Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Hazal Bihter Boylu

Sanata ve insan davranışlarına tutkulu bir yolculuğun içindeyim. Sanatın büyüsüne ve insanların karmaşık davranışlarına duyduğum ilgi, beni sanat tarihi ve davranış bilimlerine yönlendirdi. Şu an Sanat Tarihi yüksek lisans ve Davranış Bilimleri yüksek lisans ile doktora programlarımı tamamladım ve bu süreçte hem sanat hem de insan psikolojisi konularında kendimi derinlemesine geliştirme fırsatı buldum. Kitaplar, eleştiri yazıları ve bir dizi sanat tarihi raporuyla dolu bir geçmişe sahibim. Kitapların sayfaları arasında kaybolmayı ve sanat eserlerini inceleme tutkum, beni sanatın derinliklerine çekiyor. Ayrıca, davranış bilimleri alanındaki araştırmalarım, insanların düşünce süreçlerini ve eylemlerini anlama isteğimle uyum içinde. Bu yolculuğum, beni sanatın görsel ve duygusal bir deneyim olduğunu anlamaya ve insanların neden belirli davranışları sergilediğini araştırmaya yöneltti.

Hazal Bihter Boylu Tarafından Yapılan Yorumlar

07.02.2026

Star Anlat Bakalım 2, Tabu tarzı kelime oyunlarını sevenler için son derece eğlenceli ve tempolu bir oyun. Karttaki kelimeyi anlatmaya çalışırken yasaklı kelimeleri kullanamamak, oyunu hem zorlaştırıyor hem de bol kahkahalı anlar yaratıyor. Her turda hızlı düşünmek, farklı yollar denemek ve takım arkadaşınla iyi bir iletişim kurmak gerekiyor.

Oyun kısa sürede öğreniliyor ama her oynayışta farklı bir keyif sunuyor. Kelime dağarcığını geliştirmesi, dikkat ve ifade becerilerini desteklemesi de cabası. Ailece ya da arkadaş ortamında kolayca kurulup oynanabilmesiyle, klasik Tabu mantığını sevenlerin rahatlıkla seveceği, eğlencesi yüksek bir kart oyunu.
07.02.2026

“Stephen Hawking / Ünlü Dahiler Serisi”, çocuklara bilimi ve azmi aynı anda anlatmayı başaran ilham verici bir kitap. Stephen Hawking’in hayatı, yalnızca büyük bilimsel başarılar üzerinden değil; karşılaştığı zorluklara rağmen vazgeçmeyen duruşu üzerinden aktarılıyor. Bu yaklaşım, çocuklara bilginin kadar kararlılığın da ne kadar önemli olduğunu güçlü bir şekilde hissettiriyor.

Sade ve anlaşılır dili sayesinde karmaşık bilimsel kavramlar çocukların gözünü korkutmadan sunuluyor; merak duygusu ön planda tutuluyor. Kitap, “engeller”in bir son değil, yeni yollar bulmak için bir başlangıç olabileceği mesajını incelikle veriyor. Bilim insanlarını ulaşılmaz figürler olmaktan çıkarıp çocuklara yakınlaştıran bu anlatım, okuma isteğini artıran ve özgüven aşılayan nitelikte. Bilimi sevdirmek isteyen ebeveynler ve çocuk yayıncılığında ilham temalı çalışmalara önem veren editörler için dikkat çekici bir eser.
07.02.2026

“Tutankhamun / Ünlü Dahiler Serisi”, çocuklara tarihi sevdirmeyi amaçlayan, kısa ama etkileyici bir anlatı sunuyor. Tutankhamun’un kendi ağzından aktarılan hikâyesi, çocukların empati kurmasını kolaylaştırırken Antik Mısır’a dair merakı da doğal biçimde tetikliyor. Erken yaşta kaybedilen bir hayatın, yüzyıllar sonra nasıl yeniden keşfedildiğini anlatması, kitabı yalnızca bilgilendirici değil aynı zamanda düşündürücü kılıyor.

Sade dili, akıcı kurgusu ve görsellerle desteklenen anlatımı sayesinde çocuklar tarihi bir ders gibi değil, keyifli bir hikâye olarak okuyor. Ün, keşif ve zaman kavramlarını çocukların anlayabileceği bir çerçevede sunması, serinin eğitici gücünü artırıyor. Tarihe ilk adımını atan çocuklar için ilham verici bir başlangıç; çocuk yayıncılığında hem içerik hem anlatım açısından özenli çalışmalara önem veren editörlerin de dikkatini çekecek başarılı bir kitap.
07.02.2026

Kitap, kapsamı ve yaklaşımıyla son derece güçlü bir çalışma. Kitabı okurken, kadınların Türk tarihinde “arka planda” değil; töreyi, inancı, kültürü ve toplumsal dönüşümü taşıyan asli aktörler olduğunu net biçimde görüyorsunuz. Metin, romantize eden bir anlatıdan uzak; akademik temeli sağlam ama okuru yormayan bir dil kurmayı başarıyor.
En etkileyici yanı, kadınları tek bir dönem ya da kimlikle sınırlamaması. İslâm öncesi Türk toplumundan Osmanlı’ya, Orta Asya bozkırlarından Cumhuriyet’e uzanan bir zaman diliminde; sultanlardan velîlere, aydınlardan mücadele insanlarına kadar çok katmanlı bir portre sunuluyor. Her bölüm, kadının yalnızca “temsil edilen” değil, tarihi fiilen şekillendiren bir özne olduğunu ikna edici biçimde ortaya koyuyor. Alanında uzman akademisyenlerin katkısıyla hazırlanan bu eser, hem referans niteliği taşıyor hem de okurda güçlü bir tarihsel farkındalık yaratıyor. Türk tarihine kadın merkezli, derinlikli ve saygılı bir bakış arayan herkes için kıymetli bir okuma.
07.02.2026

Sarsıcı derecede sorumluluk odaklı bir eser. Andrew Carnegie, henüz 35 yaşındayken kaleme aldığı bu makalelerde zenginliği bir ayrıcalık değil, ağır bir toplumsal emanet olarak ele alıyor. Okurken insanın aklında tek bir soru dolaşıyor: Sahip olduklarımız gerçekten bizim mi, yoksa toplum adına geçici olarak elimizde mi?

Kitabın en çarpıcı yönü, hayırseverliği duygusal bir iyilik hali olarak değil; sistemli, bilinçli ve dönüştürücü bir görev olarak tanımlaması. Carnegie, servetin miras yoluyla aktarılmasını ya da gelişigüzel bağışları eleştirirken, paranın eğitime, bilime ve kalıcı toplumsal faydaya yönlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Bugün hâlâ geçerliliğini koruyan bu yaklaşım, modern filantropinin neden ve nasıl şekillendiğini anlamak açısından son derece ufuk açıcı. Cep boy olmasına rağmen düşünsel ağırlığı yüksek; ekonomi, etik ve toplumsal sorumluluk üzerine düşünen herkes için kısa ama etkisi uzun süren, temel bir metin.