Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

mithatmurat Tarafından Yapılan Yorumlar

12.01.2015

40'ına yaklaşmış olan Nora, annesinin baskısı ile (ekonomik özgürlüğünün elinde olması sebebiyle) öğretmen olmuş ancak Nora'nın içinde sanata karşı doyulmaz bir istek yatmaktadır. Sosyal hayatı çok aktif olmayan Nora'nın hayatı sınıfına gelen Reza isimli Lübnanlı bir öğrenci ile değişime uğruyor. Sirena (Reza'nın annesi) sanatçıdır. Nora'ya stüdyo açmayı teklif ediyor ve bu süreç içinde Nora, Reza'nın ailesine dahil oluyor. Sürekli iç sesi ile ikilemde kalan Nora okuyucuyu üzüntüye boğduğu gibi sinir de edebiliyor.
12.01.2015

Dört kadın, dört hikaye birbirine dokunarak ilerleyen hayatlar... Zehra ve Mesut ile Fatma ve Niyazi Harput'tan, Adelye ve Merdan Midyat'tan, Jülide ve Kenan İtalya'dan yola çıktılar. Birbirlerine hayat arkadaşı olan karakterler İstanbul Üsküdar semtinde Dostlar Apartmanında buluştular. Her birinin evinde ayrı fırtınalar eserken birbirlerine olan yakınlaşmalarının anlatıldığı sıcacık bir hikaye..
12.01.2015

Kitabın ilk sayfalarında oldukça hüzün hakim, sonrasında anlamsızca bir didişmeyle keyifli bir hikayeye dönüştü. Kitabın sonu geldiğinde bir şok..... Askıda kalmış, yaşanılacak ve muhtemelen harikulade olacak bir aşk hikayesi.. Gerçi şok etkisi yaratmasaydı ismi yakışmayabilirdi de ;) Kitabın adı; mesela bana cuk diye oturan ancak içeriğiyle uyumlu beklentimin havada kaldığı, kısa sürede bitecek bir kitap.
12.01.2015

İlk ismi dikkatimi çekti. Sonra sık sık karşıma çıktı. İsmini Yıldız Tilbe'nin bir tweetinden almış. Gündelik yaşamdan alınmış, samimi bir dille yazılmış sekiz hikayenin yer aldığı kitabın yazarı Sait Faik Hikaye Ödülü sahibi. 'Benim Adım Feridun' ve 'Stoper' favori öykülerim. Yolculuk sırasında uzayıp giden yolda kah güldürdü, kah içimi burktu. Bir pazar gününün keyfine de yakışabilir elbette. Keyifli okumalar.
12.01.2015

Kitabın cinayet romanı olmasının yanında içerdiği tarihi bilgiler de çok önemliydi. Şehzade Mehmed'in, tahta çıkıp nasıl Fatih Sultan Mehmed olduğunu, taht kavgalarını, tarih profesörü Nüzhet'in neden öldüğünü öğrenmek için kitabı bir an önce bitirmek istedim.
Tarih okumayı sevmeyenler için bazı bölümler sıkıcı gelebilir. Nitekim, kitapta en çok sıkıldığım detay; diğer bir tarih profesörü olan Müştak'ın kendisiyle olan iç hesaplaşmasının yazıldığı bölümlerdi.

Katilin kim olduğuyla ilgili tüyo almama rağmen :) sonuna kadar hiç aklıma gelmeyen bir karakterin katil olması ve cinayet sebebinin aslında çok sıradan olması ile beni ters köşe yakalamış bir Ahmet Ümit kitabı...

Ve İstanbul, yine, her şiire, her romana yakışır şekilde hayranlık uyandırıyor. Çok isterdim ki; Haliç yada Rumeli Hisarı manzarasında çayımın eşlik ettiği bir kitap olarak hafızamda kalsaydı ;)