Türkiye insanı olarak hep çok zor şartlarda olduk. Gerek Kurtuluş savaşımız, Osmanılının son dönemi, Batının Türkiye ye bakışı, jeopolitik durumda oluşumuz, müslüman bir devlet olmamızın yanında laikliği sürdürebilmemiz hep bu şartların ağırlaşmasına neden olmuştur. Dilimizden uzaklaştırğımız, tarihimizi hep yabancılaran gözlükleryle baktığmız bir dönemi yaşıyoruz ne yazık ki. Kendi tarihimize yabancı kaldık. Magazin kültürle, mankenlerin neler yaptığı, ne içip yediği, kimlerle beraber oldukları, üç günlük bestelerin müzik olarak algılandığı, eğitimin emek vermeden kısa sürede bir şeyler elde etmek için test haline getirildiği bir yaşama sürüklendik. Oysa biz Türkler, neler yapmadık ki tarih boyunca...... Gerçekten de tarihi başlatan, kağıdı bulan, haritayı bulan, astrolojide gelişmeler yaratan, matematik konusunda dehalar yaratan, biz Türkler, kendimizi tanımıyoruz. Ve tüm buluşlarımızı başkalarına kaptırdığımız gibi tarihimizi de kaptırıp bize yanlış lanse edilmesine neden olabiliyoruz. Hulki Cevizoğlu'nun eseri, bizi bu konuda aydınlatıyor. Osmanlı Arşivlerinin bir kısımının hurda kağıt diye satılırken Yunanistan'ın eline geçmesi ve onlarırn bunu kıymetli bir hazine olarak saklaması umarım bize hatalarımızın büyüklüğünü biraz olsun anlatıyordur. TArihimize, dilimize, müziğimize, geleneklerimize biraz olsun sahip çıkalım diyen bu tür eserelere kulak verelim.