Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
ginza Tarafından Yapılan Yorumlar
İtalyanca Aşk Başkadır'dan sona hayal kırıklığı yaratacak bir kitap. Maeve Binchy'nin insanı yüreklendiren, ümitlendiren tarzını seviyorum; hiç bir şey için geç olmadığını düşündürtüyor. Ama İtalyanca Aşk Başkadır dışındaki kitaplarını öylesine yazmış gibi geldi bana, yani madem bu tuttu, aynen devam edelim diye düşünmüş gibi sanki. Özenilmeden yazılmış bir kitap. Bitirmeden karar vermeyeyim diye sonuna kadar okudum, ama bitirdiğimde de aynı şeyi düşünüyordum. Maeve Binchy ticari kaygılarla kendine yazık ediyor bence.
Maeve Binchy'nin 3 kitabını bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine toplu olarak aldım. İçlerinde tek dişe dokunur olanı İtalyanca Aşk Başkadır'dı. Kitap insana mutluluğun yaşı ve şartı olmadığını ve hayattan ümidi kesmemek gerektiğini hatırlatıyor. Ama bunun dışında fazla bir şey yok. Maeve Binchy Danielle Steel'den bir gömlek daha iyi bir aşk romanı yazarı; ki bu da onu kaliteli bir yazar yapmak için yetmiyor bence. Yine de kitapları düşünmeden vakit geçirmek için okunabilinir.
Çok ilginç ve son zamanlarda bir çok insanın dilindeki bir konu. Daha ilginç olan ise böyle bir konuya sahip bir kitabın bu kadar kötü olması. Kitap inanılmaz uzunlukta, ama bu uzunluk içeriğinin zenginliğinden değil sürekli aynı şeylerin farklı cümlelerle tekrarından kaynaklanıyor. Tamamen ticari kaygılarla ve baştan savma yazılmış. Sanki yazarlar "hemen şuraya oturup bir iki şey çiziktireyim de bitsin bu çile" diye düşünmüşler-ve gerçekleştirmişler de. Bütün bunların üstüne bir de berbat bir çeviriyi ekleyin. Çevirmen keşke dönüp şöyle bir baksaymış, acaba ben ne yaptım diye. Yazarlar da çevirmen de yazdıklarını kontrol amacıyla hiç okumamışlar anlaşılan. Kısacası okunmaya hiç değmeyecek bir kitap. Onun yerine Dr. Halit Erol'un Sion Tarikatı ve Tapınak Şövalyeleri kitabını alın derim. Kısa ve öz, gayet de özenli yazılmış.
Basit bir (fotoğrafsız) fotoroman gibi başlayıp öyle devam eden, kendini çok kolay ve çabuk okutturan, ve bütün bunların yanında usta bir yazar tarafından yazıldığı daha ilk satırından belli olan bir kitap. Nabokov'un okuduğum üçüncü kitabı ve diğer iki kitabındaki kadın tipini burada da gördüm: çok genç, hırçın, şımarık, bencil, güzel. Bu kitapta Lolita kitabıyla pek çok benzerlik buldum. Lolita tadını veriyor diyemeyeceğim, ancak zevkle ve sıkılınmadan okunacağı kesin.
Kitabı sadece gazetede toplatıldığını okuduğum için merak edip aldım, güzel bir şey çıkacağını hiç zannetmiyordum. Okumayı da hayli geciktirdim. Ama umduğumdan farklı bir şeyle karşılaştığımı itiraf edeyim. Bu kitabın bir başyapıt olduğunu iddia edecek değilim, edebi değeri de tartışılır. Kitabın tamamının çok iyi kurgulandığını da söylemek zor. Kitapta her insanın bir travması olduğu söyleniyor, adı geçen bütün kadınların travmaları da cinsel, bu da biraz bayıyor. Ama kitap etkileyici. Beni kendi geçmişimi sorgulamaya itti. Kadınların aslında şu anda bulunduklarından farklı bir konumda olmaları gerektiğini ve uzun zaman önce de zaten öyle olduğunu söylüyor, ve bunu da sağlam bazı görüşlerle destekliyor. İlginç olan başka bir şeyse, kitabın toplanmasına neden olan paragraflar. Bunlar kitabın içinde sansürlü, üzerleri siyah bantlı, ama kitabın arkasında yayınlanan mahkeme kararında bu bölümleri bulmak mümkün. Bana kitap toplattıracak kadar aşırı gelmedi doğrusu. Okuyun derim.