Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Hazal Bihter Boylu

Sanata ve insan davranışlarına tutkulu bir yolculuğun içindeyim. Sanatın büyüsüne ve insanların karmaşık davranışlarına duyduğum ilgi, beni sanat tarihi ve davranış bilimlerine yönlendirdi. Şu an Sanat Tarihi yüksek lisans ve Davranış Bilimleri yüksek lisans ile doktora programlarımı tamamladım ve bu süreçte hem sanat hem de insan psikolojisi konularında kendimi derinlemesine geliştirme fırsatı buldum. Kitaplar, eleştiri yazıları ve bir dizi sanat tarihi raporuyla dolu bir geçmişe sahibim. Kitapların sayfaları arasında kaybolmayı ve sanat eserlerini inceleme tutkum, beni sanatın derinliklerine çekiyor. Ayrıca, davranış bilimleri alanındaki araştırmalarım, insanların düşünce süreçlerini ve eylemlerini anlama isteğimle uyum içinde. Bu yolculuğum, beni sanatın görsel ve duygusal bir deneyim olduğunu anlamaya ve insanların neden belirli davranışları sergilediğini araştırmaya yöneltti.

Hazal Bihter Boylu Tarafından Yapılan Yorumlar

07.02.2026

“Mimar Sinan / Mimari Deha Üstad Koca Sinan”, çocuklara mimarlığı ve tarihi sevdirmeyi hedefleyen, öğretici olduğu kadar ilham verici bir kitap. Cezmi Ersöz’ün anlatımı, Mimar Sinan’ı yalnızca büyük bir isim olarak değil; düşünen, üreten ve hayal eden bir deha olarak çocukların dünyasına yakın bir dille sunuyor. Kitap, camilerden köprülere uzanan eserleri tanıtırken mimarlık ve mühendislik kavramlarını karmaşıklaştırmadan, merak uyandırıcı bir şekilde aktarıyor.

Serinin genel çizgisine uygun olarak bu kitap da bilgiyi hikâyeleştirerek veriyor; çocuklara hem tarihsel bir bilinç kazandırıyor hem de “yapmak” ve “üretmek” üzerine düşünme alanı açıyor. Görsel destekli anlatımı ve sade dili sayesinde, erken yaşta mimarlık ve bilimle tanışmak isteyen çocuklar için güçlü bir başlangıç sunuyor. Değerler eğitimiyle bilgiyi dengeli biçimde buluşturan bu eser, çocuk yayıncılığında nitelik arayan editörlerin de dikkatini çekecek başarılı bir örnek.
07.02.2026

2026 Kitapyurdu Masa Takvimi (Kediler), gündelik hayatın temposu içinde küçük ama sıcak bir mutluluk alanı açıyor. Her sayfada yer alan kediler, yalnızca sevimlilikleriyle değil; halleri, bakışları ve duruşlarıyla günün ruhuna eşlik eden sakin birer an yaratıyor. Takvim, masaya her bakıldığında gülümseten, çalışırken bile insanı yavaşlatıp nefes aldıran bir atmosfer sunuyor.

Görsel seçkideki özen ve sayfa düzenindeki sadelik, kedilerin doğal cazibesini ön plana çıkarıyor; abartıya kaçmadan samimi bir etki yaratıyor. Bu yönüyle takvim, sadece kedi severler için değil, masa başında estetik ve pozitif bir detay arayan herkes için keyifli bir eşlikçi. Günlük kullanım nesnesini duygusal bir bağ kurulan objeye dönüştürmesiyle, editörlerin de dikkatini çekecek ölçüde dengeli, sıcak ve özenli bir çalışma.
07.02.2026

2026 Kitapyurdu Masa Takvimi (Atatürk), bir masa takviminden beklenen işlevin ötesine geçerek tarihsel bir saygı duruşu niteliği taşıyor. Her sayfada Atatürk’ün farklı bir yönünü yansıtan görseller ve seçilmiş anlatılar, yıl boyunca okurun masasında düşünsel bir eşlikçi oluşturuyor. Takvim, kronolojik bir zaman takip aracından çok, Cumhuriyet’in kurucu değerleriyle her gün yeniden temas etmeyi sağlayan anlamlı bir yayın.

Tasarımındaki sadelik ve görsel seçkideki özen, Atatürk’ün mirasını abartıdan uzak ama güçlü bir dille aktarıyor. Bu yaklaşım, hem gündelik kullanımda sürekli göz önünde bulunan bir obje olarak takvimi değerli kılıyor hem de tarihsel belleği canlı tutuyor. İçerik ile biçim arasındaki dengesi sayesinde, koleksiyon niteliği taşıyan; editörler açısından da tematik tutarlılığı ve saygılı anlatımıyla öne çıkan, nitelikli bir masa takvimi.
07.02.2026

2026 Kitapyurdu Masa Takvimi (Surname), klasik sanatla gündelik hayatı zarif bir biçimde buluşturan, estetik değeri yüksek bir yayın. Her sayfasında yer alan minyatürler, Osmanlı saray kültürünü ve dönemin görsel anlatım zenginliğini yalnızca süsleyici bir unsur olarak değil, kültürel bir hafıza olarak okurun masasına taşıyor. Takvim, zamanı takip etmenin ötesinde, her gün bakıldığında yeni bir ayrıntı fark ettiren bir sanat nesnesi hissi uyandırıyor.

Surname geleneğinden beslenen bu seçki, minyatür sanatının anlatıcı gücünü başarıyla yansıtıyor; renk, kompozisyon ve detaylar aracılığıyla tarihsel bir süreklilik kuruyor. Yayının sade ama özenli tasarımı, görsellerin ön plana çıkmasına imkân tanırken, masa takvimi formatını nitelikli bir kültür objesine dönüştürüyor. Sanat tarihine, geleneksel kitap sanatlarına ve görsel hafızaya önem veren okurlar kadar; yayıncılıkta estetik bütünlük ve özgünlük arayan editörlerin de dikkatini çekecek, koleksiyonluk bir çalışma.
07.02.2026

“Metis Ajanda 2026: Anlıyor musun Değil Mi?”, bir ajandadan beklenenin çok ötesine geçerek okuru yıl boyunca düşünen, sorgulayan ve dinlemeye davet eden nitelikli bir eşlikçi sunuyor. İletişimin bu denli yoğun ama bir o kadar da yüzeysel yaşandığı bir çağda, ajandayı merkeze alınan tema etrafında edebi ve felsefi metinlerle örmek, Metis’in yayıncılık çizgisine yakışan bilinçli bir tercih.

Bu ajanda, yalnızca plan yapmak için değil; durup düşünmek, anlamaya çalışmak ve gerçekten temas kurabilmek için tasarlanmış. Seçilmiş alıntılar ve metinler, iletişimin saldırganlık ve suskunluk arasında sıkıştığı günümüz dünyasında okura sakin ama güçlü bir karşı duruş öneriyor. “Dinlemek” eylemini merkeze alan yaklaşımıyla, ajandayı kişisel bir not defterinden toplumsal bir farkındalık aracına dönüştürüyor. Tematik bütünlüğü, düşünsel derinliği ve zamana yayılan okuma deneyimiyle hem okurların hem de editörlerin dikkatini çekecek, yılı anlamla dolduran özel bir yayın.