserler arasında yerini alıyor. Bir parça gerilim belki dram daha çok da merak duygusunu barındaran bu kitap sizi Victoria Dönemi'nin İngilteresine götürüyor.
Kitap 740 küsür sayfa olmasıyla beraber akıcılığından ve heyecanından olsa hiç gözünüze gelmiyor. Ve ne zaman bittiğini anlamıyorsunuz.
Malaparte’nin deyişiyle; “Sessizliğin saflığını herhangi bir sesin bayalığıyla lekelemeden” bu mahvolmuş kitabı, yani can çekişen ‘Kaputt’u anlatmanın başkaca bir yolu yok. O kadar kederlidir ki, nüktedanlığında bile bıçaklanmayı hissedersiniz. Sözcüklerin peşinde giderken, ferasetini anlamak üzere bir an duraksamaya görün, hemencecik bitiyor yanı başınızda, tuhaf bir canlıya dönüşüyor elinde bir çift kadehle Malaparte. Sizi kahredecek anlattıklarıyla, ahlaktan bahsetmeye kimsenin dili varmayacak ve insanlığımızın üstünde hunharca tepinmeye başlayacak.
Kitap bana göre iyiydi. Her kitabın insana birşeyler kattığına inanırım bazen bazı kitaplar kimi insanlar tarafından beğenilmiyor yada çok beğeniliyor olabiliyor. Bendeki durum ortalamanın üstü olsada bazı bölümlerinde Italya'nın kurtarıcısı olarak gösterilen Amerika'nın kitabın başından sonuna kadar yazarın yere göğe sığdıramaması beni biraz kötü anlamda etkiledi. Ve köpeğinin kayıp olup bulma çabaları sırasında yaşadığı dehşet beni çok etkiledi. Kitabın devam niteliği taşıdığını da söylemeliyim zaman zaman ilk kitap olan kaput'a göndermeler yapıyor yazar ama ben okurken eksikliğini hissetmedim.
Kitabı çok sevdiğim, değer verdiğim bir arkadaşın “on kere okudum, hep baş ucumda durur” demesiyle aramaya başladım. Barış Bıçakçı bildiğim ve sevdiğim bir yazardı zaten ama bu kitabı o sözlerden sonra özellikle aramaya başladım. Bulduğumda elime almadan öyle baktım rafta incecik duran kitaba. Şimdi dedim Barış Bıçakçı şu incecik kitaba neler sığdırdı yine kim bilir. Kitaplarına genel olarak uzun ve garip isimler koymak konusunda usta bir yazarımız.
Çocukluğunu özleyenlere veya çocukluğuna ait saf duyguları arayanlara özenle duyurulur... Pâl Sokağı Çocukları ‘ ında kendi küçük ama kalbi dünyalardan büyük Nemecsek ‘ in dürüstlüğünü , özverisini , arsası ( arkadaşlarıyla beraber oynadığını , tüm zamanı geçtiği , kaleleri olarak niteliği eşsiz yer) uğruna hayatından olmasını konu ediniyor. Nemescek ve arkadaşları bize insanlık adına çok şeyler anlatıyor ve hatırlatıyor...