Toplam yorum: 3.284.594
Bu ayki yorum: 6.100

E-Dergi

Bülent Karcı Tarafından Yapılan Yorumlar

07.04.2018

Başından sonuna kadar insanı merak ile sürüklerken, iç içe geçmiş, birbiriyle ilişkili ve birbirinden farklı iki hikaye ard arda bölüm bölüm anlatılmış. Her iki hikaye anlatılırken konular birbirinden bağımsız olarak ilerliyor ve kitabın sonunda muhteşem iki final. Sanki ayrı iki kitap okumuşsunuz hissi veren bir roman. Patasana'nın hazin sonu... Ahmet Ümit'ten muhteşem bir yapıt.
14.08.2016

Sadece ülkemizde kutsallaştırılmış bir kişi ve eserlerinin eleştirisi değil; bu eleştiriye cevap olması için bir çok konuda derinlemesine bilgi veren bir eser. Bu açılardan oldukça hacimli olmuş. Lakin kafalardaki kutsal kişi Saidi Nursi ve kutsallaştırdığı eserlerini çok iyi tahlil etmiş. Bu kitabı yazabilmek için tüm Risale külliyatını okumuş ve araştırmış. Büyük bir emeğin ürünü var ortada. Özellikle son darbe olayından sonra FETÖ'nün fikirsel altyapısını oluşturan bu kişi ve kitabını mutlaka incelemek lazım. Bu eser zaten bunu sizin için yapmış.
06.09.2014

Kırbaşoğlu'nun İslam Düşüncesi'nde Sünnet ve İslam Düşüncesi'nde Hadis Metodolojisi kitaplarını okuduktan sonra Alternatif Hadis Metodolojisi'ni de okumak istedim.Çünkü ilk iki kitap gerçekten müthiş bir bilgi birikimi ve harika bir anlatımın ürünüydü. Lakin kitabın baskısı yoktu. Yaklaşık beş yıl bu kitabın tekrar basılmasını bekledim.Hatta yayınevini defalarca aradım.Nihayet kitabı aldım ve okuyabildim. Beklediğime değdi doğrusu. Kırbaşoğlu kitapta hadisler konusunda derinlemesine bilgi vermekte; bu hadislerin problemli yönlerini anlatmakta ve altenatif bir metodoloji sunmaktadır. İslam Dünyası'nın içinde bulunduğu kaotik durumun sebeplerinden birisinin de bu hadislerin sıhhat sorunu olduğu ve sahih olmayan hadislerin İslam Dininde büyük problemlere yol açtığını da anlatan yazar; ortaya koymaya çalıştığı yeni metodoloji ile bir nebze olsun bu sorunlara çözüm bulunabileceğini yazıyor. Bu kitapla birlikte yukarıda yazdığım kitapların da okunmasnı tavsiye ediyorum nacizene...
21.07.2014

"İnkılap Tarihi" dersi ülkemizde yıllarca büyük bir titizlikle ilkokuldan üniversiteye kadar okularda okutuldu. Bir nesil "Atatürk ve silah arkadaşlarının" kahramanlığını; Padişah ve çevresinin ihanetini okuyarak büyüdü. Oysa tarih ile ilgili bilinen bir husus var: Tarihi galipler yazar. Türk İnkılap Tarihi de yazılmış bir tarih. Mustafa Armağan daha önce yazdığı "Küller Altında Yakın Tarih" serisiyle "yazılmış" olan tarihin gerçeklerini anlatmıştı. Yeni çıkan "Cumhuriyet Efsaneleri" kitabında da "yazılan" tarihin; özellikle bazı çevrelerin dogmalaştırdıkların İnkılap Tarihi'nin yalanlarını ortaya dökerken; insanları şok edecek gerçekleri cesurca anlatıyor. Örneğin, Atatürk'ün 23 Nisan'ı çocuklara hiçbir zaman armağan etmediğini;Gençliğe Hitabe'nin Atatürk'e ait olmadığını;Şükrü Saraçoğlu'nun milli mücadeleden nasıl kaçtığını;okullarda okutulan "and"ın kim tarafından yazıldığı ve ne zaman okutulmaya başlatıldığını; Lozan anlaşması karşılığında kimelere hangi sözlerin verildiğini; Karamanoğlu Mehmet Bey'in bir "Türkçe" sevdasının olmadığını...ve daha bir çok şok eden bilgiyi belgelere dayanarak anlatıyor. Özellikle beyaz yaka ve siyah önlük ile okuyan neslin mutlaka okuması gereken bir eser.
14.07.2014

Kitabın ilk 250 sayfasının bir cinayet romanı ile ilgisi yokmuş gibi geldi. Okurken, özellikle içki masasındaki muhabbetler canımı sıktı. İstanbul Hatırası ve Sultanı Öldürmek kitaplarında, baştan sona polisiye ve kovalamaca geçen sayfalardan sonra biraz hayalkırıklığı başlamıştı. Son 150 sayfa ise yokuştan aşağı, frenleri patlamış, yük dolu bir kamyondaymış gibi geçti. Sayfaları ardarda bir solukta bitirdim.Sonra dönüp ilk 250 sayfayı düşündüm.Gereksiz hiçbir şey yokmuş. Yine de polisiye kısmının diğer okuduğum kitaplar gibi baştan sona olmasını dilerdim. Bir sözüm de Ahmet Ümit'e. Bu kadar bu coğrafyadan olan başka bir insan daha var mıdır? Meyhaneyi de biliyor,camiiyi de, kiliseyi de. akşamcıyı da biliyor, solcuyu da, dinciyei de, tarikatçıyı da, faşisti de, kürtü de , ermeniyi de, türkü de. Tam bizim mahallenin çocuğu. Bu ülkeye hep bir mozaik benzetmesi yapılır ya. Ahmet Ümit de bir mozaik. Şimdi sıradaki kitaba bakıyorum, heyecen ve merakla...