Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

drpozitif Tarafından Yapılan Yorumlar

18.10.2025

Gerçeği olduğu gibi gördüğümüz bir yanılsamadır. Sınırlı “işler” beyin kapasitemiz, enformasyon bombardımanını “dikkat” süzgecinden geçirir. Memeli beynimiz (limbik sistem) duygular aracılığıyla, insanla özdeşleştirilen -neokorteks kaynaklı- aklı selimi baskılar. Şimdide olan tehditler önceliğimizdir.

Yazar bu arızanın ülkeler ve küresel sorunlarla ilgili -klişe- yargılarımıza nasıl yansıdığını farklı örneklerle sergilemiş. Dünyayı gelişmiş ve az gelişmiş (Batı ve diğerleri veya Kuzey-Güney) şeklinde iki zıtlığa indirgeme yanlışına dikkat çekiyor. O gelir düzeyine göre dört seviye belirlemiş. Ağırlığın ortadaki iki dilime ait olduğunu ama her bir seviyenin içinde de benzer gelir ve kültür düzeyinde popülasyonların var olduğunu belirtiyor.

Asıl mesajı, genel kabullerin aksine, -her ne kadar hâlâ ciddi sorunlar olsa da- genelde dünyanın giderek daha yaşanabilir bir yer haline geldiği ve olumlu gelişmelerin olumsuzlardan çok daha fazla olduğu şeklinde…
06.10.2025

Beyin fırsat ve tehdit radarı; dopamin fırsat radarının yakıtı gibidir. Bizi yeni şeyler bulmaya yöneltir ve motive eder. Bulduğumuzda hazla ödüllendirir.

Evrim yaşamın çok zor olduğu yüzbinlerce yıl önce risk almayı dopaminle cesaretlendirmişti. Ne var ki günümüz sonsuz fırsatlarla dolu. Tüketim endüstrisi ödül merkezlerimizi tutsak etmek için amansız yarıştalar.

Başardılar da: Deliler gibi haz peşinde koşuyoruz. Hemen hepimiz bir şeylerin (yemenin, seksin, kumarın, sosyal medyanın, televizyonun, oyunların, alkolün, sigaranın, para biriktirmenin, başarının…) bağımlısıyız.

Ancak mutlu değiliz. Çünkü, öylesine -ara vermeden- haz peşindeyiz ki, dopamin rezervimiz bir türlü toparlanamıyor.

Mutlu olmak istiyorsak, haz kaynaklarına erişimimizi sıklık ve miktar olarak azaltmalıyız.

Başarılı bir popüler bilim yazarı olan Serken Karaismailoğlu ve kardeşi, dopaminin söz konusu etkilerini zevkle okunur bir dille sunmayı başarmış.
25.09.2025

Okudukça bir yandan ruhuma çöken üzüntü ve kızgınlıkla bunalırken, diğer yandan bir sonraki bölümde anlatılacakların merakını yaşadım.

Kitabı bitirdiğimde, ülkenin içinde bulunduğu durumu dert edinen herkesin okumasında fayda var diye düşündüm.

Akıldan çok nakle önem veren, en tepenin verdiği kararları yeterince sorgulamayan, “devlet aklı” diyerek hikmet arayan, hesap sormayan/soramayan kültürümüzü; iktidar erkinin despotlara dönüşmesini, -bir sebep ve sonuç olarak- halkın vurdumduymazlık ve umursamazlığını geçmişten bugüne aktardığımız konusunda yazarla aynı düşüncedeyim.
21.06.2025

Bedeni ve zihni ayrı kutulara koymak, sıkça yaptığımız bir hatadır. Oysa evrim -sağ kalım avantajı için- hareketi, hareket için de beyni geliştirmiştir. Hareketin temel aygıtı olan motor korteksle, düşünmeyle özdeşleştirdiğimiz prefrontal korteksin yan yana aynı beyin lobunda yerleşimi dikkat çekicidir.

Psikoloji bilimiyle uğraşan yazar; egzersizin kaygı, depresyon, DEHB, bağımlılık, bilişsel bozukluk gibi farklı sorunlarda etkinliğiyle ilgili ikna edici veriler sunuyor.

Ben de egzersizin en iyi (ve en ucuz) ilaç olduğuna inanan biriyim. Egzersiz motivasyonuna katkısı nedeniyle de okunmaya değer buluyorum.
25.04.2025

Serbest radikal konusunun önde gelen bilim insanlarından biri olarak her kitabını ilgiyle okuduğum Nicak Lane’in son kitabı bende bir parça düş kırıklığı yarattı. Belki de beklentim çok yüksekti.

Fazla dağınık buldum. Bilgileri bir araya getirmek ve bir sıraya sokmak için fazladan çaba gerekir hissi yaşadım.

Her şeye rağmen serbest radikal teorisi ve yaşlanma konularına ilgi duyanlar için ilginç olabilir.