Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
ginza Tarafından Yapılan Yorumlar
Gördüğünüz öğrenim, okuğunuz kitaplar, toplum tarafından size kabul ettirilmeye çalışılan şeyler...hepsini unutun ve Aleksi Zorba'yla tanışın. Yaşamanın ve insan olmanın anlamını keşfetmek diye bir şey varsa; Zorba'yla tanışmak bu yolda atılan kocaman bir adım olacak.
Yaklaşık 10 yıl önce meydana gelen Susurluk olayını ve Abdullah Çatlı'nın hayat hikayesini (olabildiğince) ayrıntılarıyla öğrenmek isteyenler okuyabilir. Ben olay gerçekleştiği sırada pek ilgilenmediğim (öneminin farkına varamadığım) için bu kitaptan pek çok şey öğrendim. Taraflı yazılmış tabii ki. Aynı konuda başka kitaplar da okumak lazım diye düşünüyorum-bu tür bütün kitaplar için düşündüğüm gibi.
Türkçe konusunda da yine fazla bir şey beklemeyin. Bir çok kitapta "ne..ne..değil" probleminin yazarlarca hala çözülemediğini görmek içler acısı. "Ne o, ne de öbürü yok" 'un; ikisi de yok değil, ikisi de var anlamına geldiğini bilmek için; çok basit olan "(-1) x (-1) = 1" denklemini düşünmek yeterli herhalde. Kitapta bir çok defa geçen "Hemşeri" kelimesinin de aslında "Hemşehri" olması gerektiğini; bu kelimenin aynı şehirden olan insanlar için kullanıldığını bilmek için de akademik kariyere gerek olmadığı düşüncesindeyim. Lütfen dile dikkat edelim. Sonuç olarak bilgi verici bir kitap, okunabilir.
Türk insanının bu romanı bu kadar sevmesinin bir nedeni de, Türkiye'nin gerçeklerinden birini hikaye ediyor olması bence. Olaylar çok tanıdık. Yaklaşan faciayı herkesin bilmesine rağmen, hiç kimsenin engellemek için kılını kıpırdatmaması ve bunu da "töre" ile açıkladıklarını düşünmeleri insanın kanını donduruyor. Çok uzun paragraflar, upuzun cümleler ve muhteşem üslubuyla tipik bir Marquez kitabı. Büyük tat veriyor.
Kitapta sadece yaşlı bir adam, bir balık ve deniz var (haydi tekneyi de sayalım) İnsan düşünüyor; bu kadar az malzemeyle nasıl bir şaheser yaratılır? Bu sorunun cevabını Hemingway bulmuş. Yaşlı adamın azmi, inadı, neredeyse kaderini, yakaladığı ama bir türlü sahip olamadığı balığa bağlaması çok etkileyici. Ve bunların bu kadar kısa bir kitapta anlatılmasına rağmen insanın yüreğine işlemesi...Nasıl bir kitap bu böyle Yarabbim?!! Bunca zaman sonra bile kitabı düşündüğüm an içine daldığımı hissediyorum. Okumamak büyük kayıp-hem de çok büyük.
"Çok fazla derinlere dalmak istemiyorum, canım bir macera kitabı okumak istiyor, içinde biraz da aşk olsun" diyorsanız Clive Cussler'in kitaplarını okuyacağınız bir dönemdesiniz demektir. Okuyun, eğlenin. Hayat sadece edebiyattan ve ciddiyetten ibaret değil. Ara sıra anlamsız (ve hatta değersiz) görünen şeylerle ilgilenmek de insanı ruhen rahatlatıyor. Bu da o "şeylerin" aslında anlamsız ve değersiz olmadığını da kanıtlıyor galiba.