Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

ginza Tarafından Yapılan Yorumlar

15.08.2006

Kitap bitmesin istedim. Haşek'in Şvayk'ı savaşa sokup -belki de- çıkardığı ve normal hayata döndürdüğü günleri yazamadan ölmesine çok hayıflandım. Kitabı -özelikle Şvayk'ın birliğine katılıp cepheye doğru yola çıkmasından sonraki bölümü- okurken, aldığım bütün zevke rağmen içimde sürekli bir sıkıntı olduğunu farkettim. Sonra bunun ne olduğunu keşfettim. Kitapta adı geçen insanlar savaşa gidiyorlardı. Yani yaptıkları yolculuk kulağa ne kadar eğlenceli gelirse gelsin, kendileri de ne kadar eğleniyor görünürlerse görünsünler (kitapta), sonunda yaşam mı ölüm mü sakatlık mı olduğu belli olmayan bir yolculuğu yapıyor olduklarından, okudukça benim içime sıkıntı çörekleniyordu. Özellikle şu sıralarda okunması gerekli bir kitap bu-hem de herkes tarafından. Savaşın aptallığını ve vahşiliğini, hemen hiç bir şeyi açık açık söylemeden, ama insanın içine korkunç bir sıkıntı vererek göstermeyi başarmış bir adamın 40 yaşında ölmesi dünya için büyük kayıp olmuş. Yazar diye ona derim ben-yoksa birilerinin kuklası olmuş, birbiri arkasına amaçlı yazılmış kitaplarla sahneye çıkan ve kitaplarının (amaçlı oldukları için) diğer dillere çevrilmesiyle de kendilerini dünyaya açılmış büyük yazar zanneden insanlara değil. Edebiyat barışı sağlamak için kullanılmalı-insanları kışkırtmak için değil. Ama Türkiye'nin durumunda mecburen kendini savunma amaçlı da kullanılıyor tabii.
Her neyse, bu kitap mutlaka okunması gereken bir kitap bence. Bu arada çeviri kitapları paçavra haline de, şaheser haline de getirebilen çevirmenlere de değinmeden geçmek olmaz. Aslan Asker Şvayk insana "çeviri dediğin böyle olur" dedirtiyor. Celal Üster'e böyle bir kitabı böyle bir çeviriyle Türkiye'ye sunduğu için çok teşekkür ediyorum.
31.07.2006

Bu kitabın 1950lerde yazıldığını düşünürsek, doğrusu yazarın cesaretine hayran olmamak mümkün değil. Kitabın bazı yerlerinde sanki iki erkeğin değil, karşı cinsten iki insanın aşkı anlatılıyormuş gibi hissettim. Ama belki zaten aşk tarafların cinsiyetine göre de değişmiyordur...Neyse, bu kitap hem kafa karıştırıcı hem...etkileyici. David 2000lerde yaşasaydı belki cinsel kimliği hakkında o zamanlar yaşadığı bunalımı yaşamazdı ama o zaman böyle bir kitap da ortaya çıkmazdı. Eski zamanlarda her şey şimdiki kadar açık ifade edilemezken, edebiyatın daha gösterişli ve aynı zamanda da gizemli olduğunu düşünüyorum. Eskiden yazarların işi zormuş-gerçi şimdi de zor; ne de olsa bu kadar serbestiyle ayarı kaçırmak kolay. Her neyse, bu kitap çok okunası bir kitap.
24.07.2006

Sabun köpüğü hafifliğinde bir kitap okuma ihtiyacı hissediyorsanız-benim gibi-kitabınız budur-özellikle cinsiyetiniz dişiyse. Bridget Jones çok tatlı, sarsaklığı insanı gülümsetiyor-gerçi kitabın sonuna doğru bu kadar da olmaz diyorsunuz, bu kadar beceriksizlikle bir insan yaşayamaz-kadınlar hakkında çok basit ama doğru tespitleri var. Filmi de güzeldi ama kitabı bana daha bir güzel geldi. Bu arada bizim kültürümüzle İngiliz kültürü arasındaki akıl almaz bazı farklar...gerçekten akıl almıyor:) Biz iyi ki bizim gibiyiz dedirtiyor.
26.06.2006

Mahir Kaynak'ın her yazısı benim ufkumu biraz daha açıyor. Bu kitap herhalde bir programın yazıya dökülmüş hali-soru cevap şeklinde olması derli toplu olmasını da sağlamış. İçindekilerden ve bu konuda düşündüklerimden pek fazla bahsetmeye gerek yok; bu kitabın Mahir Kaynak bölümünü okumalarını çevremdeki herkese şiddetle tavsiye ediyorum. Hiç bir şeyin göründüğü gibi olmadığını anlamanın güzel ve zevkli bir yolu-ne de olsa kitap. Ömer Lütfi Mete'nin bölümünü ise zamanınız varsa okuyun. Mahir Kaynak'la aynı kitapta olduğu için okudum, yoksa para verip kitabını alacağım bir yazar değil. Olaylara tarafsız bakamıyor, çünkü kendisi de taraf. Her olayı dönüp dolaşıp dine bağlaması, bir guruba olan nefreti ve bunu olur olmaz dile getirmesi, bu guruptan "bizim matrak adamlar, bu dangalak insanlar" gibi avam kelimeler kullanarak bahsetmesi, söylediklerinde haklı veya haksız olduğundan bağımsız olarak benim kendisine ve düşüncelerine olan güvenimi ve saygımı kaybetmeme neden oldu. Gerçekler taraf olunarak ortaya çıkarılmaz. Tarafsan, her şeyi kendi tarafına yontmaya çalışırsın. Yine de okuyun bence, taraf maraf, en azından bir tarafın düşüncelerini öğrenmek açısından okunabilir.
22.06.2006

Etkileyici bir kitap ama bahsettiği dönemi araştırmadan okumamak daha iyi olur bence. Ben öyle yaptım mesela-şimdi araştırıyorum. Hikayeler vurucu-ne kadarı gerçek bilemem-ki bence çoğu gerçektir aslında, ama her durumun iki yüzü olduğu gibi bu işin de diğer tarafı vardır tabii-onu da incelemek lazım. Neyse, olayın siyasi yönünü bir tarafa bırakırsak, edebi açıdan doyurucu olmaya yaklaşmış bir eser, ama beni pek de tatmin etmedi. Hikayeler arasında çok çabuk geçiş yapılmış, hele de sonlara doğru, her hikayeden bir paragraf bahsedilip diğerine geçilmiş-okuyanın da bu geçişleri aynı hızda yapması gerekiyor ki, o da zor. Ayrıca karakterler kitabı okurken benim pek aklımda kalmadı-yani her diğer hikayeye geçişte, Hilmi kimdi, Halit kimdi diye önce bir düşünmek zorunda kaldım. Filmini seyretmemiş olmamın bunda bir etkisi var mı diye düşünüyorum. Bence fena bir kitap değil-her açıdan.