Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
ginza Tarafından Yapılan Yorumlar
Michel Zevaco ile birlikte beni Fransa'yla ilk tanıştıran yazarlardan biri Dumas. Ki o zamanlar henüz ortaokulda bile değildim. Bu da demek oluyor ki; bu kitap hem çocuklar için, hem büyükler. Tarihte yadsınamaz bir önemi olan Kardinal Rihelieu'yü ve gerçekten yaşamış başka bir sürü tarihi kişiliği tanımak için bile değer bu kitabı okumaya. Bir de buna "Birimiz hepimiz için, hepimiz birimiz için" cümlesini dünyaya yayan üç+bir silahşörleri ve yazarın ustalığını da eklerseniz; ortaya bir edebiyat ve zevk şöleni çıkıyor.
Şu zamana kadar tanıdığım binlerce yazar arasında kitaplarına tahammül edemediğim tek yazar Danielle Steel. Bu tür kitapları kötülemeyeceğim; herkesin zaman zaman kafa yormayacak, sabun köpüğü hafifliğinde kitaplar okumaya ihtiyacı oluyor-benim de tabii. Ama Danielle Steel sürekli aynı olayların tekrarıyla kitaplarını dayanılması zor hale getirip gereksiz yere hacmini artırıyor. Bu kitapların pembe, beyaz dizilerden tek farkı da (ve dezavantajı; en azından benim için) kalınlıkları zaten. Hiç olmazsa bu çeşitli renkteki diziler bayıltmadan bitiyorlar. Bu tür kitaplara ihtiyaç duyanlara Barbara Cartland'ı öneriyorum.
Andersen'in kafası nasıl çalışıyormuş bilmiyorum ama pek çoğumuzunkinden farklı olduğu kesin. Bu masallar o kadar etkileyici ve aynı zamanda o kadar şeker ki...Özellikle günümüzde unutulan ya da artık pek önemsenmeyen bir çok insani değeri, kafamıza balyoz indirmeden, bizi şoktan şoka sürüklemeden, o kadar eğlenceli ve yumuşak bir şekilde vurguluyor ki...Her hikaye insanın içine işliyor. Hele o kibritçi kız hikayesi...Bu hikayeler ne kadar çocuklar içinse, o kadar da büyükler için. Andersen'in hayatını anlatan ve Andersen'i Danny Kaye'in oynadığı filmi de yabana atılacak gibi değil. Bu kitap da Andersen'in hikayelerinin külliyatı, her evde bulunması lazım bence. İçindekiler zaman ve mekandan bağımsız hikayeler çünkü.
Valla ben bu kitabın tamamını okuyamadım, çok sıkıcı geldi. Bu tür binlerce kitap var piyasada. Bu en eskilerinde biri herhalde, elime 10 yıl önce geçmişti. O açıdan ilginç olabilir; hani gelecekte insanların yoğun olarak ilgilenecekleri ve hatta kafayı takacakları bir konuyu ilk işleyen kitaplardan biri olduğu için. Hepsi o kadar işte. Bu tür kitaplardn çok hoşlanmadığım için çok objektif olamamış olmam da mümkün tabii.
Pollyanna, Küçük Kadınlar, Fadiş. Bu üç kitapbenim çocukluğuma damgalarını bastılar diyebilirim. Polyanna Türkçemize bir terim bile kazandırdı-pollyannacılık. Artık yetişkin insanlar olarak bu kitabı şu andaki ruhsal ve zihinsel durumumuzla değerlendirmek haksızlık olur görüşündeyim. Kitapta sürekli iyilik yapan, kötü olaylardan bile kendisini mutlu edecek bir şeyler çıkarabilen bir kız var. Hiç kimse böyle bir insan olarak yetişemez tabii. Ama çocuklar okusunlar da, alabildiklerini alsınlar. Nasıl olsa bir şeyler kalacak kitaptan geriye.