Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

ginza Tarafından Yapılan Yorumlar

28.11.2008

Sıkıcı bulunan tarihi eğlenceli hale getiren, öğrencilere kitaplarını zevkle ve hevesle okutan, bir taraftan da bilgi aktaran Turgut Özakman'a çok teşekkürler. Bu tür kitaplar eleştirilmez, takdir edilir-içinde yalan dolan olmadığı sürece-ki Turgut Özakman'nın kitaplarında da yalan falan yok. Tarih belli zaten, olmamış bir şeyi olmuş gibi yazmak veya tersi bize özgü bir davranış değil, buna ihtiyacımız da yok. Neyse o. Ve Turgut Özakman'ın kitaplarını beğenenlere yine şiddetle Hasan İzzettin Dinamo'nun Kutsal İsyan ve Kutsal Barış serilerini taviye ediyorum-öğrencilere özellikle. Zevkle okunan kitaplar, benim üniversite sınavını kazanmamı sağlayacak kadar da kafaya bilgiyi kazıyan kitaplar.
14.11.2008

İşte biz ordumuzu bu yüzden bu kadar seviyoruz. Türk ordusu kayıtsız şartsız her koşul altında ve her zaman Türk milletinin yararına çalışan ve iyiliğini düşünen bir kurum-söylemeye dilim varmasa da büyük kurumların arasında galiba tek kurum. Ordu denilince dünyadaki diğer insanların aklına savaş, kan, vahşet geliyor, bizim aklımıza koruma, güvenme, sevgi, şefkat. Dolayısıyla bizim askerimizi bu kadar sevmemizin ve başımız her sıkıştığında aklımıza ordunun gelmesinin nedeni de askeri rejimi seven bir toplum olmamızdan değil, ordumuzun dünyadaki diğer ordulardan farklı olmasından ileri geliyor. Dünyadaki dostlarımız da bunun farkında tabii, o yüzden orduyu gözümüzden düşürmek için kırk takla atıyorlar.
Erdal Sarızeybek'e kendi adıma çok teşekkür ediyorum bu kitabı yazdığı için. Bu memlekette okuyan, düşünen ve iyi niyetli olan her insan zaten pek çok şeyin farkında, ama ben okuduğum her kitapla biraz daha şaşırıyorum-nasıl bir ülkede yaşayan nasıl bir millet olduğumuzun bir tek biz farkında değiliz galiba. Erdal Sarızeybek'in gördükleriyle içinin yandığı belli, kitapta da anlaşılıyor bu. Bir kaç hafta önce bir programda gördüm kendisini (Aktütün saldırısından sonra) gözleri dolu dolu konuşuyordu. Ve söylediği bir şey öyle sarsıcıydı ki, herhalde ömrüm oldukça unutmam. Şöyle dedi: 'Ben ölünce devlet mecburen bana tören yapacak çünkü askerim. Benim vasiyetim Şemdinli'ye gömülmek, halk hiç olmazsa orada devletini görsün' Aslında olan biten her şeyin özeti de bu galiba.
Bu kitaba taraflı diyen yorumcu sayısının kabarıklığına da şaşırmıyorum. Ama onların hangi tarafta olduğunu merak ediyorum. Çünkü bu olayda bir tek taraf var-haklının tarafı. O da bizim taraf oluyor, yani bu vatanı seven herkesin tarafı.
Bu kitabı okumak ve okutmak lazım. Bari bu kadarını yapalım. Belgesel gibi de yazılmamış, kolay ve zevkle okunuyor. Ve çok ama çok aydınlatıcı.
05.11.2008

Son zamanların bana hediyesi oldu bu kitap. Hani elinizde iyi bir kitap varken eve gittiğinizi düşündüğünüzde içinize bir sıcaklık yayılır ya-ev düşüncesi mutluluk verir; işte o kitap bu kitap. İçinde kayboldum. Dünyanın bir ucundaki insanlardan ve kültürden bahseden bir kitap, sanki beni anlatıyormuş gibi geldi; o kadar tanıdık ve yakın hissettim. Olaylar peri masalı gibi değil-garip aslında çünkü bir manada peri masalı da var kitapta, ruhlar falan konuşuyor. Ama hani gerçek dünyada ideal insanlar, ideal aşklar, en önemlisi de ideal olaylar yoktur ya-burada da öyle. O yüzden de çok yakın hissettim kendimi bu kitaba. Okuyan herkesin de öyle hissedeceğini düşünüyorum.
Bu kitabın bir de filmi vardı, aynı isimle çekilmiş, Meryl Streep, Jeremy Irons oynuyordu. Filmi de bulabilirseniz seyredin, seyrettiğim en iyi filmlerden biriydi. Gerçi kitaptan bayağı farklıymış-özellikle Blanca kısmı. Ama yine de ortada kitabı da zevkle okunan, filmi de ustaca çekilmiş ve zevkle seyredilen bir eser var işte.
24.10.2008

Vasatın altında bir kitap. Acemice bir dil, derinlik yok, kurgu yok. Yarısından sonrasını göz gezdirerek okudum ve bitirmeyi başardım. Nedense son zamanlardaki kitap seçimlerim kötü oldu, şöyle beni içine sokacak bir kitap okumadım bir kaç aydır. Bu yüzden bir tatminsizik hissediyorum. Ama umudumuzu kesmiyoruz tabii, bundan sonraki farklı olacak inşallah.
15.10.2008

Haftalardır elimde-deyim yerindeyse-sürünen bu kitabı, üçte ikisini okuduktan sonra daha fazla direnmeyip bıraktım. Tarzını beğenmedim-daha doğrusu ben bu tarzı severim ama burada bir oturmamışlık var. Söyledikleri zaten ilginç değil-hepimizin aklından geçen ama ancak çarpıcı bir şekilde ifade edilirse başkasından dinlenebilecek şeyler-bu kitapta o çarpıcılık yok. Bana bir şey vermedi bu kitap-zevk dahil. Keşke bu kadar israrcı olmayıp daha önce bıraksaydım ama herkes beğendiğine göre ilerleyen sayfalarda bir şeyler göreceğim herhalde dedim. Göremedim.