Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

ginza Tarafından Yapılan Yorumlar

01.04.2008

Hiç bir olayı tek tarafın yorumuyla değerlendirmemek lazım-bu olay kulağa çok korkunç gelse bile, mesela şu sıralar gündemde olan bir olay gibi. Ama bazen bir tarafın yaptığı (veya yaptığı sanılan) şey insanlara o kadar korkunç geliyor ki, hiç bir neden bunu haklı çıkaramaz diye düşünüyoruz...Diğer tarafı da dinlemek ve mümkünse bunu önyargısız yapmak lazım. Bu kitabın bende bıraktığı en önemli düşünce bu oldu. Tabii bir de nedense kadına duyulan hınç...Tecavüz edilse zevk almıştır o diye hınçlanırlar...Nedenini belli de...Önce kabul etmek lazım.
28.03.2008

Kitabı okuyamıyorum. 15-20 sayfada takıldım kaldım, çocuk kitabı gibi yazılmış. Kafamı dağıtsın diye almıştım ama olmadı. Fiyatı da inanılmayacak kadar yüksek (bir kitapçıdan aldım-dolayısıyla indirimsiz oldu) yabancı bir yazarın kitabı sanki...Naşide Gökbudak'ı tanıyayım demiştim ama o da olmadı...Ama benim beğenmemem bu kitabın okunmayacak bir kitap olduğunu göstermez tabii. Romantik ve hafif bir kitap olduğunu zannediyorum-gerçekte nasıl olduğunu ise hiç öğrenemeyeceğim, çünkü okuyamıyorum.
28.03.2008

Paulo Coelho'nun en etkileyici kitabı bu. Konusu cinsellik ve aşk, herkesi ilgilendiriyor yani. Yalnız sonu oturmamış, böyle bir kitaptan böyle bir son beklemezdim. Gençken böyle olmayacak mutlu sonlar hoşumuza gidiyor, ama 30 yaş sınırına ulaşan herkes hayatın bir peri masalı olmadığını anlıyor. Bir şeyi daha anlıyoruz-hayatın güzel olması için peri masalı olmasına gerek de yok.
08.03.2008

Diğer iki kitaba göre biraz sert buldum bu kitabı. Diğerleri daha nesneldi, bunda yazar kişisel görüşlerine çok yer vermiş belki ondan. Kişiler hakkındaki kişisel görüşlerin bu tür yayınlarda bildirilmesi çok hoşuma gitmiyor.
Bu üç kitabı birbiriden ayırmak zor ama benim en az tat aldığım üçüncüsü oldu. Gün Zileli'nin uçlarda yaşayan bir insa olduğuna biraz daha inandım. Uç fikirler de lazım aslında-ortayı bulmak için. Ama yine de bana mantıklı bir insanın aşırı ve gerçekleşemeyecek fikirlere sahip olması garip geliyor.
Bütün bunların dışında bir Kemalizmdir gidiyor. Nedir bu Kemalizm ya? Ben Atatürk'ü bilirim, onun yaptıklarını bilirim, düşmanı şöyle yendi, ülkeyi şöyle...ülke yaptı, ümmetten millet çıkardı, Türk milletinin saygı duyulan bir millet olmaya devam etmesini sağladı. Bunlardan hiç biri de bana kötü bir şeymiş gelmiyor. Ama birilerinin Kemalizm diye, başka birilerini eleştirmek için belki istemeden Atatürk'ü ve onun yaptıklarını karaladığını görüyorum. izmlerden kimseye ve hiç bir millete fayda gelmez, Atatürk ne yeni bir din yarattı ne de yeni bir yönetim şekli. Bunu anlamayacak kadar öfke dolu insanları da ben anlayamıyorum...Kemalizmciler de buna dahil. Atatürkçülük başka kemalistlik başka şey anlaşılan. Zaten adı bile berbat-kemalizm.Hastalık gibi.
02.03.2008

Bu kitapta olaylar biraz daha çığrından çıkıyor-hem yazar açısından kişisel olarak, hem Türkiye açısından. Nasıl bu kadar provokasyona gelmişiz biz hayret, o dönemi okuyan, gelişmememiş, Afganistan, Pakistan gibi bir üçüncü dünya ülkesiyiz zannedecek-ki bazıları tarafından öyle gösterilmek istensek de öyle değiliz-bunu dünya biliyor biz bilmiyoruz. Gerçi o zaman sağ-sol meselesiyle bizi provoke etmişler şimdi örtü mörtü diye aynı şeyi yapıyorlar-ama aynı şeylerin olacağını sanmıyorum ben.
Uç fikirleri olan insanların biraz hayalperest olduklarını düşünüyorum. Hayatta uçlara yer yok, her ucun çok sivri bir tarafı var, çok acıtıyor. İnsanlar ne komünizmle yönetilebilir, ne anarşizmle. Bir fikrin peşine takılıp ondan asla ayrılmamayı, ömür boyu onu savunmayı da ben istikrarlılık olarak görmüyorum, dar kafalılık olarak görüyorum. İnsan değişir, düşünce yapısı da değişir-normal durumlarda bu değişme gelişme şeklinde olur-hayır ben kendime o zaman öyle diyordu şimdi böyle diyor dedirtmem diye 25 yaşında savunduklarını 50 yaşında savunmaya devam ediyorsan (temel değerler dışında böyle bir şey olamaz bence) bu işte bir gariplik var demektir. Gün Zileli öyle yapmamış, ama yine de çok uçlarda yaşayan reaksiyoner bir insana benziyor. Uygulanabilirliği olmayan idealler peşinde koşmaktansa, fikirleri geçen yıllarda değişen şartlara göre revize edip, uygulanabilirliği olan ideallere sahip olmak daha mantıklı değil mi? Bence öyle.