Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
İşbaraalp Tarafından Yapılan Yorumlar
Bu kitabı kız kardeşimin kitaplığında gördüğümde elime alıp öylesine bir girişine göz atayım dedim, o gece 50 sayfayı soluk almadan okuduğumu fark ettim. Kahramanımız Serra kadar olmasada süper bir iş temposu arasında tam 6 gunde bitirdim kitabı az önce :) Bir erkek olarak kadınların ne istediklerini anlamamda çok faydalı olacağına inanıyorum. Ama elbette şunuda unutmamak gerek, kadınlar çok garip varlıklar, birinin huyu berikinin suyuna değmez :) Hülasa-ı kelam mükemmel bir gençlik kitabı. Kitaba o kadar ısındım ki yazarın diğer kitaplarınıda okumaya karar verdim. Şu anda elimde şu çılgın tempoda duyarlı davranışlar var bile ;) Her şeye rağmen yaşamın devam ettiğini, zorluklar olmasa güzelliklerin farkına varamayacağımızı bizlere anlatan anlamlı ve akıcı bir kitap. Bence her genç insan kitabı okumalı,çok güzel edinimleriniz olduğunu fark edeceksiniz... Özetin özeti olarak, ortada duran bir hata varsa ve bocalıyorsanız hatadan geç bile olsa dönmekte fayda var. Zararın neresinden dönerseniz dönün kardasınız demektir...
Kitap bence oldukça iyi kurgulanmış. Okuyucusu tek bir dakika bile sıkmıyor. Kafkas ruletinde konferans bölümünü oldukça sıkıcı bulmuştum. Yazar bu kitapta aynı hataya düşmemiş. Ajanların yaşantılarındna aktarılan kesitlerde başarılı, kaputtaki saç kılı ve parmak izi çekme tekniği kitaba ve anlatıma tuz biber olmuş. Kitabın anlattıklarına katılıp katılmamak kişisel bakış açısına tabi olmakla birlikte 1 günde bitirebileceğiniz akıcı bir üslubu bulunuyor. Kitapta en beğendiğim cümle, kahramanlar sessiz gelirler,sessiz yaşarlar ve sessiz giderler...
Babaların fedakarlığının ne kadar büyük olduğunu ve nedense fark edilmediğini kitaptan sonra daha iyi idrak ettim. Özellikle ilk bölümlerde bu daha çok ön plana çıkıyor. Kitabın ilerleyen kısımlarında toplumsal duyarlılık ile ilgilil olarak yaşamın içinden çok güzel kesitler bulunuyor.
Açıkcası beni en etkileyen bölümü bisiklet selenizin ardından tutarak peşiniz sıra koşan babanız ve kan ter içindeki hali geldi. Bir çoğunuzun bisiklet ile tanışması böyle olmuştur zannediyorum. Tespit gerçekten çok güzeldi :)
Kitap Nobel ödülü alması hasebiyle ilginizi daha çok cezbediyor. İşlenen konu gerçekten ilginç...Kapitalist ekonomik sisteme geçişin başlangıcında Amerikan çiftçilerinin yaşadığı zorluklar işlenmiş. İnsanların yaşadığı sefalet tüm çıplaklığı ile olabildiğince gerçekçi bir şekilde anlatılmış. Öyle ki bazen durup düşünme ihtiyacı duyuyorsunuz,sizin beğenmediğiniz bir çok yiyecek maddesi başkaları için birer lüks halini alabiliyor. Kitabın anlatım tarzını da bazı yerlerde sıkıcı buldum, bunda da Amerikan yaşam tarzı ile bizim yaşam tarzımız arasındaki farkın etkisi büyük sanıyorum. Kültür farklarının ne kadar büyük olduğunu bir kez daha göreceksiniz. Ayrıca aile bağlarınında hiçte öyle güçlü olmadığını okuyacaksınız...
Bu kitap oldukça enteresan bir şekilde yazılmış. Başlangıç kısmında Mısırdasınız,ordan bir bakıyorsunuz deniz arkeologları giriyor devreye ve girit'e götürüyorlar sizi... Kitabın konusu isminden de anlaşılacağı üzere Kayıp Altantis kıtası ile ilgili. Aslında kitabı okuyunca Atlantisin bir kıta olmadığınıda göreceksiniz ya...(En azından bugünki kıta anlamında değil) Kitapla ilgili çok sık tekrarlanan bir hata var, oda sürekli bilimsel terimlere yer vermesi,bazen o kadar sıkıcı oluyor ki kitabı zoraki okuyorsunuz. Özellikle kitabın ortalarında doğru neredeyse kopma noktasına geliyorsunuz. Eğer devam edebilirseniz Atlantisin bizim karadeniz kıyılarımıza çok yakın olduğunu okuyorsunuz. (Elbetteki bunların hepsi birer varsayım :) ama varsayımda olsa ülkemizin adının geçmesi ilginizi artırıyor) Kitabın kahramanları arasında Mustafa isminde eski bir Türk Deniz Subayı da bulunuyor. Kanımca bu kitabı deniz araştırmalarıyla,özelliklede dalışla ilgilenenler sıkılmadan okuyabilirler. Sıradan okur kitlesini bunaltacak teknik terimler fazlasıyla dolaşıyor. Söylediğim gibi kitabın ortasına kadar sıkılmadan gelebilirseniz Altantisin sanıldığı gibi bir yer olmadığı iddiaları var, eski zamanlarda bronz'u işlemeyi öğrenen bu insanların modern dünyanın kurucuları olduğuna dair bir iddiası da var kitabın. Hikayedeki Aslan isimli silah kaçakçısı ve onun neden olduğu gerelim hikayenin en sürükleyici kısmını oluşturuyor. Sovyetlere ait nükleer denizaltı ve barındırdığı sırda okuyucuyu sıkmayan güzel bölümlerden. Ha bu arada Atlantisliler'in kutsal hayvanının ne olduğunu duyunca biraz şaşıracaksınız. Bence Arslan ,Kaplan beklemeyin :)