Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

ginza Tarafından Yapılan Yorumlar

22.08.2006

Söylemek istediklerini lafı dolandırmadan söyleyenlerden hoşlanırım-bunları yazmak isteyenlerin de lafı dolandırmasından hoşlanıyorum. Jack London bu işi çok iyi yapıyor. Yazıda laf dolandıkça, eğer yazar yetenekli ve donanımlıysa, hoşlandığım türden edebi bir anlatım ortaya çıkıyor-her zaman değilse de, genellikle. Bu kitabı ve Jack London'ın diğer bütün kitaplarını ilkokulda okumuştum-sonra ortaokulda bir daha okumuştum. Kardeşimin en sevdiği yazar olduğunu da hatırlıyorum. Beyaz Diş beni çok etkiledi. Kendimi kahramanın yerine koydum bütün kitap boyunca desem biraz garip mi olur acaba? Ama koydum işte. Bence büyükler kadar çocukların da okuması gereken bir kitap bu-ve yazarın diğer kitapları. Hatta asıl onlar okusunlar. etkisi müthiş.
22.08.2006

Bu kadar romantik konulu bir kitap nasıl olur da klasikler arasına girer-diye düşündüğümü hatırlıyorum, orta sonda veya lise birde. Bana o zamanlar bir kitabın klasik sayılabilmesi için ciddi şeylerden bahsetmesi gerekir gibi geliyordu-bu arada aşkı ciddi şeylerden saymıyormuşum demek ki. Bu kitap aşk dışındaki ciddi şeylerden de bahsediyor tabii-sınıf farkı falan-zamanının İngiltere'si işte. Ama benim için bu bir aşk kitabı; klasik olmuş bir aşk kitabı hem de. Ve okuduğum en güzel ve hüzünlü aşk kitaplarından da biri-okurken ağlatacak kadar. İnsanı edebi açıdan da son derece tatmin ettiğini düşünürsek-bundan iyisi Şam'da kayısı demek geliyor içimden.
22.08.2006

Kitabı okumaya başlayalı fazla olmadı ama daha fazla devam edemeyeceğimi anlayıp bırakmış da bulunuyorum. Bu kitabın Aslan Asker Şvayk'ın Celal Üster çevirisi gibi bir çevirisi yapılana kadar bekleyeceğim-ya da orijinalini alıp okuyacağım. Klasik haline gelmiş, pek çok klasikten daha fazla tanınan böyle bir kitabı bu kadar berbat bir çeviriyle bu hale getirmek başarı mı başarısızlık mı bilmiyorum. Ama okuduğum satırların bana hiç zevk vermediğini ve sıorf okumuş olmak için okumaya devam edemeyeceğimi de biliyorum. Çevirmenin yabancı dili kadar-hatta ondan daha çok-Türkçe'sinin de önemli olduğunu hatırlayan malesef çok az çevirmenimiz var. Yazık. Tam metin diye de sevinmiştim. Haydi çeviri kötü, tatsız-bari dönüp bir kontrol etseydiniz de düşük, bir zamanla ve zamirle başlayıp başka bir zaman ve zamirle biten cümleleri düzeltseydiniz. Scarlett beni biraz daha bekleyecek. Ben hayatını hakkını vererek okuyana kadar.
21.08.2006

Heyecanlı başladığı kesin. Ve öyle de devam ediyor. Olayların gerçekleştiği zamanın bundan 100 yıl öncesi olması; ve bundan 100 yıl öncesinin de oldukça karışık olması heyecanı artırıyor. Abartı var-ne de olsa bu bir roman. Ama olaylar kitabın son çeyreğinde biraz çivisinden çıkıyor-insan hayattan parçalar bulduğu-özellikle tarihten de bahseden- kitaplarda yaşanması mümkünse de çok zor olabilecek şeyleri okuyunca, romanı tarihi roman mı, macera romanı mı olarak algılaması gerektiğini bilmiyor. En iyi bu kitabı hiç bir şey gibi algılamadan olduğu gibi okumak.
Bir zamanlar bir filmde bir gazete sahibinin, işe yeni başlayan ve kendisine edebi bir makale getiren muhabirine şöyle dediğini duymuştum: "insanlar gazetelerde seks veya şiddet okumak isterler-ikisi bir arada olursa daha iyi". Nermin Bezmen de bu gerçeği keşfetmiş anlaşılan-ve ikincisinin kesinlikle daha popüler olduğunu da.
Kitaptaki Türkçe fena değil. Biraz gramer sorunu var-mesela Hüma kendi yaşgününden bahsederken "yaşgünümde" değil; "yaşgününde" diyor-bunu yanlış hatırlamış da olabilirim ama buna benzer bir çok şey var. Bazen gereksiz-hem de çok gereksiz, kelimelerin tam Türkçe karşılıklarının kullanılabileceği yerlerde-yabancı sözcükler kullanılmış. Bir de bir "hala daha" hadisesi var. Bazı yerlerde aynı anlama gelen bu iki sözcük sürekli beraber, ve neredeyse her sayfada iki kere kullanılmış. Yazarların bazı sözcük alışkanlıkları olabiliyor-ama nedense bu bana her zaman acemi bir yazardan okuyorum hissini vermiştir.
Ama ne olursa olsun bu kitap kendini okutuyor. Kurt Seyt ve Shura'sıyla lisede tanışıp, kitapla beraber başka diyarlara taşındığım Nermin Bezmen'e daha fazla eleştiri yapmaya gönlüm elvermiyor. Sır'ın diğer bölümlerini bekliyorum.
21.08.2006

Bu kitabı okurken Ayşe Kulin'in diğer kitaplarının yanında biraz zayıf kaldığını düşündüm-ama sonra yapmaya çalıştığı şeyi görüp fikrimi değiştirdim. Kitap yazarın diğer kitaplarından biraz farklı-okuyanların hafif hayal kırıklığına uğramaları normal. Ama yine yazarın her kitabı gibi çok kolay okunabiliyor-ve bence bu kitabın diğerlerinden de fazla okura ulaşması hepimiz için faydalı olur-ülke olarak. Bir kitap çok şeyi değiştirmez-ama kitaplar da su damlaları gibi. Arka arkaya damladıkça neler yapabileceklerini kim bilebilir?