Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

zmzmkck Tarafından Yapılan Yorumlar

17.11.2019

#Gogol ile geç de olsa tanıştık ama tanıştığıma o kadar memnun oldum ki. Uçucu hikayelerinin ardında yatan sosyolojik gerçekler, daha başlar başlamaz insanı içine sürükleyen öyküleri, “Küçük Adam”ın sesi olması, Rus bürokrasisinin karşısında karakterlerinin yaşadığı zorluğa kalemiyle sessiz çığlıklar atarak ayna tutması.
17.11.2019

Ne muhteşemdin!
Ne yazsam az kalacak.
Ciğerimi deldi geçti, aklımı şaşırttı geçti, özlediğim Zeze’ye selam verdi geçti... Sevgiyi, duyarlılığı, dürüstlüğü, samimiyeti ne de güzel işledi. Kızılderili mantığını Beyaz Adam’ın suratına tokat gibi vurmasına hele hayran kaldım, vursun da zaten! Sonuna kadar hakkı...
17.11.2019

İnsanoğlu yaşadıklarından dolayı gaddar ve merhamet duygusundan yoksun bir hale gelebilir. Neden bu halde olduğunun arkasını anlamaya çalışmak lazımdır. (Bazı durumlarda sonuna kadar haklıdır da) Oysa bazen madalyonun diğer tarafı hiç de göründüğü gibi olmayabilir... Kati suretle kimseye acımayan, bunu bir zayıflık olarak gören Zehra’nın yanlış bildiği doğruları öğreniyorsunuz okudukça. Sıkılmadan, akıcı bir üslupla anlatılmış bu roman...
17.11.2019

“Ne okuyorum ben yahu!”
“Bunlar gerçek mi?” Okurken bunları çok sordum kendime. Ama kitabı bitirince olaylara değil, kader motifi kavramına odaklanmam gerektiğini anladım. Psikiyatrist Gülseren Budayıcıoğlu hem hastalarına hem de okuyucularına o kadar anlaşılır bir şekilde anlatmış ki bu kavramı. Gidilebilecek bütün yolları gösterip, çıkarılabilecek sonuçları insana düşündürdükten sonra, tabi ki son tercihi önce kitaptaki hastalarına sonra da bu yaşamlardan haberdar olup da bunlar üzerine düşünecek okurlarına bırakıyor. Birçok kişiye yararı dokunacağını düşünüyorum.
17.11.2019

Tüm dünyayı etkileyen “Büyük Buhran” dönemini anlatan çarpıcı bir eser. Beni çarpan kısmı, kendi cepleri dolsun diye büyük kitleleri aç bırakmaya ant içmişçesine göçe zorlayan, sonra da parasını alamayacaksak ürünün fazlasını da (bedavadan almasınlar diye) üzerine gaz sıkıp heba edelim gitsin diyen zihniyetin insanlara yaşattığı o büyük çaresizlikler. Beni en fazla vuran ve içimi burkan kısmı un taşıyan kamyon kasalarını süpürerek çıkan bir gıdım undan ekmek yapıp çocuklarına onları yedirmeleri. İnsanoğlu yeri gelince hırsları uğruna nasıl bir canavara dönüşebiliyor ve alt tabakayı nasıl sinek gibi ezebiliyor’u çok güzel işlemiş John Steinbeck. İç karartan bir romandan ziyade göz açan bir başyapıt olduğunu düşünüyorum.Keşke hiç bitmeseydi.