Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

ginza Tarafından Yapılan Yorumlar

01.09.2004

Yıllar önce yine avdayken bacağını koparan katil balina Moby Dick'in peşinde intikam hırsıyla koşan ve bu uğurda ömrünü harcayan, bir anlamda kaderini Moby Dick'inkine bağlayan balina avcısı Kaptan Ahad'ın etkileyici öyküsü. Yalnız benim için burada Ahad iyi adam Moby Dick kötü adam durumunda değil. Zaten kitabı okuyunca meselenin iyilik-kötülük değil olmadığını da farkedeceksiniz. Burada hayatını adamaya değer bir intikam hırsı söz konusu. Bunu iliklerine kadar hissetmek için de Ahad olmak lazım ancak. Okuduğum en etkileyici kitaplardan biri.
01.09.2004

Sitede dolaşırken hakkında yorum yapıldığını farkettiğim ve benim de bir iki şey söylemek istediğim bir kitap. Kitabı okuyalı uzun zaman oldu- o kadar uzun ki, normal şartlar altında şu anda aklımda pek bir şey kalmamış olması gerekirdi. Ama ben bütün karakterleri ve olayları hala aynı canlılıkla hatırlıyorum; bu sefer farklı şeyler çıkarıyorum ama. Mark Twain'in dehası dünyaca kabul edilmiş zaten; böyle bir dehanın çocuklar için de bir şeyler yazmaya karar vermiş olması da bizim şansımız herhalde. Çocuğu olanlar okutsun ve kendileri de okusunlar derim.
28.08.2004

Kitapta her biri roman tadında üç uzun hikaye var. Hikayelerden oluşan kitaplarda genelde bir favori hikayem vardır ama üç Aynalı Kırık Oda'da bu söz konusu değil. Hangi hikayenin favorim olduğunu söylesem diğerlerine haksızlık olacakmış gibi geliyor. Murathan Mungan o kadar usta bir kurgucu ki, okuduğum her hikayenin içinde kayboldum. Ama galiba en etkilenerek okuduğum Karanlık İşaretler'di. Mardin'de ağır bir kültürle yetişip, olması istenenden farklı bir insan olarak büyüyen Ali'nin bunalımını onunla beraber yaşayacaksınız. Murathan Mungan'ın pek çok kitabını okudum ama Üç Aynalı Kırk Oda'nın yeri başka. Tavsiye edilir.
24.08.2004

Murathan Mungan"ın son kitaplarından biri olan bu kitap, yazarın benim okuduğum ilk kitabı. Bu kitaptan sonra Murathan Mungan"cı olup kalan kitapların hemen hepsini aldım zaten. Hani bazı durumlarda " acaba böyle hisseden, düşünen bir tek ben miyim" diye düşünür; sonra bir arkadaşımızın, eşimizin dostumuzun da aynı şekilde düşündüğünü, hissettiğini öğrenince, aslında insanların birbirine ne kadar benzediğini farkedip şaşırırız ya - Yüksek Topuklar da benim zaman zaman içimden geçen ama sadece bana özgü olduğunu zannettiğim şeylerin aslında öyle olmadığını gösterdi. Bu da bana hem sandığım kadar nev'i şahsına münhasır bir insan olmadığımı; hem de ne olursa olsun özel olduğumu hissettirdi. Murathan Mungan hepimizin içinden geçenleri kelimelere dökmüş bu uzun ama bir solukta okunan kitabında.
16.08.2004

Kitabın içindeki iki hikayeyi daha önce okumama rağmen bu kitabı aldım. Kitaptaki bütün hikayeler savaş zamanında geçiyor. Daha çok bilinenleri Elveda Gülsarı ile Cemile olmasına (ve bunların da gerçekten güzel hikayeler olmalarına) rağmen beni en çok etkileyen "Yüz yüze" oldu. Kocası savaştan kaçan ve köyüne dönüp saklanan bir kadının çektiği fiziksel sıkıntılar, kocasını saklama ve kendi boğazından, çocuğunun boğazından kısarak onu sağ tutma çabaları, bu arada geçirdiği ruhsal değişimler ve buhranları o kadar etkileyici anlatmış ki Cengiz Aytmatov, bu öyküyü okumayan ne kaçırdığını asla bilemeyecek derim.Son hikaye olan "Askerin Oğlu" da yürek parçalıyor. Aytmatov hikayelerinde savaşı değil geride kalanların yaşadıklarını anlatarak oaya farklı bir boyut getiriyor.