Yazarın kalemi çok kuvvetli. Söyleşilerinde de bu kadar başarılı mı bilemiyorum ama kalemi gerçekten çok kuvvetli...
Tasvirlerden genelde hoşlanmam, hikayenin sürükleyici bir şekilde akıp gitmesi daha önemlidir benim için. Fakat yazarın tasvirleri o kadar başarılı ki..Sadece ortamı betimlemekle kalmıyor, çok zekice ifadelere yer vererek okuduğunuzdan farklı bir keyif almanızı sağlıyor.
Kurguyu başarılı buldum. Olay örgüsü ana karakterler ile başlıyor, ermeni sorunu ile alakalı bölümlerle gelişiyor ve hikayenin sonunda da tavan yaparak kitabı bitiriyor.
Ermeniler ile alakalı bölüm bana göre hikayenin ana konusunu oluşturmuyor. Kitabı alırken hatta okurken de sonlara doğru bile hep tam tersini düşünmüştüm. Fakay farkettim ki, ana konu kitabın adından da anlaşılacağı gibi baba ve piç....
Ermeni sorunu ile alakalı hem yorum yapan sorumluluk üstlenen bir yanı var kitabın hem de tam içine girip de sorumluluk almak istemeyen..Hala hikayenin orta bölümlerinde ermeni genç kız karakter bu kadar ön plana çıkmışken daha sonra neden hikayeden hızlıca ayrılıp gitti anlayamadım. Bazı bölümlerde hem ermenilere hem türklere eleştiriler fırlatıp neden ilerleyen bölümlerde üzerini kapadığını da anlamadım ? ... Belki de evet bu kitap baba ve piç üzerine, ermeniler yerine başka birileri de hikayeye dahil olsaydı eleştirmeyecektim bile, bilmiyorum...
En nihayetinde zeki, başarılı bir yazarın kaleminden keyifli, farklı bir kitap. Zevkle ve heyecanla okunuyor.
Unutmadan..Cafe Kunderada ilk defa karakterleri tanıttığı bölümden muhteşem keyif aldım....