Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

ginza Tarafından Yapılan Yorumlar

30.04.2004

Ah Boris Vian.... Okuduğum ilk kitabı "Günlerin Köpüğü". İlk sayfalarda (aslında sonuna kadar, çünkü zaten kısa bir kitap) beni şaşırtan, hatta ilk sayfalarında sinirlendiren bir kitap. Sinirlendim, çünkü ben ciddi bir kitap aldığımı zannederken karşıma fantastik, gerçek hayatta olamayacak şeyler içeren ve baştan savma yazılmış görünen bir kitap çıkmıştı. Şu anda Boris Vian'ın 5 kitabını okumuş bir okur olarak söylüyorum-bu en güzellerinden biri. Ve Boris Vian da (benim gibi aslında edebi kitaplardan daha çok hoşlanan birinden bahsediyoruz) favori yazarlarımdan biri. Boris Vian'ın yazarlığının en hoş tarafı, en korkunç şeyleri bile rahatsız etmeyecek şekilde ifade etmesi, ama bunu yaparken de realizmden aslında ayrılmaması. Boris Vian'ın neden daha çok tanınmadığını merak ediyorum. Çünkü aslında onun tarzında yazmak her yazarın becerebileceği bir iş değil.
30.04.2004

Boris Vian'ın diğer bütün kitapları gibi son derece eğlenceli ve düşündürücü bir kitap. Hitler'in ari ırk saplantısı gibi "güzel insan" saplantısı olan bir dahi, ülkedeki (ki bu ülke Boris Vian'ın ülkesi olan Fransa değil, Amerika oluyor) güzel kızlar ve yakışıklı erkekleri kaçırıp bir kampa toplayarak üremelerini sağlıyor ve böylece mükemmel ırkı elde etmeye çalışıyor. Bu kadar da değil...ama gerisini anlatmayayım. Diğer bütün Boris Vian kitapları gibi çok kolay okunan, bilimkurgu romanı gibi gözüken ama aslında ondan çok fazlası olan bir kitap. Boris Vian o kadar genç ölmeseydi keşke. Bence çok daha fazla tanınmayı hak eden sıradışı bir yazar.
30.04.2004

Susanna Tamaro'nun okuduğum ilk kitabı. Herkesin de okuması gerektiğini düşünüyorum. Kitap bir büyükannenin torunu yurtdışında okurken-yani yanında yokken-ona yazdığı mektuplardan oluşuyor. İçinde torununa olan özlemi ve ona verdiği hayata dair öğütler bulunan, ve bunların da son derece duygusal bir şekilde ifade edildiği mektuplar. Kitap kısa, bir kaç saatte bitirdim. Genelde çabuk bitirdiğim kitaplar diğerleri kadar iz bırakmazken bu kitap pek çok uzun ve edebi değeri yüksek kitabın etkilemediği kadar etkiledi beni. Tam dozunda bir duygusallık içeriyor olması da kitabı herkes tarafından okunabilir kılıyor.
29.04.2004

Çok kolay okunan, hatta çok zorlanılırsa bir ders de çıkarılan ve bana göre hiç bir edebi değeri olmayan bir kitap. Kitapta iki kızın normal olmayan arkadaşlığı, birinin diğerine olan lezbiyen duyguları anlatılmış. Ayrıca kitapta, kızların arkadaşlık ettikleri kısa süre boyunca yedikleri her öğün yemeğin çok ayrıntılı tarifini de bulmak mümkün-o ekşili köfte yerken öbürü pilav üstü kuru fasülye yedi gibi. Perihan Mağden bu romanı yazarken diyetteydi herhalde.
29.04.2004

Küçük Kadınlar'ı ilk kez 8 veya 9 yaşında elime aldım-şu anda 28 yaşındayım ve hala elimden bırakmış değilim. Özellikle lise ve ortaokul yıllarımda daimi başucu kitabım oldu. Kitaptan aldığım zevk 20 yıldır değişmedi. Savaş yıllarının Amerika'sında 4 kızkardeşin hayatını neredeyse başından alıp yine neredeyse sonuna kadar götüren kitap (buna kitabın devamı niteliğinde olan'Küçük Erkekler'i de eklemek lazım tabii) bana her yaşta farklı duygular tattırdı. Her okuyuşumda farklı yerlerde ağladım ve güldüm. Adından çocuk kitabı olduğu izlenimi verebilir, ama her yaşta okunabilecek, okunması gereken bir kitaptır. Hem yetişkinlerin çocuk kitaplarından zevk ve ders almayacağını kim söylemiş ki?