Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
ginza Tarafından Yapılan Yorumlar
Feridun Fazıl Tülbentçi'yle ortaokul yıllarımda tanıştım. Ömrümde beni en çok etkileyen iki roman kahramanından biri onun bir kitabındaydı. Okuduğum kitapları eski kitaplardı, sayfaları içiçe geçirilmiş, yere düşünce dağılan cinsten-babamın veya dedemin aldığı kitaplarmış zaten, o kadar eski yani. O kitapların yeniden basılmasına çok seviniyorum. Tülbentçi'nin her kitabı okunur ve gönül rahatlığıyla çocuklara okutulabilir-onların her kitaptan hem Türkçe açısından hem tarih açısından bir şeyler alabileceklerinden emin olunarak. Bir de üstüne o kadar zevkli ki bu kitapları okuması! Mesela bu kitapla insan kendini Turgut Reis'le deniz deniz dolaşıyor zannediyor. Kitaplardan birinde kendimi tutamayıp heyecandan ve gururdan hüngür hüngür ağladığımı hatırlıyorum-neymişiz biz diye:) Okuyun bu kitapları-ama özellikle çocuklarınıza okutun.
İrvin Yalom'un okuduğum ilk kitabı ve aslında bu konuda okuduğum ilk kitap diyebilirim. Psikolojik kitaplardan genelde kaçınırım; hem önüne gelenin psikolojiden anlayıp bu konuda kitap yazdığını düşünüyorum hem de biraz korkuyorum galiba-çok derinlere dalarsam çıkamam diye. Ama Nietzsche Ağladığında ile anladım ki derinlere dalıp orada kalmanın bir zararı yokmuş. Herkese göre bir kitap bu; ağırlığı da okuyana göre değişir. Çok etkilendim ve çevremdeki herkese tavsiye ettim-ve hatta kitap vermekten hiç hoşlanmadığım halde kendi kitabımı onlara vereceğimi de söyledim. O kadar yani.
Diğer kitaplara benzemeyen bir kitapla haşır neşir olayım diyorsanız, kitabınız budur. Benim gibi fazla realizmden hoşlanmayan, şoke edici olayların biraz edebiyatla süslenince daha etkili olduğunu düşünen bir okurun bile hoşuna gittiğine göre, benim gibi olmayanların haydi haydi hoşuna gidecek. İnsanın aklına geleni aklına geldiği gibi yazmasının çok takdir edilecek bir tarafı olmadığını düşünüyorum-emeği takdir ederim, zekadan daha fazla. Ama bu kitapta emek de var, zeka ve hayal gücü zaten var. Tabii bunlar ne kadar var-bence kitabı okutmaya değecek kadar var.
Farklı bakış açısı diye buna derim ben. Şu ana kadar neredeyse hakkındaki bütün kitapların aynı sonuçlar üzerine yazıldığı bir konuya tamamen farklı bir yerden yaklaşmış Sitchin. Bu kitapta yazanlara inanıp inanmamak okuyana kalmış-zaten inanmak veya inanmamak zorunda da değiliz. Ama benim diğer dört kitabını satın almama yetecek kadar ilgimi çekti bu kitabıyla. Yalnız kitabı benim gibi çok uzun bir zaman sürecine yayarak okursanız olaydan kopabilirsiniz. En iyisi başlayıp her gün biraz okuyarak ara vermeden bitirmek. Böyle bir kitabı ortaya çıkarmak için çooook da geniş kapsamlı bir araştırma yapmak gerekir. Takdir ettim. Burak Eldem'i de bu açıdan takdir etmiştim ama o biraz daha farazi düşünüp yazmış.
Geçen sene okudum bu kitabı. Ve bitirdikten sonra bir süre kendime gelemedim. Güneydoğudan Öyküler bu kitaba kıyasla edebi bir eser; daha düzgün bir dille yazılmış, olaya bir çok açıdan bakmış. Bu kitaptaki dil çok düzgün değil, günlük şeklinde yazılmış ama bu da insanı can evinden vuruyor. Bunu okurken doğrusu göz yaşlarımla mücadele edemedim, onlar beni bir çok kez yendi. Türkiye'de yaşayan herkesin ve Türkiye'de yaşamayıp da burada olup bitenlerle direkt veya dolaylı olarak bağlantısı olan herkesin okuması lazım. Siyaset, ekonomi, güç vs-orada insanlar ölüyor. Bütün dünyanın siyaseti bir insan hayatına değer mi?