Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
ginza Tarafından Yapılan Yorumlar
Aytmatov'un kitaplarını okumaya devam ettikçe, kitapları açıklayıcı yorum yapma ihtiyacı hissetmemeye başladım. Yani bu kitapta şu oluyor bu oluyor demeye lüzum hissetmiyorum. Kitaplar hakkındaki düşüncelerimi de kelimelere sığdıramayacağımı hissediyorum. Bu romanlar bütün bunların üzerindeymiş ve yorum için kullanılacak kelimeler de kifayetsiz kalacakmış gibi geliyor bana. Onun için tek söyleyeceğim:Aytmatov ise okuyun. Bir kitapseverin ve edebiyatseverin aradığı hemen her şey bu kitaplarda var bence. yalnız Gün Olur Asra Bedel'deki "ayni" hadisesinin bu kitapta da hiç bir düzelme göstermeden devam ettiğini görmek kitapseverleri şaşırtacaktır. Çevirmen bu kelimenin Türkçe'de böyle kulalnıldığını mı zannediyor acaba? Lütfen imla ve gramere dikkat.
Aytmatov bu işi biliyor...Şu anda elinizde her varsa bitirdikten sonra ouyacağınız ilk kitap bu olsun-ondan sonra da Aytmatov'un diğer romanları. Kimse Aytmatov'dan mahrum kalmamalı. Yalnız bu kitabın çevirisi çok iyi değil. Hele bir "ayni" meselesi var ki; nedenini çözemedim. Gerçi "aynı"lar, "ayni" değil de "aynu" olarak bile yazılmış olsa kitabın değerini düşürmüyor. Yine de genellikle çeviriye gereken özenin gösterilmediğini düşünüyorum. Üzücü.
Bu aslında tam anlamıyla bir hikaye kitabı değil. Konuksever, doğuda gazetecilik yaparken (belki de hala yapıyordur) yaşadığı ve anlatılmaya değer gördüğü şeyleri kısa kısa yazmış. İlginç şeyler var. Ama yazar olmak için çok görmüş geçirmiş olmak yeterli değil. Bu kitap ilginç bir kitap, ama bir şeyler eksik. Edebiyat gibi. Her kitabın edebi olması gerekmemesine rağmen, hikaye özel bir yazın biçimi-edebiyatsız hikaye tuzsuz yemek gibi oluyor. Duygular da olabileceği kadar etkili yansıtılmamış gibi geldi bana. Yazar olmak kolay değil. Amatör bir hikaye kitabı; hoş bir anı kitabı sayılabilir.
Bir çok insan tarafından beğenildiği için beğenmeye veya beğenmemeye programlanılmamış olarak okunursa çok hoş bir kitap. Çok fazla bir şey beklemeyin, üslubu çok etkili değil, biraz özensiz yazılmış. Hatta bazı yerlerde "acaba yazar bu kısmı uydurdu mu" diye de düşündüğüm oldu-ki yazarın gerçekten bu deneyimi yaşayıp yaşamadığını da kesin olarak bilmemiz mümkün değil. Zaten bu önemli de değil. Kitap unutulmuş bir çok değeri hatırlatıyor, ve bu arada belki de şu ana kadar farkına varmaya fırsatımızın olmadığı bazı değerleri gözlerimizin önüne seriyor. Okumak zaman kaybı değil.
10 yaşındaki zenci Pictorial Review Jackson'ın evinden, Kuzey Carolina'dan ayrılıp;cebinde neredeyse hiç parası olmayan, ama neşesi de eksik olmayan ağabeyiyle New York'a, oradan da Kaliforniya'ya gidişinin hikayesi. Yazarın kullandığı Amerikan zencisinin argo İngilizce'sinin Türkçe'ye çevrilmiş hali ilk sayfalarda konuya odaklanmama engel olduysa da sonra alıştım. Hoş bir kitap.