Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

ginza Tarafından Yapılan Yorumlar

01.08.2008

İçim bayıldı. Son 150 sayfa dayanılacak gibi değil, zaten atlaya atlaya okudum, zor bitirdim. Kitap insana bir şeyler veriyor ama fazla laf kalabalığı var, aynı olay pek çok defa tekrarlanıyor, çok sıkıyor. Üstelik kitabı benim gibi adına bakıp doğu öyküsü diye alanlar da yanılır, alakası yok. Hiç beğenmedim bu kitabı.
19.07.2008

Köy hikayeleri çok hüzünlü oluyor. Okurken böyle hayatların olabildiğine inanamıyorum, ya da inanmak istemiyorum. Acaba bu kitapların yazıldığı yıllardan beri bir şeyler değişti mi, insanların yaşayışları iyileşti mi? Eğer iyileşmediyse bundan kendi adıma utanırım.
14.07.2008

Finlandiya kadar rahat bırakılsak biz neler yapacağız da...Kafamızı kaldırmamıza izin vermiyorlar. Tabii izin verilmez alınır, bunun örneğini de verdik-bilmem kaç yıl önce. Yine lazım.

Kitapta yazanlara katılmamak mümkün değil. İmkansızlıklar insanı yıldırmamalı-klişe bir laf oldu ama bu konuda bu kitabın bu kadar beğenilmesi de bana biraz garip geldi, o yüzden ne yazacağımı bilemiyorum. Mucizenin en büyüğünü biz gerçekleştirdik, üstelik hangi şartlar altında...Ama bu kitapta yazanlar da gayet doğru-hak verilmez alınır, gelişme de öyle medeniyet de...ve barış da.
Doğrusu nasıl bir yorum yapmam gerektiğine karar veremedim, çok da beğenilmiş kitap, bu durum benim yorumumu normalde etkilemez ama bu kitapta yazanların yanındayım da, o yüzden başka türlü bir yorum yapmaya gönlüm elvermiyor. Özellikle çocukların bu kitabı okumasının faydalı olacağını düşünüyorum. Yalnız çeviri berbat.
13.07.2008

Güzel bir köy hikayesi-ve ibretlik. Bazı şeyler engellemek istesek de başımıza gelmek zorunda sanırım...Yaşar Kemal gerçekten çok keyifli okunuyor.
02.07.2008

Bu kitaplar olayların hemen arkasından yazıldığı için bu kadar taraflı herhalde. Suçlu gördüğü muhtarı kendi eliyle kurşuna dizen bir gencin, bunu haklı nedenlerle yaptığı ispatlanmaya çalışılırsa bunu en iyi niyetli halimle böyle yorumlayabilirim. İdam cezaları çok korkunç, bunu zaten senelerdir herkes dile getiriyor. Ama eline silahı alıp 20 yaşında ülkeye asıp keserek öldürerek yeni rejim getirmeye çalışmak da pek 'ah gençlik hali işte, naparsın' şeklinde karşılanabilecek bir şey değil. İşkence ve idamla da karşılanmamalıydı, keşke devlet gerçekten baba gibi davranıp bu çocukların gözünü açsaydı, bütün iyi niyetleri ve coşkun duygularıyla birilerinin elinde maşa görevi gördüklerini, ülkeye hizmet etmeyip aksine zarar verdiklerini gösterebilseydi... Kana kanla karşılık vermek ne kadar korkunç...

Nihat Behram'ın olgunluk döneminde yazdığı bir iki kitabı da okuyablirsem eğer belki-umarım-fikrim değişir kendisi hakkında. Ama öfke dolu insanların taraflı yazılarını okumaktan bıktım artık. Keşke şu dönemi doğru düzgün anlatabilecek birilerini tanısaydım...