Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

ginza Tarafından Yapılan Yorumlar

23.12.2008

Bu da derli toplu bir kitap. İlk yarısında Nato'nun Gizli Orduları ve MİT'in Gizli Tarihi kitaplarının tekrarı gibi gelse de, özellikle ikinci yarıda tatmin edici. Bu konularda neyin iyi neyin kötü olduğuna karar vermek zor. Ama ben şu noktada şöyle düşünüyorum-Türkiye Fransa, İtalya, veya ilk girdiğim alışveriş merkezinin kapısında metal dedektörü göremediğim için duraklayıp gözlerimle etrafta dedektörü aradığım, bulamayınca da 'acaba başka bir şekilde mi arama yapılıyor' diye tedirgin olduğum Danimarka değil. Burası dünyanın en sıcak yeri. Ve dünya da her ülkenin birbirini kollayıp iyiliğini düşündüğü bir gül bahçesi değil. Bizim terörden çektiğimizi hangi Avrupa ülkesi çekti acaba? Kendilerinden çektiklerimiz de cabası. Demokrasiden ve insan haklarından asla taviz verilmemek şartıyla (kitapta anlatılan cinayetler ve toplu katliamlar kanımı dondurdu, kabul edilemez şeyler bunlar) temkinli ve hazırlıklı olunmaya devam edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ve şunu da merak ediyorum-acaba gizli orduları dağıttık diyen diğer ülkeler hakikaten dağıttılar mı bu orduları?
Tabii daha neyin ne olduğunu çok iyi bilmiyorum, belki de hiç bir zaman tam olarak öğrenemeyeceğim. Kendimizi eleştirmeye de her zaman devam etmeliyiz.
20.12.2008

Kitap NATO üyesi ülkelerde kurulan gizli ordularla ilgili genel bilgi veriyor ve benim hoşuma gitti. Yazar daha özel bilgilere ulaşılamadığını söylüyor, gerçi aradan geçen bir kaç sene içinde belki biraz daha fazlası ortaya çıkmıştır ama bu kitap olayı genel olarak gayet iyi aydınlatıyor bence. Gladyo nedir sorusunun cevabına kitap bittiğinde net bir yanıt verilebiliyor. Okunası bir kitap. Yalnız arkadaki ekler kısmı okunuşu çok zorlaştırıyor. Eklerin sayfa sonlarında olması daha iyi.
11.12.2008

Olduğu zaman çok ilgilenmedğim olayları detaylarıyla bu kitapta okumak ilginç oldu. Sık sık duyduğum ama bir yere oturtamadığım isimler de yerlerini buldu. Yukarılarda kimin kiminle ilişkisi var belli değil anlaşılan. Sanki sonlarda biraz tekrar var gibi ama kolay okunan çok aydınlatıcı bir kitap. Yalnız gramer hataları bazen cümlelerin anlaşılmasını zorlaştıracak kadar kötü ve bol. Bu kitaplar yayınlanmadan hiç mi kontrolden geçirilmez anlamıyorum...
04.12.2008

Konuyla ilgili onca kitap kitaplığımda dururken. Tuncay Özkan'ın MİT'in Gizli Tarihi'nden hemen sonra bu kitabı okumam ilginç bir tesadüf oldu. Şöyle düşünüyorum: Arkada kaynak olarak gösterilen onlarca kitaba rağmen, bence bu kitabın yazarları MİT'in Gizli Tarihi kitabından...haydi çok etkilenmişler diyeyim. Aslında aynı şeyleri okudum bu kitapta da, ama faydalı da oldu, çünkü çok fazla olay, isim vs var, pekişti. Yine de o kadar bol zamanım yok diyenlere Tuncay Özkan'ın kitabını öneriyorum. Bay Pipo çok taraflı yazılmış bir kitap-Soner Yalçın'ın diğer kitaplarının da olduğu gibi. Ve Tuncay Özkan'ın kitabının başında okuduğum, haber alma ifadesinin Türkçe'de ve yabancı dillerdeki anlamlarını hatırladım-Türkçe'de istihbarat, muhbir olumsuz anlam taşıyor, halk tarafından da olumsuz algılanıyor. Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul için de bu böyle belli ki, çünkü kitabın özellikle bazı yerlerinde MİT'in faydasızlığı ve gereksizliği-hatta zararı vurgulanmış. MİT'e karşı olumsuz tavırları özellikle sonlara doğru çok rahat anlaşılıyor-kapatılmasına karşı çıkılmasını olumsuz bir tavır olarak değerlendiriyorlar. Bu kitabı okuyan, MİT'in iç çekişmelerden dolayı görevini asla yerine getiremediğini, hatta Türkiye'ye zarar veren bir kuruluş olduğunu düşünür. Tuncay Özkan da MİT'teki sorunlardan bahsediyor-hatta daha kapsamlı olarak, ama o bu sorunlara yorum ve çözüm de getirmiş. Ve MİT'in millli bir kuruluş olduğunu söyleyerek geleceğe ümitli bakıyor. MİT'in Gizli Tarihi'ni bitirdiğimde MİT'e karşı ters giden her şeye rağmen sempati duyuyordum ve benimsiyordum-çünkü benim için çalışıyordu. Bay Pipo'yu yeni bitirdim-ağzımda acı bir tat var. Önce bu kitabı okuyanlarda bu acı tadın yerleşmesinden de endişe duyarım doğrusu.
Ayrıca Soner Yalçın'ın dalga geçer gibi iki cümleden birini ünlem işaretiyle bitirmesinden de hiç hoşlanmıyorum-dalga geçiyor zaten. Kendisi gibi düşünmeyenleri alabildiğine kötülüyor, diğerlerini yere göğe sığdıramıyor. Vedat Türkali'yi hatırlatıyor bana. Kitap bahsettiği döneme dair geniş bilgi verdiği için hoşuma gitti, ama o kadar. Bu kitabı Hiram Abas'ın hayatını okuyacağım zannederek de almayın sakın-Hiram Abas'tan daha fazla bahsi edilen bir sürü insan var. Herhalde kitap cazip görünsün diye bir MİT görevlisinin yaşamı dediler, Hiram Abas'ın adı da ilginç olduğu için onun adını koydular. Sonuç olarak bu kitabı tavsiye ediyorum, çok bilgi veriyor, ama daha kapsamlı ve tarafsız bir bakış için önce Tuncay Özkan'ın MİT'in Gizli Tarihi'nin okunmasının çok faydalı olduğunu düşünüyorum.
30.11.2008

Derli toplu bir kitap. Türk gizli servislerini eskilerden alarak MİT'e kadar inceliyor. Tuncay Özkan MİT'le ilgili hem genel bilgi vermiş hem yorum yapmış. Şaşırtıcı ve üzücü olan, kitabın yazıldığı zaman yaşanmakta olan sorunların hala yaşanıyor olması. Bir kaç gün önce seyrettiğim bir programda MİT'le ilgili aynı şeylerden bahsediliyordu, başka istihbarat birimleriyle görev çakışması olduğu vs. Her konuda olduğu gibi gizli servisimiz konusunda da özensiz ve hoyratça davranıyoruz. Neden hayati önemdeki konulara gereken önemi vermiyoruz biz? Ne olabilecekken ne oluyoruz...Kitabı okurken üzüldüm ve sinirlendim de-özellikle bazı yerlerde. Bayağı kalın ama hiç sıkmıyor, macera kitabı gibi zevkle okunuyor. Bir anlamda macera kitabı zaten. Tavsiye ederim.