Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

alicancil Tarafından Yapılan Yorumlar

13.12.2025

Friedrich Schrader'in "İstanbul: 100 Yıl Öncesine Bir Bakış" eseri, benim için sadece kuru bir tarih belgesi değil, adeta kaybolmuş bir imparatorluk başkentinin melankolik ruhuna açılan edebi bir penceredir. 1891-1918 yılları arasında İstanbul'da yaşayan bir Alman entelektüelinin gözünden aktarılan bu gözlemler, okuyucuyu o dönemin sisli sokaklarında, çürüyen ama ihtişamını koruyan binalarının gölgesinde bir yolculuğa çıkarır. Schrader, bir turist gibi değil, şehre derin bir aşkla bağlı bir âşık gibi yazıyor; suriçi semtlerinin her köşesini, Bizans'tan Osmanlı'ya uzanan tarihi katmanları büyük bir titizlikle işliyor. Kitabın en çarpıcı yönü ise, yazarın bu detaylı gözlemleriyle, şehrin çok katmanlı, çok kültürlü yapısını ve karmaşık günlük hayat ritmini başarıyla yakalamasıdır. Bu eser, İstanbul'u tarihsel hafızasıyla, hüznüyle ve karmaşık kimliğiyle seven herkesin kütüphanesinde bulunması gereken, dönemin atmosferini en iyi yansıtan nadir mücevherlerden biridir
09.12.2025

Kuru bir tarih anlatımından ziyade, samimi ve yer yer mizahi bir dille bizi Evliya Çelebi'nin izinden giderek rotasını Yemiş İskelesi'nden başlatıp Kavaklar'a kadar uzanan yolculuğa çıkarıyor. Kendisi bir sanat tarihçisi olmanın tüm avantajını kullanmış; sadece yapıların mimari detaylarına değil, o yapılarda yaşayanların hayatlarına, anılarına ve dedikodularına da odaklanmış. Bu, kitabı inanılmaz canlı ve sıcak yapıyor.
​En sevdiğim yanı ise, yazarın kayıp mirasa karşı gösterdiği duyarlılık. Tarihi dokuyu bozan modern yapıları eleştirirken kullandığı incelikli dil, esere sadece bir atlas değil, aynı zamanda bir hüzünlü hatırat havası katmış. Kitabın sayfa düzeni, kullanılan muazzam görseller ve haritalarla adeta Boğaz'da tekne turu yapıyorsunuz. Boğaz'ın sadece coğrafi değil, kültürel ruhunu anlamak isteyen herkesin kütüphanesinde olmalı.
04.12.2025

​Mehmed Celil'in kaleminden çıkan ve Mehmet Hasan'ın yayına hazırladığı bu eser, 1928-1939 yılları arasında yayımlanan gazete yazı dizilerinin derlemesidir.
​Mehmed Celil (1876-1939), Bulgaristan Türklerinin önemli bir gazetecisi ve aydınıdır. Kitap, yazarın Bulgaristan'ın Şumnu, Razgrad, Vidin, Kırcaali gibi pek çok şehrine yaptığı gezilerde edindiği "Gördüklerim, İşittiklerim, Duyduklarım" notlarından oluşur.
​Eser, sıradan bir gezi kitabı olmanın ötesinde, o dönemin Bulgaristan Türklerinin sosyal, ekonomik ve eğitim durumlarına ışık tutan birinci elden tarihî bir belgedir. Yazar, hem resmi yetkililerle hem de bölge halkıyla yaptığı görüşmeleri samimi bir dille aktarıyor.

​Yakın tarihe ve Balkanlar'daki Türk kültürüne ilgi duyan okuyucular için bu kitap, çok değerli ve başvurulması gereken bir kaynaktır. Bölgeyi tanımak isteyenler için güzel bir eser.
04.12.2025

​Koçu'nun Osmanlı Tarihinin Panoraması, geçmişe duyulan derin bir özlemin ve kaybedilenlerin hüznünün yansımasıdır. Bu kitap, sadece olayları değil, zamanın gidişiyle susturulan sesleri de dinlemeye davet eder.
​Eser, "Altı yüzyıl üzerine bir kuşbakışı" ile başlayıp, hemen ardından "Menfur Sevr Muahedesi"nin acısını kaydederek, o büyük imparatorluğun hüzünlü kaderini vurgular. Koçu'nun tutkusu, bu kayıp dünyanın her detayını kaydetmektir.
​İçindekilerde yer alan "Cem" ve "Korkud" gibi trajik figürler, tarihin ne kadar kırılgan ve zalim olabileceğini gösterir. O, yüksek mevkilerin ihtişamında ("Beylerbeyi ve sancakbeyleri") bile, yaklaşan yıkımın gölgesini hisseder.
​Bu kitap, geride kalanların fısıltılarını duymak isteyenler için yazılmıştır.
01.12.2025

Reşad Ekrem Koçu'nun Tarihte İstanbul Esnafı kitabı, Osmanlı İstanbulu'nun sosyal ve ekonomik hayatını, esnaf ve zanaatkârlar üzerinden detaylı ve canlı bir şekilde resmeder. Koçu, alışılmışın dışındaki meslek gruplarını dahi (cellatlar, dilenciler, çengiler vb.) kapsayarak, o dönemin toplumsal dokusunun zenginliğini gözler önüne serer. Eser, lonca düzeni, gedik ve narh gibi kilit kavramlar üzerinden esnaf teşkilatının disiplinli yapısını ve ahlaki kodlarını incelerken, bu kuralların gündelik yaşama etkilerini de anlatır. Yazarın akıcı ve hikayeci üslubu, tarihi olayları ve mesleki sırları sıkıcı olmaktan çıkarıp, okuyucuyu adeta eski İstanbul'un çarşılarına taşıyan ilginç anekdotlarla süsler. Kitap, sadece bir tarih araştırması değil, aynı zamanda esnaf alayları ve meslek türküleri gibi kültürel unsurlara da yer vererek dönemin ruhunu ve atmosferini başarılı bir şekilde yansıtan, kültürel miras açısından eşsiz bir kaynaktır