Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

ginza Tarafından Yapılan Yorumlar

23.02.2008

Böyle kitapları okuyup geçmek olmuyor, okudukça düşünmek lazım. Düşündükçe de, insan acıya dayanma gücüne göre hızlı veya yavaş değişmeye başlıyor, kendisi de farketmeden. Kendisiyle bağlantıda olan insanın dünyayla ve diğer insanlarla bağları da daha kuvvetli oluyor ve verimli sonuçlar veriyor. Bu kitabın dili güzel, kolay anlaşılır, bir de karakter olması, psikolojik kitapların soyutluğunu gideriyor. Ben psikolojik kitap okumaya pek tahammül edemem doğrusu-bu konuda şu ana kadarki tek istisna Nietzsche Ağladığında'ydı-bu kitap da bir anlamda istisna.
Şöyle veya böyle insan kendisiyle bağlantıya geçebilmeli. Bunun yolu kitap okumaksa kitap okumak, bir uzmanla eğitimden geçmekse (buna psikoterapi de diyorlar) öyle olsun. Kendini tanımadan dünyadan ayrılanlara, aynen kitap okumanın zevkini alamadan dünyadan ayrılanlar gibi acırım. Kitap tavsiye edilir.
22.02.2008

Kitabın bahsettiği dönem hakkında yeni yeni bilgi sahibi olmaya başladım, o yüzden 'o tarihler arasındaki olaylardan çok kapsamlı bahsediyor' falan diye ahkam kesemeyeceğim. Ama son zamanlarda son derece ilgimi çekmeye başlayan sağ-sol olaylarıyle ilgili kafamda bazı şeylerin şekilenmesini sağladı. 1960ların olaylarını artık sıralı biliyorum, dergi adları bana yabancı değil, günümüzde de sık sık duyduğumuz bazı isimleri neden sık sık duyduğumuzu da öğrenmiş oldum, bu isimlerin neler yaptıklarını da. Bunların çoğu yirmili yaşların başlarında, ortalarındaki gençler. Yaşları itibariyle heyecanlılar, romantikler, idealistler. Malesef devlet bu insanlara bunları göz önüne alarak yaklaşmamış anlaşılan...O dönemin gençliğine yazık olmuş...
Bu dönemle ilgili pek ayrıntılı bilgisi olmayan ama ilgi duyanlara (benim gibi) tavsiye ediyorum bu kitabı, ben hem çok şey öğrendim hem de okurken son derece zevk aldım. Burada adını duyduğum bazı insanlar hakkında internetten de bilgi topladım, o dönem hakikaten incelenmeye değermiş.
Bazı tabirler ve isimler uzaktan bakıldığında korkutuyor, yanlarına gittiğinizde korkulacak bir şey olmadığını anlıyorsunuz. Korku cehaletten geliyor. Bu kitap sağ-sol olaylarının öcü olmadığını gösteriyor-sadece biraz karmaşık, çözülmesi ve anlaşılması zaman alabilir.

Gün Zileli çok da tatlı yazmış. Yalnız humor nedir? Herhalde uzun zamandır yurtdışında kaldığından bu kelimenin Türkçe karşılığını unutmuş. Türkçe öğretmeni gibi görünmek istemiyorum ama kitaplardaki bu tür hatalar beni rahatsız ediyor. Hele de beğendiğim kitaplardakiler...
16.02.2008

Şiir kitaplarıyla ilgili nasıl yorum yapacağımı bilmiyorum. Özellikle bazılarından çok etkileniyorum ama tam olarak ifade edemiyorum. Bu da çok etkilendiğim şiir kitaplarından biri. Şair Attila İlhan'la bu kitabıyla tanıştım. Romancı Attila İlhan'dan hiç geri kalmadığını gördüm. Bazı şairlerin şiirleri bana zorlama gibi geliyor, şekil açısından da duygu açısından da. Attila İlhan ne çok ve samimi hissediyor...Ve bunları ne güzel kelimeler döküp şiir veya roman haline getiriyor...Başucu kitabım oldu bu kitap.
11.02.2008

Hakikaten tek adam...
Bu kitabın yaklaşık yarısı Gazi Paşa'yla hemen hemen aynı, diğer yarısı farklı ve çok ilginç. Gazi Paşa'da olmayan Fikriye'nin akıbeti ve Atatürk'ün Latife Hanım'la evliliği ve bu evliliği bitişe götüren nedenler bu kitapta var.
Atatürk'le ilgili en güzel kitap başlığı bence Şevket Süreyya Aydemir'in Tek Adam'ı. Savaş sırasında yanında olan en yakın arkadaşlarının, inkılapların ağırlığına dayanamayıp işi Atatürk'e suikaste kadar götürmeleri ancak bu iki kelimeyle açıklanabilir. Atatürk'le ilgili kitaplar okuyup onu anlamaya başladıkça, herhalde bu ülkenin başına gelip de gerçekten ve sadece ülkenin yararını düşünen ondan sonra kimse olmadı diye düşünüyorum. Son 4-5 yılda olaylar iyice çığrından çıktı, ikinci bir Atatürk'ü bekleye bekleye bu hale geldik, kimse elini taşın altına koymadı. Atatürk'ün önündeki yol da güllerle kaplı değildi ama o bu yolda yürüdü. Önemli olan niyet ve harekete geçmek-diye de düşünüyorum.
Attilla İlhan'ı nasıl ölmeden önce tanımayadım ben...Çok üzülüyorum çok....
04.02.2008

Alternatif bakış açısı. Gündüz Vassaf'ın söylediklerinin çoğunun uygulanabilirliği yoksa da, insana bazı konularda daha geniş düşünmeye yönlendirebilir bu kitap. Benim özellikle hoşuma giden Müjde! Çocuğumuz Oldu bölümünde yazanlar. Benim düşüncelerimi yüzde doksan yansıtıyor. Yalnız bazı yerlerde mantık kopuklukları var, cinsiyetle ilgili 'Senin Cinsiyetin Ne' bölümü'nde bunu özellikle hissettim.
Sonsuz özgürlük diye bir şey olamaz, bu şekilde yaşanamaz. Ama bizim hayatlarımızın da biraz daha özgürlüğe muhtaç olduğu konusunda katılıyorum yazara. Biraz daha özgürlük, biraz daha iç zenginliği demek olacak çünkü.